Daha kaç Lyhanna katledilecek?
8 Haziran’da Fransa’nın yaklaşık 200 kentinde adliye ya da belediye binalarının önündeki meydanlarda aynı haykırışlar yankılandı. Lyhanna şahsında şiddete, taciz ve tecavüze uğrayan, katledilen bütün çocuk ve kadınlar için eylem yapıldı. Bir dakikalık saygı duruşu yapıldı ve sistem karşıtı konuşmalar protesto gösterilerinin odağına oturdu.
11 yaşındaki Lyhanna’nın katledilmesine karşı isyanlarını, yıllardır çocuklara ve kadınlara yönelik şiddeti kınayan öfkelerini de dile getirdiler. Kız öğrencinin cinayetinin baş şüphelisi Jérôme Barella, daha önce de reşit olmayanlara yönelik cinsel şiddet suçlamasıyla ilgili birçok ihbar ve şikayetin konusu olmuştu.

Strasbourg’da yapılan eylemde kaygılı anneler, babalar, çocuklar, feministler, dernekler devlete karşı öfkeliydi
Bu kaçıncı, bu kaçıncı, artık yeter; çocuklarımız güvende değil! Çocuklarımızın hayatları tehlikede. Artık laf değil adım atılmasını istiyoruz. Raflarda bekleyen dosyaların incelenmesini suçluların en ağır cezalarla cezalandırılmasını istiyoruz. Çocuklarımızı koruyan yasalar ve gerekli tüm koşulların oluşturulmasını istiyoruz. Çocukların ve kadınların dinlenmesini, kendilerini güvende hissedebilecekleri ortamların oluşturulmasını istiyoruz. Mağdurların aşağılanlanmadığı, suçlanmadığı, suçluluk psikolojisine sokulmayacakları uzman kadrolar ve adil yargı merkezlerinin oluşturulmasını istiyoruz.
Diğer yandan, bugün gelinen korkunç durumdan sorumlu, ihmali olan, göz yuman, suça ortaklık eden tüm devlet yetkililerini istifa etmeye çağırdılar. Başta, iki taciz ve tecavüz davası olan ve adalet bakanı yapılan Darmanin kitlesel sloganlarla istifaya çağrıldı.
Sistem eleştirisi
Aynı gün ve saatlerde eylemin yapıldığı bütün illerdeki adalet binaları birbirine benzer atmosfere tanıklık ediyordu. Devletin bıraktığı boşluklar, umursamazlığı, vurdumduymazlığı, çocuklara ve kadınlara inanmazlığı, davacı olan kadın ve çocuklara eziyet edilmesi, suçluların aklanması, cezasız bırakılmaları, dosyaların raflarda bekletilmesi…
Lyon’daki mitingi düzenleyen Çocuk Hakları Derneği Collectif Enfantiste aktivisti Virginie Bordeaux düşüncelerini, “Bu, tek bir mahkemenin, tek bir hakimin veya tek bir savcının başarısızlığı değil yeniden gözden geçirilmesi gereken tüm sistemdir” dedi.
Bütün bunlara karşı biriken öfke engel tanımıyordu, birçok ilde adalet binaları polis ablukasına alınmış kimi yerlerde giriş dahi yasaklanmıştı. Fakat barikatlar öfkeli eylemciler tarafından aşıldı. Her yerde devletin suç ortağı olduğu söylendi, derinleşen güvensizlik dile getirildi. Konuşmacılar, “Bizim bizden başka kimsemiz yok bu devlete güvenemeyiz. Kendi örgütlülüklerimizi oluşturmalıyız. Okullarda, mahallelerde, işyerlerinde, bulunduğumuz her yerde bağımsız komisyonlar oluşturalım” dediler.
Bardağı taşıran öfke
Fransa’nın Fleurance kırsalında 29 Mayıs tarihinde 11 yaşındaki Lyhanna, arkadaşının babası tarafından okuldan alınmış ve kendisinden bir daha haber alınamamıştı.
Ne yazık ki kaçırılan diğer tüm çocuklar gibi Lyhanna’nın da cansız bedeni 4 Haziran’da bulundu. Hakkında 2017 yılından başlayarak 2025 yılına kadar tam 9 taciz ve tecavüz vakası bulunan katil zanlısı Jérôme Barella hakkında polis ve jandarmaya şikayet dilekçeleri verilmişti. 2025 yılında yapılan suç duyurusunda jandarma, dosyasının peşini bırakmayan bir anneyi, “bir daha ararsan sana taciz davası açacağız” diye tehdit etmişti.
Geçen Ağustos’ta, 10 yaşındaki bir kıza defalarca tecavüz ettiği gerekçesiyle Barella hakkında şikâyet dilekçesi verildi, sonraki 9 ay boyunca hiçbir zaman gözaltına alınmadı. Hatta sorguya bile çekilmedi. Evraklar sistem içinde yavaşça gitti geldi, ta ki Lyhanna için artık çok geç olana kadar.

Aslında Lyhanna vahşeti kaybolan, katledilen, tecavüz edilen, ensest mağduru bütün diğer çocukların ve kadınların akıbetinin bir benzeriydi. Bu nedenle birçok yerde aynı anda ve adalet binaları hedef alındı. Çünkü adalet hiçbir yerde yoktu. Fransa’nın neresinde olursa olsun, canlı ya da ölü hayatları çalınan bütün çocuk ve kadınların asıl sorumlusu bütün kurum ve kuruluşlarıyla çürümüş ataerkil devletin ta kendisiydi.
Lyhanna devletin çıplak yüzüydü.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!