Fransa üzgün, Fransa yasta: Adalet yoksa barış da yok



Adama’nın kız kardeşi, “Güvenlik için yeterili polis yok”  gerekçelerine, yürüyüşe müdahale için Paris’in République Meydanı’nı kuşatan polis kalabalığını göstererek bunun koca bir yalan olduğuna, kararın politik olduğuna dikkat çekiyordu


Bugün Fransa genelinde 80 kurumun; örgüt, sendika, kollektif ve derneklerin ortaklığıyla polis şiddetine dur demek için eylem yapma kararı alınmıştı. Paris’in yanı sıra Strasbourg’ta da yapılan eylem, maalesef 80 kurumun temsili düzeyinde bir katılımla sınırlı kaldı. Katılımın az olmasında, eylemlere getirilen yasaklama açıklamaları ve eylemin çok erken bir saate denk getirilmesinin etkili olduğu düşünülüyor.

Eylemlerde sık sık ölenlerin isimleri okunarak “Unutmadık, katilleri affetmeyeceğiz!”, “Adalet yoksa barış da yok”, “Katil polis”, “Ulusal polisler kapitalizmin milisleri”, “Fransa üzgün Fransa yasta!”, “Nahel’e Adalet” vb sloganları atıldı. Eylemde söz alan konuşmacılar, son yıllarda bütün eylemlere yönelik alınan yasaklar ve polis şiddetine dikkat çekti. Fransa’nın demokratik yönetimden uzaklaştığı otoriter yarı otokratik  bir biçim aldığının altı çizildi

Paris’te yapılan eylemin ise, 2016’da yine jandarma kontrolünde gözaltına alındıktan sonra öldürülen Adama Traoré’nin anma etkinliğiyle birleşik yapılması kararlaştırılmıştı. 

Ancak Paris Valiliği “güvenlik yetersizliğini” gerekçe göstererek yürüyüşü yasaklama kararı aldı. Adama’nın kız kardeşi, “Güvenlik için yeterli polis yok” gerekçelerine, yürüyüşe müdahale için Paris’in République Meydanı’nı kuşatan polis kalabalığını göstererek bunun koca bir yalan olduğuna, kararın politik olduğuna dikkat çekiyordu. Yasak kararına karşın yapılan eylemde Adama’nın bir kardeşi yasadışı eylem düzenlemekten polis şiddeti eşliğinde gözaltına alındı.

Adama Traoré kimdir ve neler olmuştu?

Adama Traoré Fransa doğumlu aslen Malili 24 yaşında siyahi bir gençti.

2016 yılında Paris’e yaklaşık 30 km uzaklıkta bir bölgede jandarma kontrolüne takıldı. Şüpheli bulunup gözaltına alındı, aynı gece jandarma karakolunda öldü.

Ailesine kalp krizi geçirdiği söylendi. Aileye gelip cenazelerini alabilecekleri duyuruldu. Bu ölümün doğal olmadığı şüphesiyle aile otopsi yaptırdı ve Adama’nın öldürüldüğü kanıtlandı.

Fakat öldürülmesinin üzerinden 6 yıl geçmiş olmasına, bilirkişi raporlarında “gözaltı sırasında sırtından kaburgalarına doğru  yapılan baskıyla ölüm gerçekleşmiştir” kararına rağmen maalesef dava devam ediyor. Adama’nın ölümünden sorumlu tutulan 3 jandarma aklanmaya çalışılıyor.