Kadınlar Maltepe’den seslendi: Sözleşme’den değil, önümüzden çekilin!



İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ve bunun 1 Temmuz itibariyle resmileşmesine karşı Maltepe Etkinlik Alanı’nda buluşan binlerce kadın “Sözleşme’den değil, önümüzden çekilin” diye haykırdı. Alana, İzmir HDP İl Binası’na yönelik saldırı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesine yönelik öfke damgasını vurdu


Kadınların, LGBTİ+’ların, göçmenlerin, toplumsal olarak dezavantajlı konumda olan tüm kesimlerin cinsiyet temelli saldırılardan korunması için devletlere bağlayıcı sorumluluklar yükleyen İstanbul Sözleşmesi’nin “tek adam”ın bir geceyarısı kararnamesiyle 20 Mart’ta feshedilmesi ve bu feshin 1 Temmuz itibariyle resmiyet kazanmasına karşı eylem ve tepkiler devam ediyor. “1 Temmuz’da her herdeyiz, hayatı durduracağız” diyen kadınlar bugün de Maltepe Etkinlik (dolgu) alanındaydı. Gerek Türkiye’nin birçok ilinden gerekse İstanbul’dan binlerce kadın pankartları, dövizleri, sloganları ve kararlılıklarıyla Maltepe’deki alandan bir kez daha, “Sözleşme’den değil, önümüzden çekil!” diye haykırdılar.

131 kadın kurumundan oluşan Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) çağrısıyla düzenlenen mitinge her kesimden kadının katıldığı gözlemlendi. İstanbul’un emekçi mahallelerinden katılım dikkat çekiciydi. Ayrıca Konya ve Kütahya gibi illerden gelen kadınların varlığı özel bir anlam taşıyordu.

Kürt kadınlarının HDP İzmir İl Binası’na yapılan saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın öfkesini, özlemlerini kuşanmışçasına alana yaydıkları enerji mitinge damgasını vuran özel bir anlam kazandı.

Kadınlar miting alanına başlayacağı saat 13.00’ten önce yakın noktalarda toplanarak yürüyerek geldiler.

Deniz Poyraz’ın katledilmiş olmasına yönelik öfkeli sloganlar, polisi, bu sloganları ve Deniz’in taşınan posterlerini “yasadışı” ilan edecek kadar rahatsız etti. SKM ve YDK’dan kadınların yürürken haykırdıkları bu sloganlara polis saldırı tehdidi savurdu. Tehditlere rağmen kadınlar sloganlarını sürdürerek bekleme alanına giriş yaptı.

Alanda toplanan binlerce kadın İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini haykırıp, homofobik politikaları protesto etti.

Kontrol noktalarında kadın ve LGBTİ+’ların taşıdığı gökkuşağı bayrağı, flama ve bandanalara polis saldırısı gerçekleşti. Polis, kadınların ellerindeki bayrakları almak istedi, ancak kadınlar ve LGBTİ+ aktivistleri direnerek flamaları vermedi.

Sahneden katledilen kadınların yakınları yaptıkları konuşmalarla İstanbul Sözleşmesi’nin önemini, neden feshedilemeyeceğini anlattılar.

Sahneden yapılan konuşmalarda kadınlar, yalnızca İstanbul Sözleşmesi’ne dokunulmamasını değil, Sözleşme’nin tüm gereklerinin acilen yerine getirilmesi için acil eylem planı açıklanmasını istediklerini belirterek, “Bütün bir hayatı istiyoruz, daha azını değil!” diye vurguladılar.

Taleplerini sıralayan kadınlar, miting boyunca İstanbul Sözleşmesi’nden neden vazgeçmeyeceklerini anlatarak, “Sözleşme’den değil, önümüzden çekilin!” dediler.

Tüm şüpheli kadın cinayetlerinin aydınlatılmasını isteyen, eğitimden çalışma yaşamına ve hayatın her alanında eşitlik talep eden kadınlar, 1 Temmuz’da kadar haklarını, hayatlarını, İstanbul Sözleşmesi’ni savunma mücadelesine devam edeceklerini, meydanlarda olacaklarını, 1 Temmuz’dan sonra da sözleşmeyi nasıl kazandılarsa öyle savunacaklarını vurguladılar.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, erkek adaletin değil, gerçek adaletin uygulandığı, eşit, özgür ve şiddetten uzak bir yaşam sürmenin hakları olduğunu, sözkonusu olan hayatları olduğunu vurgulayarak, “Polonya’dan Macaristan’a, Arjantin’den Sudan’a uzanıyor mücadelemiz… Yarınlarından umut duyulan bir hayat, neşemizi, arzularımızı, hayallerimizi, sevincimizi doya doya yaşadığımız bir dünya için, rengarenk var oluşumuzda bir tek rengimizi soldurmamak, aramızdan bir tek kişinin eksilmeyeceği bir yaşamı inşa etmek için sınır tanımayan mücadelemize güveniyoruz! Birbirimize güveniyoruz, birliğimize güveniyoruz!” dediler.

Haklarımıza, sözleşmemize göz dikenlere sesleniyoruz…” diye haykıran kadınlar, mücadeleyle kazandıkları, artık bütün toplumun kabul ettiği haklarından bir tekinden bile vazgeçmeyeceklerini ifade ederek, “İstanbul Sözleşmesini nasıl kazandık ise öyle savunmaya devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden değil önümüzden çekilin!” diye vurguladılar.