Pazar, 28 Haziran 2026

Bıçak kemiği geçti…



Daha 25’inde Elvan ve Enver Demir çifti, 1,5 yaşındaki kızlarını ablalarına bırakıp, Zeytinburnu’ndaki evlerinde boğazlarına çöreklenen yoksulluklarına isyan edip birlikte intihar etti.


Eti geçti, duydun mu?

Bıçak kemikte.

Duymadınsa duy artık

behey Allah’ın kulu,

bıçak kemikte.

Duy da silkin n’olursun

bu ne biçim uyku bu.

Bıçak kemikte…” [H. Hüseyin]

Çürüyor puşt ayakların tekmelemeleriyle insanlığımız. Vicdanı kara, “yaradılanı severim yaradandan ötürü” diyen akbabaların elinde insanlığımız.

Ölüyoruz, açlıktan, yokluktan, çaresizlikten… Bir elimizde “aş” bir elimizde “iş” diye diye ölüyoruz.

Daha 25’inde Elvan ve Enver Demir çifti, 1,5 yaşındaki kızlarını ablalarına bırakıp, Zeytinburnu’ndaki evlerinde boğazlarına çöreklenen yoksulluklarına isyan edip birlikte intihar etti.

“Kuru ekmek size yeter” dedi haramiler.

Soma’da acılı olanımızı puşta haz namertlikle tekmelediler. “Ananı da al git” deyip yedi ceddimizden kalan son kırıntıları da elimizde paramparça ettiler.

Bebelerinize taktığınız tek taş elmaslar, altınıza çektiğiniz Mercedesler, villalar, talan ettiğiniz Mallorca mülkler, gırtlağınızdan edepsizce geçirdiğiniz Elvan’a, Enver’e, Ahmet’e… ait her lokma gün gelecek zehir olup akacak gırtlağınızdan.

Sizin inandığınız bizden değil, sizin taptıklarınız bizden değil, sizin insanoğluna ait olmayan çirkef halleriniz bizden değil.

Tahammül kalmadı, bıçak kemikte!

Eti geçti, duydun mu?

Bıçak kemikte…