Kızıldere Direnişi: Biz Buraya Dönmeye Değil Ölmeye Geldik!



Kızıldere Direnişi, ’71 devrimcilerinin yazdıkları direniş destanlarının doruklarındandır


Tokat Niksar Kızıldere Köyü’nde 30 Mart 1972’de on devrimci asker ve polisle girdikleri çatışmada büyük bir direniş sergileyerek yaşamlarını yitirdi. THKP-C  ve  THKO  önderlerinden  Mahir ÇAYAN, Cihan ALPTEKİN, Sinan Kazım ÖZÜDOĞRU, Hüdai ARIKAN, Saffet ALP, Sabahattin KURT, Nihat YILMAZ, Ömer AYNA, Ahmet ATASOY  ve  Erhan SARUHAN  Kızıldere’de ölümsüzlüğe koştu.

THKP-C ve THKO önder ve militanları, THKO’nun üç önderi  Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN, Hüseyin İNAN‘ın idamlarını engellemek amacıyla eylem kararı aldılar. Bunun için üç İngilizi rehin alıp Kızıldere’ye gittiler. Fakat kaldıkları yer bir süre sonra bulundu. “On’lar” etraflarını akbabalar gibi saran faşist sürülerin “Teslim ol!” çağrısına “Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik…” cevabını verdiler.

Bugünlere kadar uzanan siyasi ve moral mirasıyla Kızıldere Direnişi, ’71 devrimcilerinin yazdıkları direniş destanlarının doruklarındandır. O, koşulların elverişsizliğine ve olanakların sınırlılığına rağmen oportünist teslimiyet ve tasfiyecilik yolunu değil devrimci direniş ve mücadele yolunu seçişin asla karartılamayacak ifadesidir.

Aynı zamanda soylu bir devrimci dayanışma ve siper arkadaşlığı örneğidir. Kızıldere’de somutlaşan devrimci tutum ve ruh, örnekleri o yıllarda da görülen fakat 12 Eylül döneminde adeta şaha kalkan korkak, teslimiyetçi ve mülteci sefaletle taban tabana zıttır.