10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 7. yılında pek çok ilde ve İstanbul’un birçok ilçesinde mezar başlarında anmalar düzenlendi. Anmalardan biri de Gazi Mezarlığı’nda bulunan Serdar Ben yoldaş ve Fatma Esen’in mezarları başında yapıldı. İnşaat-İş, DİSK’e bağlı Limter-İş, Dev Yapı-İş, Umut-Sen, Dev Tekstil, Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAYDER), Halkevleri, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), EMEP, HDP İstanbul Milletvekili Dilşad Cambaz, Gazi 12 Mart Platformu ve kemikleri kargoyla teslim edilen Agit İpek’in annesi, Serdar Ben ve Fatma Eser’in ailesi-yakınları katıldı.
Anma mezarlık girişinden Serdar yoldaşın mezarının olduğu noktaya “Katil devlet hesap verecek!”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Şehit namirin!”, “Barış güvercinleri ölümsüzdür!” sloganlarıyla yapılan yürüyüşle başladı. Serdar yoldaşın ailesinin ağıtlarıyla sloganlar birbirine karıştı.

Katliam saatinde devrim, sosyalizm ve komünizmin özgürlük dünyasını yaratma mücadelesinde toprağa düşenlerimiz için yapılan saygı duruşuyla devam etti. Saygı duruşunda kavgamızın şairi Adnan Yücel’in Biz kazanacağız ve Yeryüzü Aşkın Yüzü olacak şiirlerinden dizeler okundu.
Serdar Ben yoldaşın Gazi Mahallesi’ndeki mezarı başında yapılan anmada konuşan İnşaat-İş Örgütlenme Sorumlusu Yunus Özgür: Serdar yoldaş en başta ihtilalci bir komünistti.#10EkimAnkaraKatliamı
📽️@EthaEtkin pic.twitter.com/HXDAaFvkqN— Alınteri (@GazeteAlinteri) October 10, 2022
Özgür: O en başta ihtilalci bir komünistti!
Anma, İnşaat-İş Örgütlenme sorumlularından Yunus Özgür’ün Serdar yoldaşı anlattığı konuşmasıyla devam etti.
Ankara Gar katliamında İnşaat-İş’in altı kurucu üyesini, yoldaşını kaybettiğini, Maviş (Serdar Ben) yoldaşın da onlardan biri olduğunu kaydeden Özgür, onun küçük yaşlarda Kürdistan’daki köy boşaltmalar sırasında İstanbul’a göç eden emekçi bir ailenin en küçük çocuğu olduğunu, 12 yaşında tekstil atölyelerinde çalışmaya başladığını, 2000’li yılların başında örgütlü mücadeleye karar vererek bütün emeğini sınıf mücadelesine seferber ettiğini ifade etti. Serdar yoldaşın örgütlü mücadele içinde tekstil, fırın işçileri, tersane ve son olarak da inşaat işçileri arasında çalışma yürüttüğünü belirten Özgür, “Serdar yoldaşı tek başına inşaat işçileri üzerinden anmak aslında onu darlaştırmaktır. Serdar yoldaş en başta ihtilalci bir komünistti. Bu çalışmalarda, İnşaat-İş Sendikası’nı kurarken de esas buradan güç alarak mücadele etti” diye vurguladı. Özgür, Serdar Ben başta olmak üzere altı kurucu üyelerinin yokluklarını hissettiklerini, ama onların mücadelesini devam ettiriyor olmanın bilinciyle yaşattıklarını belirtti.

Karabulut: Özgürlük ve barışı da inşa edeceğiz
Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, “Onların mücadelesine layık olmak, onların bize bıraktığı bayrağı daha da ileriye taşımak bizim boynumuzun borcu. Bu sorumlulukla, bu görevle mücadelemizi yürütüyoruz” dedi. 10 Ekim’de düzenlenmek istenen mitingin halkların özgürlük mücadelesiyle emeğin özgürlük mücadelesini birleştirme amacı taşıdığını anlatan Karabulut, Serdar Ben’in bu birleşik mücadele hattının en iyi neferlerinden birisi olduğunun altını çizdi. Karabulut yolları, devasa binaları inşa eden işçilerin bir gün barışı, emeğin özgürlüğünü de inşa edeceklerini, bunun sözünü verdiklerinin altını çizdi.
Saygılı: Sınıf mücadelesinin nasıl olacağını gösterdiler
10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın bizzat devlet eliyle gerçekleştirilen bir katliam olduğunun altını çizen Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, İnşaat-İş’in Kobanê için düzenlediği “Bir tuğla da sen koy” başlıklı kampanyasını, o kampanya kapsamında orada bir sağlık ocağı inşa etmek istediğini hatırlatarak, “İnşaat-İş Sendikası’nın kurucusu, 10 Ekim’de şehit olan arkadaşlarımız sadece işçilerin ekonomik mücadelesini vermiyorlardı, bir taraftan da özgürlük ve adalet mücadelesi veriyorlardı” dedi. Saygılı sözlerini, Serdar Ben ve arkadaşlarının gerçek bir sendikal mücadelenin, sınıf mücadelesinin nasıl olacağını herkese gösterdiklerini ifade ederek bitirdi.
Serdar Ben yoldaşın mezarı başında yapılan anmada konuşan Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı: Onlar sadece işçilerin ekonomik mücadelesini vermiyorlardı, bir taraftan da özgürlük ve adalet mücadelesi veriyorlardı.#10EkimAnkaraKatliami
📽️@EthaEtkin pic.twitter.com/9Z37yLmLPF— Alınteri (@GazeteAlinteri) October 10, 2022
Bostancı: Onların açtığı yoldan yürüyoruz
Umut-Sen Sözcüsü Murat Bostancı da konuşmasında Serdar Ben ve İnşaat-İş’in 10 Ekim’de katledilen diğer üyelerini bizzat tanıdığını belirterek, “Onlar bir yol açtılar, açtıkları o yoldan biz devam ediyoruz. Sadece işçi sınıfı mücadelesinde değil, özgürlük mücadelesinde de bir neferdiler. Bu katliamı unutmayacak, unutturmayacağız. Bundan sonraki süreçte de kesinlikle şunu bilsinler ki, Serdar’lar bedenen gitmiş oldular, ama onların fikirlerini, mücadelesini, işçi sınıfı ve özgürlük mücadelesini bundan sonraki süreçte devam ettireceğiz. Böyle bilsinler… Bu yapılan zalimlik ve katliamın hesabı sorulacak, mücadelemiz devam edecek. 10 Ekim Katliamında ve tüm özgürlük mücadelelerinde hayatlarını kaybeden insanlarımızı saygıyla anıyorum, mücadeleleri mücadelemiz olacaktır diyorum” şeklinde konuştu.
10 Ekim Katliamı’nda ölümsüzleşen Serdar Ben yoldaşın Gazi Mahallesi’ndeki mezarı başında yapılan anmada konuşan Umut-Sen Sözcüsü Murat Bostancı, “Onların açtığı yolda yürüyoruz” dedi#10EkimAnkaraKatliami pic.twitter.com/X9TVzerC2W
— Alınteri (@GazeteAlinteri) October 10, 2022
Kaya: Katiller değil yoldaşlarımız yargılanıyor
HDP İstanbul Milletvekili Dilşad Canbaz Kaya, 10 Ekim Katliamı’na ilişkin davada verilen mahkeme kararlarına dikkat çekerek, “Bugün hem ölümün hem de cezasızlığın yıldönümü” dedi. Katliam davasında gerçek sorumluların değil ailelerin adalet mücadelesinin ve katledilen yoldaşlarının yargılandığını hatırlatan Kaya, saldırının sorumluluğunun tek başına IŞİD’te olmadığının altını çizdi.
“Dünün başbakanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanlığı ve MİT Müsteşarlığı’nın eliyle o katiller gönderildi” ifadelerini kullanan Kaya, esas sorumlular yargılanana kadar adalet, barış ve özgürlük mücadelesinden tek bir geri adım atmayacaklarının altını çizdi.
10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitiren Serdar Ben'in Gazi Mahallesi’ndeki mezarı başında anma yapıldı. Anmada konuşan HDP’li milletvekili Dilşat Canbaz, “Katiller yargılanana dek mücadelemizden bir adım dahi geri adım atmayacağız!” dedi.#10EkimAnkaraKatliami pic.twitter.com/TyMe03qAwc
— Alınteri (@GazeteAlinteri) October 10, 2022
BMG: Birleşik mücadelemizi büyüteceğiz
BMG adına konuşan Toğay Okay, sözlerine “Biz çok iyi hatırlıyoruz o günü, birçoğumuz oradaydık” diye başladı. Okay konuşmasının devamında, “Emek isteyen, demokrasi ve özgürlük isteyen bize, AKP-MHP iktidarı tarafından büyük bir katliam gerçekleştirildi. Katliamın neden gerçekleştirildiğini de çok iyi biliyoruz. Orada Kürt halkı vardı, sosyalistler, devrimciler vardı. Onların birleşik mücadelesi, yan yana, omuz omuza bir araya gelerek büyüttüğü bir mücadele vardı. AKP-MHP iktidarı, IŞİD eliyle işte bizim bu birleşik mücadelemizi, bu direnişimizi ve özgürlük yolundaki bu yürüyüşümüzü engellemeye çalıştı. O günden bugüne çok fazla insanımızı yitirdik, çok fazla şehitler verdik. Ama bu yürüyüşümüz ve mücadelemiz devam ediyor. Biz Birleşik Mücadele Güçleri olarak Serdar Ben şahsında yaşamını yitiren bütün devrimcilerin anısıyla birleşik mücadelemizi büyüteceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Onların anısını birleşik mücadelemizde büyüteceğiz” diye belirtti.
Ankara Gar Katliamı'nda ölümsüzleşen yoldaşlarımızın anmasının yapıldığı Gazi Mezarlığı'nda BMG adına konuşan Togay Okay "Serdar Ben şahsında yaşamını yitiren bütün devrimcilerin anısıyla birleşik mücadelemizi büyüteceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz" dedi.#10EkimAnkaraKatliami pic.twitter.com/Y2uUmTQq3i
— Alınteri (@GazeteAlinteri) October 10, 2022
12 Mart Gazi Platformu adına okunan basın açıklamasında da 10 Ekim Katliamı’nın siyasi arka planı, katliamın gerçekleşme biçimi ve dava sürecindeki tutumlar teşhir edilerek, katillerden er ya da geç hesap sorulacağının altı çizildi.
Alınteri: Başaramayacaklar!
Son olarak Alınteri adına yapılan konuşmada da faşist diktatörlüğün pratikleri tarihinde Diyarbakır, Suruç’la başlayıp 10 Ekim’le devam eden dönemin kendi içinde birçok şeyin özeti niteliğini taşıdığını, bu rejimin kendi bekasını korumak adına gözünü kırpmadan kitlesel kıyımlara girişebileceğini gösterdiği vurgulandı:
“Gözünü kırpmadan Suruç’ta olduğu gibi onlarca gencimizi bir anda katledebileceği, gözünü kırpmadan o dönem açtığı karanlık kapıda Kürt kentlerini ağır silahlarla bombalayabileceği, insanları bodrumlarda yakabileceği, Kürt halkının iradesini kırmak adına kentleri yok etmek pahasına bir saldırganlıkla hareket edebileceği, vahşet estirebileceği görülen bir dönemin simgesidir. Serdar’lar, 10 Ekim’e giden yoldaşlarımız Türk ve Kürt halkının eşitliği olmadan kardeşliğin de olamayacağı bilinciyle gittiler. Kürt kentlerinin yakılıp yıkıldığı bir dönemde bu savaşa dur demek için gittiler. Bu savaşı durduracak olanın halkların iradesi olduğunu vurgulamak için gittiler. O bombalar bu iradeye, bu anlayışın-irade birliğinin vücut bulmuş haline patlatılmış bombalardı. Bu iradeyi ezme bombalarıydı. Bu bombalarla sokakları-kentleri faşizmin karanlığına boğmak istediler. Ama yapamadılar. Sonrasında yaşananları biliyoruz. Halen inşa etmeye çalıştıkları rejimin bekasını sağlayamıyorlar. Hala istedikleri istikrarı sağlayamıyorlar. Krizlerden çıkamıyorlar, katliamlar da yetmiyor onlara! Bugün işçi sınıfı-emekçiler her yerde mevcut krize, faşist saldırılara karşı haykırarak bunu başamayacaklarını gösteriyor. Bu birleşik iradeyi inşa ettiğimiz oranda bu zalimliği, barbarlığı yerle bir edeceğiz, birleşik mücadelemizle yeneceğiz!”
10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nda ölümsüzleşen Serdar Ben şahsında kaybettiğimiz bütün yoldaşlar Gazi'de anıldı. Serdar Ben'in bir yoldaşının konuşmasında ifade ettiği gibi, 'Onlar barışın, halkların iradesi ve birleşik mücadelesiyle geleceğinin bilinciydiler.' pic.twitter.com/GyMrB7vdmi
— Alınteri (@GazeteAlinteri) October 10, 2022
Fatma Esen’in mezarı ziyaret edildi
Serdar Ben’in mezarı başındaki anma sloganlarla son bulurken, Fatma Esen’in mezarı başına yürüyen kitle, burada da yapılan saygı duruşunun ardından katliamı teşhir eden, hesabının sorulacağını vurgulayan konuşmalar yaptı.

Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!