Denizli’deki madenci katliamında da aynı nedenler: Üretim baskısı, kâr hırsı, alınmayan önlemler!



Denizli’nin Acıpayam ilçesindeki Madencilik Limited Şirketi’ne ait krom madeninde göçük meydana geldi, 2 işçi öldü, 1 işçi yaralı kurtarıldı.


Denizli’nin Acıpayam ilçesinde, Madencilik Limited Şirketine ait krom madeninde meydana gelen ve maden mühendisi Kadir Özer ile maden işçisi Mustafa Karahan’ın ölümüne, işçi Rıfat Salan’ın da yaralanmasına neden olan göçük de madenlerdeki diğer iş cinayetleriyle aynı arka plana sahip: Maden patronlarının kâr hırsı, “hadi hadi”ci çalışma rejimi, daha fazlası için önlem alınmadan yapılan çalışmalar, performans dayatması, sadece daha fazla maden çıkarmanın esas alınıp tüm uyarılara “bir şey olmaz” yanıtı vermek!

Önceki gün saat 22:30 sıralarında meydana gelen göçüğün hemen ardından Evrensel’den Uğur Zengin’e konuşan işçilerin anlatımları madenlerdeki çalışma rejiminin çarpıcı bir özeti!

Sendikal örgütlenmenin olmadığı madende işçiler, madende aylık 4 ton üretim hedefi olduğunu ve işçilere sürekli “Mal çıkartalım, maden çıkartalım” denilerek üretim baskısı yapıldığını kaydetti. Sendikasız ve ayın 30 günü üretimin yapıldığı madende işçilerin vardiya amirlerini uyardıkları ancak uyarılarının dikkate alınmadığı ortaya çıktı.

2.5 dakika ile kurtuldu

Çalıştığı esnada göçüğün olduğu bölüme giden ve göçük altında kalmaktan 2.5 dakika ile kurtulan işçi, “Arkadaşlarımın yanına gidiyordum. Onların yanına varmama 2.5 dakika vardı. Yeni bir giriş yaptılar madene. Bu yanlış yapıldı. Çift ayna yaptılar. ‘Mal çıkartalım, maden çıkartalım’ dayatması yapılıyordu” dedi. 

“Maden, maden, maden!”

Göçüğün olduğu saatte vardiyada olan bir başka maden işçisi ise, “Bizim başımızdaki müdürler sürekli ‘Maden, maden, maden’ diye sıkıştırıyorlardı” dedi.

İşçi, ‘dolgu yapılmadan girildi’ dedi

Göçük yerin 700-800 metre altında gerçekleşti. Sürekli olarak yerin bir kademe altına girdiklerini kaydeden işçi ölüm getiren madeni şöyle anlattı: “Biz sürekli yerin bir kademe altına gidiyoruz. Yerin altına giriyoruz, yiyoruz madeni. Ağaçları yere seriyoruz. Dolduruyoruz. Dolgular zaten yarım oluyor. Çoğu yere dolgu yapmadan giriyoruz. Dayanma gücü azalıyor zeminin. Ve yeri çürüttüler. Dolgusuz yapılmayan yere giriş yaptırdılar. Böyle olunca yer çöküyor. Girilmeyecek yer için ‘sakat’ diyoruz, ‘sağlam’ diyorlar. Biz sürekli işin içindeyiz. Onlar 10 dakika bakıp, çıkıyorlar gidiyorlar.  Göçüğün olduğu yerin üst katı da böyleydi. Çürüktü. Amirlerime söyledim. ‘Sakat, bir şey yok’ dediler. Amirler maden çıkmadığı zaman, akşam içtima zamanlarında topluyorlardı bizi. ‘Gayret edin’ diyorlardı. Affedersiniz tepemizden inmediler, sürekli sıkıştırdılar, sıkıştırdılar. 5 aynadan 3’ü yoza (verimsizlik) düştüğünde 2.5 ton maden geliyor. Bu sefer onlar bizi hemen topluyorlar, “Gayretli çalışırsanız priminiz yüksek olur” diyorlar. Ayda hiç değilse 2 sefer topluyorlar. Böyle bir şey olacağı belliydi.

‘Yasal sınırların üzerinde dinamit patlatıldı’

Madenin sürekli yasal sınırın üzerinde dinamitlendiğini kaydeden işçi, “Normalde tek ateşçinin olduğu bir aynada 5 dinamit patlatılabilir. Bunlar 5 dinamit yerine 8-10 tane dinamit patlatıyorlar” ifadelerini kullandı.

Şirket Ali Bayram’a ait

Madencilik Limited Şirketi tarafından işletilen madenin Müdürler Kurulu Başkanı Ali Bayram iken diğer müdürler Ulvi Bayram, Eren Duman ve Bahtiyar Akgül. 

“Bizim patronumuz doymak bilmiyor”

İşçi, 2 ay önce kendilerine 2 bin lira zam verildiğini ve ücretlerinin 16 bin liraya çıktığını kaydederek, “2 bin liranın bedelini çıkardılar” dedi. İşçi, “Kasım ayında 1 gün eksiğim vardı 16 bin lira maaş aldım. 2 bin lira zamlı hali. Asgari ücret 11 bin 400 lirayken ben 14 bin liraya çalışıyordum. Etrafımızdaki şirketler 17-18 bin lira maaş veriyor. Biz kepçe ile çalışıyoruz. Onların çıkardığı madenden çok daha fazlasını çıkarıyoruz. Bizim patronumuz doymak bilmiyor. Nerede maden var, “Oo maden, hemen gir; maden al” diyor. Bir gün gelip de elinize sağlık demediler” dedi.