Eşikte



Türkiye’den çok Paris’te kıymet gören yazar, insanın kırgınlıklarını, umutsuzluklarını öyle yalın ve melankolik yansıtmış ki erkenden hayata veda etmesine hiç tanımasanız bile üzülüyorsunuz.


Ali Teoman

Başı sonu belirsiz bir uzamın bulanıklaşan derinliklerinde gitgide silikleşip gözden yiten, ince ve kırılgan, kıvrımlı bükümlü yaşam çizgisinin izlediği rastlantısal yolda bir diğeriyle kesişmesi ve belki de bilinmeyen bir zamanda yine buluşmak üzere çatallanıp ayrılmadan önce kısacık bir süre için bile olsa yol arkadaşıyla sıradışı bir koşutluk göstermesi ne tuhaf…

20 yıllık bir süreçte yazılmış bu roman içerisinde mimari terimler, felsefi kuramlar, Avrupa, içsel konuşmalar, monologlar ve üstte belirttiğim örnekteki gibi muazzam bir dil, akıcı üslup ve doyumsuz bir edebi eser var..

100. sayfaya kadar kitaba, konuya giremiyorsunuz. Karakterin adları yok ve her bölümde farklı bir yer, kurgu ve anlatıcı mevcut. Öncelikle bütünlük yakalayamadım sonlara doğru taşlar yerine oturdu ve bu tarzı çok sevdim.

1980’li yılların sonuna doğru öykü yazmaya başlayan Ali Teoman 1992 yılında, “İnsansız Konağın İkonu” isimli öyküsüyle, Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği yarışmada ikincilik ödülü aldı. Başka bir ödül öyküsü ise kitaplara konu olacak farklılıkta. 1991’de Haldun Taner Öykü Ödülü alan “Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı” isimli kitabın yazarı olarak Nurten Ay ödül almıştı. Ancak kitabın asıl yazarının Ali Teoman olduğu 2007 yılında ortaya çıktı. Ali Teoman bunun kendi isteğiyle düzenlenmiş bir oyun olduğunu belirterek Hürriyet’e şu açıklamayı yapmıştı: “Bu adi dolandırıcılık değil, yazınsal bir oyundur. Nurten Ay birkaç kez oyunu bırakmak istedi. Onu ikna ettim. Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim.” Edebiyat çevrelerince hayli tanınan, Türkiye’den çok Paris’te kıymet gören yazarın okuduğum ilk kitabı, diğer eserlerini merak etmedim desem yalan olur.

İnsanın kırgınlıklarını, umutsuzluklarını öyle yalın ve melankolik yansıtmış ki erkenden hayata veda etmesine hiç tanımasanız bile üzülüyorsunuz.

Keyifli okumalar

Gürbüz Deniz