İtibar ve İhtiras



Hatay’da insanların bir bardak suya bile ihtiyaç duyduğu bu günlerde Erdoğan’ın itibardan vazgeçmemesinin bir yanı güç gösterisiyken diğer yanı da korku duvarının büyüklüğüdür.


Erdoğan’ın “sonradan görme zengiliği”ne bağlı şahsi şatafatı makul göstermek için devletin manevi şahsiyeti arkasına sığınıp “itibardan tasarruf olmaz” vecizesini duymayanımız kalmamıştır.

Seçim startını vermesiyle  birlikte Erdoğan rakiplerini “seçime odaklanmakla” itham edip kendisini de “işimiz gücüm deprem” diyerek masum göstermeye çalıştı.

Halk depremde enkaz altında kalmışken ilk 3 gün kimsenin yanlarına uğramadığını unutmuş gibi “ilk günden itibaren buradaydık” dedi ve ekledi: “Devlet olarak tüm gücümüzle depremzede vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Devletimiz ilk günden itibaren buradaydı. Devlet ve millet el ele deprem bölgesine sel olduk aktık. Neredeyse yarım milyon insan deprem bölgesinde görev üstlendi.”

Bölgede estirilen terörden, yardım TIR’larının engellenmesinden, dayanışma noktalarının dağıtılmasından, AFAD ve Kızılay’ın ölü soyuculuğundan ise elbette hiç söz etmedi!

“8 Şubat’ta sonra 20 Şubat’ta iki kez Hatay’a geldik. Hem depremzede vatandaşlarımıza ‘Geçmiş olsun’ dedik, hem çalışmaları yerinde izledim. Cumhur İttifakı olarak buradayız. Devlet Bahçeli ile birlikte bu ziyaretleri yaptık. Hatay’ı asla yalnız bırakmayacağız. Hulusi Akar ve Fahrettin Koca hep buradaydı, diğer bakanlarımız da kendi alanlarındaki konuları kontrol etmek için Hatay’a geldi.”

Oysa gerçeklik bambaşka. Bugün Hatay ve Antakya’ya giden Erdoğan, 30’a yakın araçlık bir konvoy ile dolaşmakla kalmayıp kısa mesafeler için de helikopter kullandı.

Hatay’da insanların bir bardak suya bile ihtiyaç duyduğu bu günlerde Erdoğan’ın itibardan vazgeçmemesinin bir yanı güç gösterisiyken diğer yanı da korku duvarının büyüklüğüdür.

Erdoğan Adıyaman’da istediği “helalliği” bugün de Hatay ve Antakya’da istedi. Adıyaman’da isteyip diğer kentlerde sessiz kalması -doğru ya da yanlış- Menzil tarikatına bağlanmışsa olsa da, Hatay ve Antakya’da helallik istemesinin esas sebebi bir damla oya dahi ihtiyacının olmasıdır. Erdoğan, fazla değil daha birkaç gün önce CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin’in mecliste Hatay’daki yıkımı ve devletin olmadığını anlattığı konuşmasından dolayı onu ”yalancılıkla” itham etmişti. Ama görünen o ki Erdoğan itibarda ve ihtirasta kuyruğu dik tutmak için elinden ne geliyorsa yapmaya devam edecek.