İşçi sınıfının yarısına yakınının sadece gıda harcamaları için gerekli miktar anlamına gelen “açlık sınırı”na bile tekabül etmeyen asgari ücretle çalıştığı, hayat pahalılığının alıp başını gitmesiyle bu rakamın açlık sınırını bile karşılayamaz hale geldiği, krizin etkilerini iliklerimizde hissettiğimiz bu koşullarda asgari ücret tartışmalarına dahil olan patronlar, rekabet ve kriz koşulları dikkate alınarak, optimal bir zam yapılsın diyorlar.
İşçi ve emekçiler 2022 asgari ücret rakamının bu yıkım koşullarını nispeten hafifletecek bir miktara denk düşmesini beklerken, iktidar cenahı seçim atmosferinin de etkisiyle bu yöndeki beklentiyi körükleyecek açıklamalar yaparken ve o açıklamaların satır aralarına gerçek tabloya ilişkin itiraflar koyarken Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) de görüşmelere günler kala tutumunu açıkladı.
Patron konfederasyonu tarafından yapılan açıklamada “Bu yıl, asgari ücret müzakereleri küresel boyutta devam eden olağanüstü ekonomik şartların gölgesinde gerçekleşecek” denilerek, “Bu sene asgari ücret için, gerek küresel enflasyon, gerek ülkemizin rekabetçiliğini etkileyen diğer faktörler de değerlendirilerek optimal ve akılcı seviyede uzlaşı sağlayacağımıza inancımız tamdır” ifadesi kullanıldı.
Patronlara yeni vergi indirimleri, teşvikler, hibeler talep ederken krizin ve enflasyonun varlığını da kabul eden TİSK açıklamasından anlaşılan, asgari ücrete yapılacak zammın başka bir biçimde emekçilerin cebinden çıkarılması talep edildi.
İstihdamın sürdürülebilirliği ve genişletmesi “şantajının” öne çıktığı TİSK Yönetim Kurulu açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“İçinden geçtiğimiz olağanüstü süreçte, devletimizin tüm kurum ve kuruluşları, salgının ülkemizdeki ve çalışma hayatımızdaki etkilerini en aza indirmek için büyük bir özveri ile çalışmıştır.
İşçi, işveren ve kamu olmak üzere tüm tarafların refahını koruyacak bir asgari ücret için çalışmalarımız devam ediyor. Bu süreçte, başta Türk-İş olmak üzere işçi konfederasyonları, işveren kuruluşları, 81 ildeki işletmelerimiz ve temsilcilerimizle sıkı bir istişare halindeyiz. Ayrıca, milyonlarca çalışanımızın hayatını doğrudan ilgilendiren bu konuda hem çalışan hem işveren bakışını anlamak için gerçekleştirdiğimiz araştırmalar ile kamuoyunun beklentilerini takip ediyoruz. Bu doğrultuda, sahadan aldığımız yüzbinlerce satır veri, görüş ve öneri, ayrıca uzman ekipler ile gerçekleştirdiğimiz teknik analizlerle çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz.
Birinci önceliğimiz her zaman olduğu gibi ülkemizin ve çalışanlarımızın sürdürülebilir refahı. Bu yıl, asgari ücret müzakereleri küresel boyutta devam eden olağanüstü ekonomik şartların gölgesinde gerçekleşecek. Refah seviyelerini, istihdamı korumak, ilave istihdam ve yeni yatırım oluşturmak, salgında zor durumda kalan sektörlerin üzerindeki baskıyı azaltmak için dönemin koşullarını ve uzun vadeli ekonomik etkileri dikkate alan, dengeli bir asgari ücretin belirlenmesini bu yıl her zamankinden de önemli buluyoruz.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, bizim için tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte büyüyebilmek esas. Çalışma arkadaşlarımızın hayat kalitesini kalıcı şekilde artıracak ve büyük-küçük bütün işletmelerimize değer katacak her türlü kararın en büyük destekçisiyiz. Bu yaklaşımla ortaya koyacağımız toplam fayda odaklı çalışmalarımızı komisyona sunmaya hazırlanıyoruz. Bu sene asgari ücret için gerek küresel enflasyon, gerek ülkemizin rekabetçiliğini etkileyen diğer faktörler de değerlendirilerek optimal ve akılcı seviyede uzlaşı sağlayacağımıza inancımız tamdır.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!