İktidar ve yandaşlarının buldukları her fırsatı, dini ya da şoven duyguları manipüle edecek bir saldırganlıkla hedefe çakıp kutuplaştırmayı derinleştirme çabası son olarak Sezen Aksu’nun 2017 yılında çıkardığı ve son olarak klibini yayınladığı ‘Şahane Bir Şey Yaşamak’ şarkısı karşısındaki tutumlarıyla dile geldi. İktidar fırsat olarak gördüğü her gelişmeyi malzeme yaparken, yandaşları da koyu bir cehaletle iç içe geçen bir kazı çalışmasına girişmiş durumda.
Antep’te 4 yaşındaki bir çocuğun pitbul saldırısına uğramasının ardından bizzat AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından görünür bir politikaya dönüştürülen bu saldırganlık, iktidarın yamakları, düşkünleşmiş çıkar ağları, paramiliter çeteleri, üzerine bastığı tarikat-cemaat güçleri tarafından her defasında biraz daha “kalitesizleşen” biçimlerle yineleniyor.
İktidara yaranma çabasıyla yanıp tutuşan, hizmeti karşılığında para kazanan kesimler Aksu’nun şarkısına yönelik sosyal medyada linç kampanyası başlattı. Saldırı hızla resmileşti, dava açıldı, devletin fetva kurumu Diyanet koroya katılarak bu cahilce ve öyle olduğu için de tehlikeli saldırganlığa benzin döktü. Dini duyguları kışkırtmaya, şovenizm enstrümanı eklendi. Aksu’nun halkların kardeşliğine olan inancı hedefe çakıldı, bu konuda yaptığı şarkılar ya da verdiği fotoğraflar gündemleştirilerek lincin alanı genişletildi.
Sonuç itibariyle İçişleri Bakanı Soylu’nun paramiliter derneği Milli Beka Hareketi harekete geçti. Başkanı Murat Şahin sosyal medya hesabından hem Sezen Aksu’yu hem de Mustafa Sandal gibi ona destek veren sanatçıları tehdit etti.
“20:30’da kapındayız” diye tehdit yollayan Milli Bekacı saldırganlar, o saatte Sezen Aksu’nun Kanlıca’daki villası önünde eylem yaptı. Polis kibarca uzaklaştırınca da Kanlıca Meydanı’nda açıklama yaparak milli-dini değerler konusunda ne kadar hassas olduklarını anlatan cümlelerle cahilin saldırganlığının ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Aksu’ya dönük linç girişimi de bu lince yönelik tepkiler de devam ediyor. Beli ki iktidar yarattığı ya da yarattıracağı bu gündemlerle krizi derinleştirerek, kaosu süreklileştirerek süreci yönetebileceğini sanıyor. Buna yanıtın sosyal medyadaki karşı tepkilerin örgütlü bir güce dönüşmesiyle verilebileceğiyse açık.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!