TÜMTİS; 2001 yılında kurulup 2015 yılında Alman sermayeli Delivery Hero tarafından satın alınan Türkiye’nin ilk ve en büyük online yemek siparişi sitesi Yemeksepeti A.Ş.’de örgütlenerek çoğunluğu sağladığı ve yetki aldığını, toplu sözleşme girişimlerinde bulunurken şirketin yetkiye itirazda bulunduğunu, sendikaya üye olan işçilere baskı uygulamaya başladığını belirterek, bu baskılara son verilmemesi halinde, ‘meşru, yasal ve demokratik bütün hakları’n kullanılacağı uyarısında bulundu. TÜMTİS, emekten yana olan tüm sendika, kurum ve kişilere de Yemeksepeti işçileriyle dayanışma çağrısında bulundu.
TÜMTİS’ten yapılan açıklamada, Yemeksepeti A.Ş.’de dağıtımcı, kurye ve depo elemanı olarak çalışan işçilerin, çalışma koşullarını iyileştirmek ve insanca bir yaşam sürdürebilmek için anayasal haklarını kullanarak TÜMTİS’e üye oldukları ve Çalışma Bakanlığı’nın 8 Temmuz tarihli tespit yazısıyla sendikanın işyerinde çoğunluğu sağladığı hatırlatılarak şunlar belirtildi:
Örgütlenme hakkına tahammülsüzlük devam ediyor!
Çoğunluk tespitinin ardından toplu sözleşme sürecini başlatmak üzere işverene çağrıda bulunan sendikamızın iyi niyetli çağrılarına ve girişimlerine rağmen işveren, işçilerin sendikal haklarına saygı duyup toplu sözleşme masasına oturmak yerine sendikamızın çoğunluğuna itiraz davası açarak süreci uzatmaya, baskı ve tehditle işçileri istifa ettirip toplu sözleşme masasından kaçmanın yol ve yöntemlerini aramaya başladı. İşveren, yasal boşlukları kullanarak sendikamızın çoğunluk tespitine karşı dava açmayı, yani çalışanlarının sendikal haklarına karşı tahammülsüz tutumunu devam ettirmeyi tercih etti.
13-14 saat çalışma, ödenmeyen mesailer, hız baskısı, düşük ücretler!
Yemeksepeti, işçilerini düşük ücretlerle, günlük 8 saati aşan, hatta bazen 13-14 saati bulan çalışma sürelerine tabi tutarak çalıştırmaktadır. Üstelik kanuna aykırı uygulamalarla uzun sürelerle çalıştırdığı işçilerin fazla mesai ücretlerini de türlü bahaneler ileri sürerek ya hiç ödememekte ya da eksik ödemektedir.
Performans dayatması ve hız baskısı nedeniyle işçiler iş güvenliğini tehdit eden riskleri göze alarak çalışmaktadır. Gün boyunca bir yarış halinde siparişleri yetiştirmeye çalışan motor kuryeler, saatte 4 paket teslim etmek zorunda bırakılmaktadır. Siparişlerin teslimatı için belirlenen sürenin 15 dakika ile sınırlandırılması nedeniyle trafikteki riskler ölümcül boyutlara varmaktadır. Ve ne yazık ki meydana gelen kazalar nedeniyle yaşamını yitiren işçiler olmaktadır.
‘Ya sendikan istifa et ya da işi bırak’ baskısından vazgeçilmelidir!
Sendikamız, Yemeksepeti işçileriyle birlikte; daha iyi bir yaşam için, daha iyi bir ücret ve daha fazla sosyal hak, iş güvenceli, toplu sözleşmeli bir çalışma düzeni mücadelesine devam etmekte kararlıdır. İşverenin hiçbir baskısı, tehdidi ya da itirazı bizi yolumuzdan döndüremez.
İşvereni, sendika karşıtı bu tutumundan bir an evvel vazgeçmeye çağırıyor, sendika üyesi işçilere yönelik ‘ya sendikan istifa et ya da işi bırak’ baskısına son vermesi, işçilerin anayasal hakkına saygı göstermesi konusunda uyarıyoruz. Aksi halde meşru, yasal ve demokratik bütün haklarımızı sonuna kadar kullanmaktan çekinmeyeceğiz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!