Ambulans şoförü sağlıktaki yıkımı özetledi



AKP’nin “sağlıkta dönüşüm” efsanesinin işçi ve emekçiler cephesinde bir dönem için nasıl bir algı oluşturduğunu bilmeyen yoktur. Hegemonyasını tesiste önemli bir araç olarak kullanılan bu yaratılmış algının nasıl bir efsane olduğuysa kısa sürede açığa çıktı. Gelinen noktadaysa hastanelerde kuyruklar, sanal kuyruklara, randevu alamamaya, parası ve sosyal güvencesi olmayanın ölüme terkedilmesine dönüşerek kelimenin gerçek anlamıyla bir …


AKP’nin “sağlıkta dönüşüm” efsanesinin işçi ve emekçiler cephesinde bir dönem için nasıl bir algı oluşturduğunu bilmeyen yoktur. Hegemonyasını tesiste önemli bir araç olarak kullanılan bu yaratılmış algının nasıl bir efsane olduğuysa kısa sürede açığa çıktı. Gelinen noktadaysa hastanelerde kuyruklar, sanal kuyruklara, randevu alamamaya, parası ve sosyal güvencesi olmayanın ölüme terkedilmesine dönüşerek kelimenin gerçek anlamıyla bir yıkım hikayesi haline geldi.

Sağlık emekçilerinin köleleştirilmek istendiği, hastanın müşterileştirildiği, sağlık emekçisini sorunun nedeni görüp ihbarcısı-şiddet uygulayıcısı haline getirildiği bu dönüşüm hikayesinin yıkıcı karakteriniyse sağlık emekçileri içerden deneyimliyor.

O emekçilerden biri bugün kendisini ambulansa kilitledi ve oksijen tüplerini açarak “Hasta haklarını savunmak adına yapıyorum. Onkoloji hastasını taşıdım, 3 saat hastane hastane dolaştım, hastayı bırakacak yer bulamadım. Sağlık Bakanı’nın gelmesini istiyorum” dedi.

Sağlık emekçisinin hasta hakları için yaptığı bu eylemde sarf ettiği bu birkaç cümle bile her şeyin özeti oldu.