Ucuz işgücü ve dolayısıyla düşük maliyetler, Türkiye’nin gerek patronlar gerekse onların devletleri tarafından uluslararası sermayeye pazarlanması stratejisinin en önemli dayanaklarından biri haline gelmiş durumda. Bu faktör artık büyük bir övünç kaynağı yapılıyor, peşkeş çekmek için kullanılan pazarlama dilinin baş ögesi haline getiriliyor.
Söz konusu gerçek son olarak da Türkiye’nin ciğerlerini sökmekteki gözü dönmüşlükle sık sık gündeme gelen Kanadalı Alamos Gold’un CEO’su John McCluskey tarafından dile getirildi.
Çanakkale’deki 3 madenin sahibi Alamos Gold’un CEO’su John McCluskey, yatırımlarını Kanada’ya dolar pompalayacak boru hattına benzeterek, “Kirazlı ile devamındaki Ağı Dağı ve Çamyurt projeleriyle, şu anda dünyanın en yüksek getirili üç projesi şirketimizde. Halen Türkiye’deki çok düşük üretim maliyeti sayesinde şirketimize ciddi nakit akış artışı getirecek olan bir boru hattının sahibiyiz.” ifadelerini kullandı.
Öyle ya 2020 sonunda dünyada altın madenlerinin ons başına maliyeti 983 dolarken, Çanakkale altınının maliyeti ise sadece 447 dolar!
Alamos Gold CEO’sunun Çanakkale’de 3 altın madeni projesi var: Kirazlı, Ağı Dağı ve Çamyurt.
1 milyon 850 bin ons üretim
Kirazlı: Ticari üretim süresi 5 yıl. Bu sürede tam 64 milyon ton kazı yapılacak. Toplamda 540 bin ons altın elde edilecek. Altının ons başına üretim maliyeti 373 dolar.
Ağı Dağı: Madenin ticari üretim süresi 6 yıl. 110 milyon ton kazı yapılıp, toplam 937 bin 300 ons altın üretilecek. Madende ons başına nihai maliyet 411 dolar.
Çamyurt: Ticari üretim süresi 4 yıl. 47.5 milyon tonluk kazı yapılarak toplamda 373 bin 200 ons altın üretilecek. Nihai maliyet 645 dolarla, diğerlerinden yüksek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!