1,5 Milyon TL Ceza Kesilen BİR-TEK SEN’den Bakanlık Önünde Protesto Eylemi



Özak Tekstil işçilerinin örgütlendikleri BİR-TEK SEN’e “sendika değiştirme baskısı” iddiasıyla kesilen 1,5 milyon TL ceza Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde protesto edildi.


BİR-TEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen “Bu tehdit bütün sendikalara bütün işçilere yönelik bir tehdittir. Eğer bunu güçlü bir itirazla püskürtemezsek bugün BİR-TEK SEN’in başına gelen yarın yandaş olmayan, iktidar yanlısı olmayan her sendika böyle mali olarak çökertilebilir” dedi.

Bakanlık önünde yapılan açıklamaya Sendikalı oldukları için işten atılan ve  200 günü aşkın süredir hakları için direnen Agrobay işçileri, DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, KESK’ke bağlı sendika yöneticileri ve kurum temsilcileri katıldı.

Basın açıklamasını yapan Mehmet Türkmen “Özak işçileri 80 gün boyunca sendika seçme hakları için direndi. İşyerindeki baskıya, mobbinge, işten atmalara, kadın işçilere yönelik tacize, fabrika içinde kurulan ikna ve sorgu odalarına karşı kendi seçtikleri sendikada örgütlenmek için mücadele etti” dedi.

Söz konusu patron olduğu zaman bürokrasi hızlı işliyor

Türkmen sendikaya kesilen para cezasına ilişkin şunları dile getirdi:

“Özak patronu direnişin üçüncü günü Bakanlıktan teftiş istiyor, üç gün sonra teftiş yapılıyor, bir ay sonra rapor hazırlanıyor ve sendikamıza ceza veriliyor. Söz konusu patron olduğu zaman bürokrasi öyle hızlı işliyor ki teftiş geliyor. Valilik yasak kararı getiriyor, bir talimatla kalkanlar, coplar hazırlanıyor. Bu devletin bürokrasisi patronların hayal edemeyeceği hızda hizmet veriyor. Ama işçilerin, sendikaların şikayeti, haklarının gasp edilmesiyle ilgili şikayetlerde aylarca tık yok. O bürokrasi sadece bize işliyor.

Bu sadece bizim meselemiz değil!

“Bakanlıktan bizim yanımızda olmalarını beklemek için gelmedik, bu utanca son vermeleri için bunu düzeltmelerini söyledik. Bu cezanın Türkiye tarihinde örneği görülmemiştir. Skandal bir cezadır” diyen Türkmen sözlerine şöyle devam etti:

“Bütün emek örgütleri ve siyasi partilere sesleniyoruz, bu sadece bizim meselemiz değil. Buradaki işçi düşmanlığına, sendikal örgütlenme hakkını ortadan kaldıran bu hukuksuzluğa karşı mücadele eden işçilerin yanında durmazsanız haktan hukuktan bahsetmenizin hiçbir inandırıcılığı kalmaz.”

Basın açıklaması sonrası Mehmet Türkmen sorularımızı yanıtladı:

Alınteri: Öncelikle merhabalar, BİR-TEK SEN’e kesilen 1,5 milyonluk ceza aslında işçilerin örgütlü gücüne yapılan bir saldırı, aynı zamanda bu örgütlü güçten de  korkulduğunun bir göstergesi bize bu süreci bi değerlendirir misiniz?

Mehmet Türkmen: Yani süreç tam da söylediğiniz gibi, zaten ayrıntıları yaptığımız açıklamada belirttim. Açıklamada söylediklerime ek olarak şunu söyleyebilirim. Bu aslında bizim her işçi direnişinde alışık olduğumuz bir durum devletin güçlerini, yetkililerini karşımızda görmek… Ama bu sefer Özak direnişi bunun çok daha ötesinde bir saldırıyla, bir refleksle karşı karşıya. Her işçi direnişinde polis, kolluk kuvvetleri, gözaltı bunları yaşardık ama Özak direnişinde bölgenin neredeyse her yerinden asker yığdılar. Bölgenin bütün sermaye güçleri, bütün devlet kurumları Özak işçilerine karşı birleşti, direniş boyunca 190 gözaltı yapıldı, defalarca sert müdahale edildi, asker yığınağı yapıldı.

Bu gördüğümüz zulüm yetmedi, her yerde eylem yasakları geldi. Direnişi İstanbul’a taşıdık İstanbul’da hangi ilçeye gitsek orada yasak kararı geldi. Direniş bitti şimdi de Çalışma Bakanlığı’nın son derece skandal, hukuksuz, Türkiye tarihinde daha hiç örneği görülmemiş ve sendikamızı mali olarak çökertmeyi hedefleyen bir cezasıyla karşı karşıyayız. Bütün bunlar şunu gösteriyor aslında, düne kadar işçi direnişleri, işçilerin uğradığı haksızlıklar karşısında sadece seyreden, göz yuman Bakanlık bugün bir adım öteye gidip Özak patronunun bu işçi düşmanlığına doğrudan ortak oluyor ve bizi cezalandırma girişiminde bulunuyor. O yüzden bu işçi düşmanlığının başka bir boyuta geçmesi demek.

Biz bu cezanın sebebini biliyoruz, “suçumuzun” ne olduğunu biliyoruz. Bu Özak İşçilerini ve BİR-TEK SEN’i  bölgede kurmak istedikleri kölelik düzeni, bölgeyi Türkiye’nin  Bangladeş’i yapma plânına karşı bu kölelik düzenine karşı itiraz etmenin, mücadeleci bir sendika, sınıf sendikacılığı, işçilerin hakim olduğu bir sendikal mücadeleyi örgütleme suçu bizim suçumuz. Çünkü Özak direnişi bölgedeki kölelik düzenini tehdit ediyor, bölgede patron ve iktidar yandaşı sarı sendika düzenini tehdit ediyor, korkuları bundan kaynaklanıyor. Ama korkunun ecele faydası yok. Ne bölgedeki tekstil işçileri ne Özak işçileri ne de BİR-TEK SEN mücadeleci sendikacılıktan, sınıf sendikacılığından ve bu kölelik düzenine karşı mücadeleyi örgütlemekten vazgeçmeyecek. Bu cezayı da püskürteceğimize inanıyoruz. Püskürtemesek bile buna işçi sınıfının mücadelesiyle çok daha güçlü bir cevap vereceğimizi düşünüyoruz. Biz mücadelemize aynen devam edeceğiz.

Alınteri: Bakanlıkla görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Türkmen: Görüşmeleri şöyle özetleyebilirim: Biz Çalışma Genel Müdürü ve Çalışma Bakan Yardımcısıyla görüştük, her ikisi de en azından söylem olarak gayet olumlu karşıladılar. Tepkimizi dile getirdik, taleplerimizi ve şikayetlerimizi ilettik. Bu hukuksuzluğun bu durumun skandal olduğunu ve bunun bir hata olmadığını açık açık söyledik. Bu raporu yazanlar, bu raporu onaylayanlar, bu teftişi yapanlar hata yapmış olamaz. Kimse böyle bir hata yapamaz. Biz bunun Özak patronuyla, sarı sendika ÖZİPLİK-İŞ’le açıktan iş birliği yapılarak gerçekleştirilen bir teftiş olduğunu ve bunun bir skandal olduğunu düşünüyoruz. O yüzden bunu çözmelisiniz, bunu sadece BİR-TEK SEN’in mağduriyetini çözmek için değil bu utançtan kurtulmak için bile çözmek zorundasınız dedik.

Alınteri: İlerleyen süreçte nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Mehmet Türkmen: Onlar bu durumu çözse de çözmese de biz bu raporu yazan, teftişi yapan, bunu onaylayan herkes hakkında ama herkes hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Hem bu cezaya itiraz edeceğiz hem de bu skandal cezaya, bu işçi düşmanlığına ortak olan, böyle taraflı ve şaibeli bir raporu yazan, onaylayan okuyan herkes hakkında suç duyurusunda bulunmakla kalmayacağız hepsini teşhir edeceğiz!

Alınteri / Ankara