İnşaat işçileri: Biz kazanacağız dedik, kazandık!



İstanbul Finans Merkezi Merkez Bankası şantiyesinde çalışıp yasal haklarının gasbedilmesine karşı 8 gündür direnişte olan, dün itibariyle direnişi şantiye işgaline dönüştüren İnşaat-İş ve Dev Yapı-İş üyesi işçiler, Limak Holding’in tüm talepleri kabul etmesiyle kazandı.


Finans Merkezi Merkez Bankası şantiyesinde bazıları 2, bazıları 3 yıl çalışan İnşaat-İş ve Dev Yapı-İş üyesi işçiler, yüklenici firma Limak Holding ve işin asıl sorumlusu Emlak Konut’un ödemeye yanaşmadığı yasal hakları için 8 gündür direnişte. Direnişin 7. günü olan dün, hakları gasbedilen işçiler, Merkez Bankası şantiyesinin 5. katını işgal etti, sendika temsilcileri de tüm engelleri aşarak Limak’ın şantiye içindeki merkez ofisi önüne giderek tepkilerini bir kez daha ifade etti, işbaşı yapan işçilere direnişin nedenini, patronların tutumunu anlattı.

İşçiler ve sendikalarının temsilcileri bu 8 gün boyunca 3 kere darbedilip ters kelepçe takılarak gözaltına alındılar. Her adımlarında karşılarına özel güvenlikçiler çıkarıldı.

Yasal haklarının bu denli pervasızca gasbedilmesi ve devletin yasadışı iş yapan patronlara değil, kendilerinin karşısına polisi çıkarmasına karşı dün itibariyle şantiye işgaline dönüşen direnişe de polis müdahale etmeye kalkıştı. Polisin “müdahale” yönelimine işçiler ve sendikaları net bir tutum alıp “haklarımızı alıncaya kadar direneceğiz. Başımıza gelebilecek herhangi bir olumsuzluktan Limak ve Emlak Konut sorumludur!” diye yanıt verdiler. İşçilerin kararlılığı karşısında polis geri çekildi.

5. katı işgal eden işçiler, geceyi bulundukları yerde geçirirken, sendika temsilcileri de şantiye önünde ateş yakarak sabahladı. Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı da onlarla birlikte sabahlayarak anlamlı bir dayanışmada bulundu. Dev Turizm-İş Marmara Temsilciliği ve TİP Emek Komisyonu da ziyarette bulunarak destek verdi.

Limak, sabah saatlerinde sorunu çözmek yerine itfaiye çağırdı. İşçilerin net tutumu üzerine itfaiyenin müdahalesi de gerçekleşmedi.

Bir süre sonra Limak yetkililerinin talebiyle gerçekleşen görüşmede işçilerin tüm taleplerinin kabul edilmesiyle direniş sonlandırıldı.

‘Tazminatları ödersem diğer işçiler de talep eder’

Limak, işçilerin yasal hakkı olan tazminat, fazla mesai ve hafta-sonu bayram çalışmalarından doğan haklarını gasbetmek istedi. Bu gaspçılığını da “Bu işçilerin tazminatlarını ödersem, diğerleri de ister, ben burada iş yapamam” gibi emek sömürüsünün kitabını yazan gerekçelerle savundu.

İnşaatlardaki orman kanunlarını herkes biliyor. İşçilere ücretleri 2 ayrı biçimde ödenir. Örgütsüzlüğün hakim olduğu pek çok işkolunda da bu böyledir. Hesaba asgari ücret yatırılırken, geri kalanı elden verilir. Böylece patronlar sigorta primlerini düşükten yatırıp vergiden kaçırmış olurlar. İnşaat-İş ve Dev Yapı-İş’in Finans Merkezi şantiyesindeki ortak çalışmaları sonucu bazı şirketler bu uygulamadan vazgeçtiler.

Fakat Limak şimdi ücretleri tek bordrodan yatırmayı diğer hakları gasbetmenin gerekçesi yapmaya kalkıştı. “Tazminatları ödersem diğer işçiler de ister ve ben burada işçi çalıştıramam” diyecek kadar aleni bir gaspçılığa girişti.

Hakları gasbedilen işçilerin ve sendikaların kararlı tutumuyla geri adım atıp tüm alacakları ödemeyi kabul etti.