Daha bir ay önce “ahlak polisi” kurumunu kaldırdığını açıklayan İran molla rejimi, diğer taraftan da idam sopasını sallayarak gözdağı vermeyi sürdürmüştü. İdamlara devam eden rejim, isyanın düzeyine, ruhuna bakarak saldırılarının kıvamını belirlemeyi sürdürüyor. Bir ay önce tesettür konusunda atılan geri adımdan vazgeçildi. Bu sefer de polise uygun biçimde kapanmayanların sert biçimde cezalandırılması talimatı verildi!
İran’da rejimin kıstaslarına göre örtünmediği gerekçesiyle “ahlak polisi” denilen zebaniler tarafından gözaltına alındıktan sonra darp sonucu hayatını kaybeden Jina Mahsa Emini’nin ardından başlayan “Jin, jiyan, azadi!” isyanı, 4 ayı geride bıraktı. Doğu Kürdistan’ın pek çok kenti başta olmak üzere hemen tüm İran’a yayılan bu inatçı halk isyanı; işçi sınıfından esnafa, öğrencilerden kent küçük burjuvazisine kadar hemen tüm toplumsal kesimleri içine alarak genişleyip derinleşti.
İran insan hakları kuruluşlarının verdiği bilgilere göre, 9 Ocak Pazartesi’ne kadar, 70’i çocuk 519 kişi katledildi. 706’sı öğrenci olmak üzere 19 bin 301 kişi gözaltına alındı. Son olarak üç direnişçiye daha idam cezası verildi. İran İnsan Hakları Örgütü, isyana katılan 109 kişinin idam cezasına çarptırıldığını ve cezaların infaz edilme riski olduğunu bildirdi. Şimdiye kadar dört kişinin cezası infaz edildi. İran’da dün idam edilen gençlerden Muhammed Huseyni’nin avukatı Ali Şerif Zade, ‘Çok işkence görmüştü. Elleri, gözleri ve ayakları bağlanarak bilincini kaybedene kadar işkence edilmiş vücuduna elektrik verilmişti’ diye açıklayarak, rejimin saldırganlığının boyutlarını sergilemişti.
Rejim idamlarla gözdağı verme ısrarını sürdürse de halk ölülerine kitlesel biçimde sahip çıkmaya devam ediyor. Özellikle Kürdistan Eyaleti kentlerinde idam edilenlerin cenazeleri, ölümlerin ardından yapılan 3-7-40 gün törenleri kitleselliği ve öfkeleriyle dikkat çekiyor. İran halkı idamları durdurmak için cezaevi önlerinde toplanmaya, tepkisini çeşitli biçimlerde sürdürmeye devam ediyor.
163 kent ve 144 üniversite protestolara katıldı. Toplam bin 250 protesto gösterisi düzenlendi.
Esnemiş gibi yaparken saldırganlaşıyor
İran molla rejimi direnişi kırmak için her yolu deniyor. Bir taraftan idamlar ve sokakta estirdiği terörle yıldırıcı bir etki yaratmaya çalışıyor, diğer yandan isyanın gücüyle örtünme konusunda esnemeye gideceği sinyalleri verip, ardından şok etkisi yaratacak şekilde bu konuda daha sıkı denetim yapılması direktifi salıyor.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, Genel Başsavcı Yardımcısı Abdussamed Hurremabadi, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
İran İslam Hukuku Ceza Kanunu’nun 638’inci ve Ceza Muhakeme Kanunu’nun 44’üncü maddelerinde baş açma cezalarının yer aldığını aktaran Hurremabadi, buna göre başörtüsü kuralının ihlalinin apaçık bir suç olduğunu belirtti.
Hurremabadi, “Kolluk kuvvetleri bu suçun faillerini yakalayıp cezanın infazı için bu kişileri yetkili adli makamların karşısına çıkarmakla yükümlüdür. Son zamanlarda, ülke genel başsavcılığının direktifiyle polise ‘ülke genelinde başörtüsü kuralını ihlal suçuyla kararlı şekilde mücadele edilmesi’ talimatı verilmiştir.” ifadelerini kullandı
Sorun örtünme dayatmasını çoktan aştı
Örtünme dayatmasına karşı duruşu çoktan aşan isyansa gözaltı, tutuklama, idam ve polisin çok yönlü terörüne rağmen inişli çıkışlı, ama istikrarlı bir şekilde devam ediyor.
İran’ı yakından takip eden gözlemciler, halkın artık isyandan sonra ne olacağını tartıştığını belirtiyor. Bu büyük isyanın güçlü bir program ve yön duygusundan yoksunluğu önderlik sorunuyla birleşerek sonrasına ilişkin tartışmaları da şekillendiriyor. Bazı yorumcular yeniden monarşiye dönülmesini isteyenlerin de devrimci bir çözüm diyenlerin de olduğunu kaydediyor.
Sonuçta baskıcı-terörcü molla rejimini titreten, hiçbir şeyin eskisi kadar kolay olmadığını, yönetilenlerin eskisi kadar kolay denetlenemeyeceğini görmüş oldular. Korku eşiğini aşan İran halkıysa kararlı direnişiyle bu çürümüş rejime karşı biriktirdiği öfkenin kıvamını çarpıcı bir şekilde ifade etmiş oluyor. İran’da bizzat gündelik hayat içindeki ilişkileri dönüştüren gücüyle isyan, bir “devrim süreci” olarak devam ediyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!