Kolin başlar, ‘ÇED gerekli değildir’ raporu arkasından gelir!



Kolin, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi Turgutbey köyünde bulunan arazi, 38 bin 338 metrekare büyüklüğündeki tarım arazisine asfalt plant tesisi kuruyor. Şirket tesisin çalışmalarına ÇED raporunu beklemeden girişti, ardından da ÇED gerekli değildir raporu geldi!


Maraş depremleriyle ülkenin altıda birinin yıkılması ya da deprem bölgelerindeki halkın halen bir çadıra-suya olsun ulaşamamış olması kimin umurunda. Erdoğan ardı ardına özelleştirme kararnameleri imzalayıp yeşil alanları sermayeye peşkeş çekmeye, bakanlıkları tarım arazilerinde kurulan bilmem ne tesislerine ÇED gerekli raporları vermeye devam ediyor.

Beşli Çete olarak tanımlanan beton patronlarından Kolin İnşaat’ın Türkiye Şeker Fabrikaları’nın elinden alınan 5 futbol sahası büyüklüğündeki tarım arazisine asfalt plant tesisi kurması hatta böyle bir tesis için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan verilecek çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunu beklemeden işe başlaması, ardından da ÇED gerekli raporu alması sadece bir örnek.

Birgün’deki habere göre Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi Turgutbey köyünde bulunan arazi, 38 bin 338 metrekare büyüklüğünde. Daha önce Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait olan bu arazi, Çevre Düzeni Planı’nda, “Tarımsal Niteliği Birinci Öncelikli Korunacak Alan” şeklinde geçiyor.

Arazi 2021 yılında verilen özelleştirme kararlarıyla Ankara Doğal Elektrik Üretim A.Ş.’ye devredildi. Araziyi enerji şirketinden kiralayan Kolin, kira bedelini ÇED dosyasında gizledi. Projenin bedelini 1 milyon 200 bin TL olarak belirleyen Kolin, faaliyet yürüteceği alanı kiraladı.

Hukuksuz şekilde faaliyete geçen şirkete dün onay çıktı. Bakanlık, tüm tepkilere ve Kırklareli Barosu’nun suç duyuruna rağmen ÇED gerekli değildir kararı verdi.

Tepkiler büyüyor

Konuya ilişkin Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu da açıklama yaptı. Tesisin kurulduğu bölge; milyonlarca yılda oluşmuş, alüvyon ova toprağı olan 1’inci Derecede tarım toprağı olduğu hatırlatılan açıklamada, “Bu tesis, Istrancalar’dan doğup bu verimli arazinin altından geçen yer altı suları Ergene Havzasını besleyen yer altı kaynak sularını da zehirleyecektir. Bu bölge aynı zamanda deprem kuşağı olan ülkemizde, Lüleburgaz Deprem Toplanma ve İskân Alanı olarak belirlenen arazidir” dendi.

Açıklamanın devamında asfaltın zararlarına ilişkin şu tespitler yer aldı: “Asfalt ısıtıldığında buharlaşarak bu kimyasal maddeler havaya karışır. Böylece ortamda bulunan kişiler tüm bu zararlı kimyasal maddelere maruz kalır. Bu kimyasal maddeler aynı zamanda hava yolu ile taşınarak çevrede bulunan bitki ve hayvanlara da ulaşarak zararlı insan dışındaki canlılara ve ortamdaki toprak ve sulara da taşınır. Bu sayılan zehirli ve kanserojen maddeler, yağmur suyu veya başka yollarla suya karışarak, bitkiler, hayvanlar, yaban hayatı ve su canlıları ve tüm çevre için ciddi tehlikeler oluşturur. Zararlı kimyasallar bu yollarla da insanlara ulaşabilmektedir. Bu maddelerin her biri pek çok hastalığa neden olmaktadır. Asfalt dumanlarına maruz kalmanın sağlık üzerindeki etkileri arasında baş ağrısı, deri döküntüsü, duyarlılaşma, yorgunluk, iştah azalması, boğaz ve göz tahrişi, öksürük, başta akciğer olmak üzere bazı kanserler de yer almaktadır.”