‘Gazze’de de Rojava’da da etnik temizlik ve soykırıma son!’



İsrail’in Filistin’e dönük soykırım saldırılarına karşı HDK’nın çağrısıyla İsrail Konsolosluğu önünde bir araya gelen devrimci kurum ve partiler, “Kahrolsun İsrail sömürgeciliği, yaşasın özgür Filistin!” dedi, Gazze’de soykırımın durdurulması için “İsrail’le ilişkileri kesin” çağrısı yaptı


Filistin’e yönelik İsrail saldırganlığına karşı Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) çağrısıyla İstanbul Levent’teki İsrail Konsolosluğu önünde buluşan devrimci-sosyalist güçler, Filistin’de de Rojava’da da aynı mantıkla soykırım politikalarının izlendiğini belirterek, iktidara ve bölge gericiliklerine “hamaset yapmayın, İsrail’le ilişkileri kesin” dedi.

HDK bileşeni parti ve örgütlerin temsilci ve üyelerinin katıldığı açıklamada Alınteri de yer aldı.

“Kahrolsun İsrail sömürgeciliği! Yaşasın özgür Filistin!” pankartı açılan eylemde, polisin slogan atılmasını engelleme çabalarına rağmen kitle konsolosluk önüne sloganlarla yürüdü.

Basın açıklamasını okuyan HDK Eşsözcüsü Esengül Demir, insansızlaştırma hedefiyle Gazze’yi günlerdir bombalayan İsrail’in son olarak el-Ehli Hastanesi’ni hedef alarak yüzlerce Filistinliyi katlettiğini hatırlatarak başladı açıklamasına.

ABD ve Avrupa emperyalist güçlerinin açıkça desteklediği İsrail’in saldırılarda evleri, hastaneleri, su kaynaklarını, ulaşım ve iletişim altyapısını hedef aldığını dile getiren Demir, “Batı emperyalizminin bölge karakolu işlevi gören bir yerleşimci sömürge rejimi olarak Filistin topraklarındaki işgalini sürekli genişleten ve derinleştiren İsrail, 2007’den beri kesintisiz olarak uyguladığı ablukayla bugüne kadar Gazze’yi bir açık hava hapishanesine dönüştürdü” dedi.

Gazze bombalanırken katliamın işgal altındaki Batı Şeria’da da devam ettiğini vurgulayan Demir, burjuva medya ve aparatlarının dünyanın gözü önünde gerçekleşen soykırıma çarpıtmalar ve yalan haberlerle yol verdiğini vurguladı ve şöyle devam etti:

Oysa bizler biliyoruz ki birinci paylaşım savaşı sonrasında ortaya çıkan dünya düzeninde eski Osmanlı coğrafyasında ulus devletler yer alırken, bölgenin iki halkı, Kürtler ve Filistinliler ve yaşadıkları coğrafya farklı süreçlerle parçalandı, kendini yönetme, kendi kaderini belirleme hakkından yoksun bırakıldı

Demir, Rojava’da birlikte yaşadıkları halklarla birlikte Kürtlerin, Gazze’de Filistinlilerin soykırım tehdidi altında olduğunu belirtti.

Siyonist rejimin Gazze’de yaptıklarının benzerini Rojava’da yapan iktidarın, Türkiye halklarının Filistin’e yönelik duyarlılığını kendi suçlarını örtmek için kullandığını, Filistin meselesinden “din kardeşliği” temelli hamasetle nemalandığını, ama İsrail’e ortaklığını sürdürdüğünü ifade etti.

Demir açıklamasına “El-Ehli’nin bombalanmasıyla yaklaşık aynı saatlerde Rojava’da etnik temizlik için istenen tezkereye bir kez daha oy veren muhalefet partilerinin yöneticileri de Filistin davasından dem vurup duruyor. Bakışların kendi üzerlerinden uzaklaştırmak için sözü İsrail’in savaş suçlarına getiriyorlar. Karabağ/Artsakh’ta Ermenilere etnik temizlik uygulayan Azerbaycan’ı birlikte silahlandırıyorlar” sözleriyle devam etti.

İşgal ve sömürgeciliğe karşı, halkların eşitliğinden yana olan tüm güçlere çağrı yapan Demir, Gazze’deki felaketin önüne geçmek ve işgal, ayrımcılık ve sömürgeciliğin son bulacağı, tüm yaşayanların eşit olacağı adil bir çözüm için güçlerini birleştirmenin önemini vurguladı.

Filistin sorununun bir din çatışması olmadığının altını çizen Demir, “Rojava’da Kürt halkına ve birlikte yaşadığı halklara karşı tezkere çıkaran AKP, 21 yıllık iktidarı süresince İsrail’le ticaret hacmini yüzde 532 arttırırken Filistin sorununu, Siyonist soykırımı ülkemiz halklarının gözünü boyamak için sahtekarca kullanıyor” dedi. Erdoğan ve Netanyahu’nun iki ülke arasında işbirliği sağlamak için yaptığı görüşmeleri hatırlatan Demir, “Oysa Filistin halkının dünya halklarından istediği başlıca eylemli dayanışma, İsrail rejimiyle siyasal, askeri, ekonomik ilişkilerin kesilmesi” dedi.

Bizler, Türkiyeli demokrasi güçleri olarak, işgal, ayrımcılık ve sömürgeciliğin son bulacağı, tüm inanç ve kimliklerin tanındığı, tüm yaşayanların eşit yurttaşlar olduğu / Araplarla Yahudilerin birlikte yaşayacağı bir ülkede Filistin halkını ve direnişini destekliyoruz. Direnişin kendi araçların seçme hakkını tanıyoruz” diyen Demir, şöyle devam etti:

“İsrail 1967’de işgal ettiği topraklardan çekilinceye, kuruluş sürecinde yerinden ettiği Filistinlilerin yurtlarına dönüşünü sağlayıncaya, Filistinlilerin eşit yurttaşlık haklarını tanıyıncaya kadar ve hemen: Gazze’de soykırımın durdurulması için İsrail’le ilişkileri kesin! İsrail’i durduracak olan budur.  Hükümetleri buna zorlayacak olan da halkların basıncıdır.  ABD ve Avrupa hükümetleri İsrail’in suç ortağıdır; ABD ve Avrupa basını, haber ajansları, yayın kuruluşları da. Gazze’de de Rojava’da da etnik temizliğe, soykırıma hayır. Hamaset değil boykot!