Anma Sivas Katliamı, Suruç Katliamı, Adnan Yücel, Kutsiye Bozoklar şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenlerimiz için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sırasında “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” şiirinin “Saraylar saltanatlar çöker” ile başlayan bölümü okundu. Yücel’in kavgamızın şairi olarak, soframızdaki kaval sesi sıcaklığında her yıl etkinliklerle anıldığı belirtilen kısa bir açış konuşmasından sonra şair Şükrü Erbaş söz aldı.
“Adnan Yücel ve Kuş Mitingi”
Adnan Yücel ile 68 yılından beri arkadaş olduğunu belirten Şükrü Erbaş, Yücel’in şiirinin oluşum sürecini anlattı. “Lise yıllarında sosyalist olduk. O dönemde Marx’ı, materyalizmi okuyarak ve özümseyerek sosyalist olmadık. Sosyalist olmamızda duygusal bir yön vardı. Hayatın zor koşullarından etkileniyorduk. Bizim şiirimizin şekillenmesinde de o duygusallığın etkisi vardı. Adnan Yücel’in şiirinde güçlü bir lirik yan vardır. Bu lirik yan onun şiirinin politik yönünü zayıflatmaz. Tam tersine politik olanı güçlendirir Örneğin, Kuş Mitingi şiirinde 70’lerin Ankara’sını yaşarsınız” dedi. Böylesi etkinliklere katılımın yetersiz olmasının yabancılaşmayla ilgisini vurgulayan Erbaş, “Adnan Yücel en az 300-500 kişiyle anılmayı hak ediyor” diye belirtti. Konuşmasını Adnan Yücel’in dizeleriyle örneklendiren Erbaş, Adnan Yücel’e yazdığı şiiri okuyarak sözlerini sonlandırdı.
“Adnan Yücel’in Şiirinin Tarihsel ve Sınıfsal İzlekleri”
Şükrü Erbaş’tan sonra söz alan şair ve fotoğraf sanatçısı Mehmet Özer “İnsan arkadaşını nasıl anlatabilir ki?” diyerek sözlerine başladı. Adnan Yücel’in partili bir şair olmasının önemine vurgu yapan Özer, Vaptsarovlardan bugüne gelen bir zincirin halkası olduğunu belirtti. Adnan Yücel’in şiirinin 12 Eylül karanlığına direnen yeraltı nehirlerini, Diyarbakır zindanında direnen Kürt halkını, kayıpları anlattığını örneklerle vurguladı. Ayrıca Yücel’in şiirinde mitolojinin, tarihin, doğanın iç içe geçtiğini belirtti. Adnan Yücel şiirinin aşamalarını tarihsel süreçte bir fotoğraf dizisi gibi aktaran Özer, sözü Alınteri Temsilcisi Mürüvet Küçük’e bıraktı.
“Adnan Yücel Şiirinde Doğa, Mücadele ve Özneler”
Adnan Yücel’i kişisel olarak tanıdığını belirterek sözlerine başlayan Küçük, onun şiirindeki doğa, mücadele ve öznelere değindi. Kendi kuşağının mücadeleyle kurduğu bağda Adnan Yücel, Şükrü Erbaş gibi toplumcu şairlerin etkisi olduğunu dile getirdi. “Tarihi kahramanlar değil kitleler yapar ama devrim ve komünizm mücadelesi çok büyük acı ve fedakarlıklar üzerinde yükselmiştir. 12 Eylül karanlığına direnen Osman Yaşar Yoldaşcan, Mehmet Fatih Öktülmüş gibi devrimci komünistlerin mücadelesini işler şiirlerinde. Adnan Yücel’in şiirinde doğa önemli bir yer tutar. Mesela, ‘Adı Kayıp’ şiirinde kayıpları anlatır ama aynı zaman da doğa katliamını anlarsınız ondan.”
Konuşmaların ardından Birhan Keskin “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” şiirini okudu.
Etkinlik İlmek Müzik Topluluğu’nun Adnan Yücel şiirlerinden bestelenen ezgiler seslendirmesiyle son buldu.
Alınteri / Ankara
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!