Yapı Kredi Bankası’nın teknoloji iştiraki olan Yapı Kredi Teknoloji şirketinde çalışan mühendis Efe Demir, istifa ettikten sonra 14 Mart’ta yaşamına son verdi. Demir’in işten ayrılmadan önce yöneticilere bir mail gönderdiği açığa çıktı. Sosyal medyada da paylaşılan mail, bankaların ruhunu olduğu kadar çalışma düzeninin kapitalizmin vahşi rekabet ve sömürü kuralına uygun olarak nasıl şekillendiğinin de somut deşifrasyonu niteliğinde.
Efe Demir, depremzedelerin kredilerinin ertelenmesini istediği için mobbinge uğradı ve sabah saatlerine kadar çalıştırıldı. Umut verici tek şeyse çalışma arkadaşlarının Efe’nin intiharına tepkisiz kalmamaları ve Yapı Kredi sistemlerinin durdurmaları nedeniyle bankaya giriş yapılamaması.
Marx’ın “parazit” olarak tanımladığı ve gelinen noktada sanayiden tarıma hemen tüm kapitalist üretim ve pazarı çeşitli biçimlerle kendisine bağlayan bu kurumlardaki tüm düzen, paranın daha fazla para kazandırması, rakiplerin pazar payının daraltılması kuralına uygun olarak şekillenmektedir. Çalışanlar, “performans” denilen neoliberal sömürü kırbacıyla sürekli tetiktedir. Toplumsal gerçeklikten uzaklaşarak her şeyi rakamları büyütmeye, piyasaya salınan parayı yüksek faizle geri toplamaya endeksli şekilde okumaları buyurulur. Mobbing performansın kendisidir. Rakamlar dışında bir şey düşünmemeyi dayatan sistem mobbingin kendisidir.
Efe Demir'in hayatına son vermeden evvel yöneticilerine attığı mail.. pic.twitter.com/1NPIVUXjhR
— İSİG Meclisi (@isigmeclisi) March 17, 2023
Hayatını son veren Efe Demir’in geride bıraktığı mail tüm bunların toplamıdır.
“İnsana ve çalışma arkadaşınıza önem vermiyorsunuz” diye belirten Demir, deprem sürecinde bu vampirlerin hangi hesapları yaptığı, politikalarını neye göre ve nasıl değiştirdiklerini tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
Demir, yayınlanan mektubunda, kurum değerlerinin içinin boşaltılmasını, liyakatsiz yöneticinin çalışmasına devam etmesini ve iki kişinin işten ayrılma noktasına getirilmesini eleştirdikten sonra “Bunlar istifa etmem için oldukça yeterli sebepler ve belki bir ay öncesine kadar alacağım karar bu olacaktı. Ama hepimizin malumu bir deprem felaketi yaşadık” diye belirtiyor.
Devamında deprem sırasında kurumun uyguladığı politikaları eleştiren Efe Demir’in, “Toplumsal sorumluluğunu üst seviyede olarak lanse ettiğimiz bankamızın yukarıdaki aksiyonların hiçbirini depremde zarar görmüş tek bir yurttaş mutlu olsun diye almadı. Hepsi tamamen ticari ve stratejik hamlelerdi. Tabi IT organizasyonu olarak şu şekilde kendinizi rahatlattığınıza eminim, kararları biz vermiyoruz. Peki kararları etkilemek yönünde bir girişiminiz oldu mu? Peki vicdanınıza sığmayan bu kararların alındığı dönemde bir yerde hiç odağınızı kaybetmeden çalışmayı nasıl başardınız?” diyerek buz gibi gerçeklere işaret ediyor.
“Deprem gündemi hepimiz için bir anda geride kaldı, mevcut hedeflere ve takvimlere geri dönüldü. 15 günlük sözde hassasiyet yerini azme değil hırsa, çabaya değil sonuca, kaliteye değil takvime bıraktı. Beni en çok yıpratan şeyi en sonra bıraktım” diyen Demir şu ifadelerle mektubunu sonlandırıyor:
“İnsana ve çalışma arkadaşınıza ÖNEM VERMİYORSUNUZ. Kimin ne yaşadığına ne sonuç ürettiğine bakıyorsunuz. Tek bir şeyi iyi yapıyorsunuz, o da görece iyi para veriyorsunuz. Yarın bir gün çalışan ve çalışmayan arkadaşların primlerini de özelleştirirsiniz, somut bir kaynak aktarırsınız başarılı arkadaşlarımıza. Ama çalışanlarınızın bu parayı kullanabilecek zaman ve kaliteli psikoloji içinde olup olmadığını gram önemsemiyorsunuz. Bu kurumda başarılı olabilecek arkadaşlarımızın çoğunu kaybedeceksiniz; özellikle de ekonomik kaygısı az olan ya da başka kurumlarda bu kaygıyı giderme şansı olan arkadaşlarımızı.
‘Siz’ söylemini lütfen kişisel algılamayın; gözümde kurumu temsil ettiğiniz için bu terminolojiyi kullanıyorum. Hayatımla ilgili daha tatsız bir karar almış olmasan sanırım bu sadece istifa niteliğinde olacaktı, ancak sanırım bu niteliğin bir pek de önemi kalmadı. Size ve kuruma saygımdan dolayı bu maili genele değil, size ve bana değer verdiğini bildiğim 3-4 arkadaşıma atıyorum. Kral çıplak demenin suç addedildiği bir ülkede, ben en azından kurumum açısından kral çıplak diyorum. Bir şeyler yoluna koymak için hala çok geç değil. Sağlıcakla kalın.
Not: Ailemi ve bu maile konu ettiğim insanları rahat bırakın. Aksi durumda hakkımı helal etmiyorum.”
Söz konusu e-posta, Twitter’da açılan “Efe’nin Sesi” adlı hesaptan da “Yapı Kredi Teknoloji şirketinde çalışan Efe Demir adlı mühendis mobbing nedeniyle intihar etti. İntihar etmeden önce yazdığı maili dikkatlice okuyun ve sessiz kalmayın!” notuyla paylaşıldı.
Yapı kredi İSİG Meclisi’nden paylaşımı silmesini istedi
Öte yandan konuyu sosyal medyaya taşıyan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, bankanın kendilerine gönderdikleri yazıyı da paylaştı. Yazıda bankanın İSİG’den tweetlerini silmesini istediği, “Gerçeklikten uzakta, insan hayatını kullanarak itibar zedelemeye odaklanan bu sosyal medya paylaşımının ivedilikle kaldırılmasını talep eder, aksi halde konuyla ilgili tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı belirtmek isteriz” dediği görüldü.
Efe Demir’in de mektubunda belirttiği gibi kralın çıplak olduğunu söylemek Yapı Kredi’yi tehdide varan bir açıklama yapmaya zorladı demek daha doğru olur.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!