Uluslararası tekeller de zamanın ruhuna uygun davranıyor. Bir zamanlar hep bir ağızdan “Eşitlik, adalet, kapsayıcılık” diyerek neoliberal toplumsal projenin sahibi olduklarını gösteren bu tekeller, şimdi de “yenidünya dengesizliği”, faşist rejimler, genel bir gerici faşist tahakkümün parçası, sahibi olduklarını ilan ediyorlar. Dev otomotiv tekeli Ford Motor Company’nin işyerinde eşitlik, adalet ve kapsayıcılıkla ilgili çalışmalarında geri adım atacağını duyurması bunun tipik ifadesidir.
Ford’un bu kararı, şirketin CEO’su Jim Farley’nin çalışanlara ilettiği bir bilgi notunun Reuters’a sızdırılmasıyla açığa çıktı.
Kararın ülkede yükselen gerici faşist dalganın basıncıyla olduğu kadar, kendilerinin de bu dalganın parçası olduklarının ilanı anlamına geldiği açık. Kararla birlikte LGBTİ+, göçmen, siyah, engelli ve kadın çalışanlara yönelik kıyım, baskı ve mobbingin yoğunlaşacağı, işyerlerindeki kadın-LGBT+, göçmen, engelli, siyah düşmanlığının köpüreceği bekleniyor.
Kaos GL’deki habere göre, ABD’nin en büyük LGBTİ+ örgütlerinden Human Rights Campaign’in Başkanı Kelley Robinson, Ford’un bu kararına tepki gösterdi. Yaptığı açıklamada kararın geri çekilmesini isteyen Robinson, tüketici pazarı içindeki hacimleriyle “boykot ederiz” sinyali verirken, kararın hedefinde olan diğer kesimlere de aynı yönde çağrıda bulundu.
Liberal demokrasi masalının çoktan iflas ettiği bu koşullarda tekeller de o “liberal” maskelerini çıkarıp gerici-faşist toplumsal dönüşümün parçası haline geliyor. Sistemin ideolojik-siyasi aygıtlarınca yapılıp edilenlere onlar da kendi cephelerinden aldıkları kararlarla ortak oluyor, alan açıyorlar.
ABD’de Ford’un kararlarına benze kararlar alan şirketlerin sayısız artıyor. Ford’tan önce JPMorgan Chase, ev geliştirme perakendecisi Lowe’s ve motosiklet üreticisi Harley Davidson gibi şirketler de benzer kararlar almıştı.
Hem tüketici eğilimleri hem de bizzat parçası oldukları yeni siyasi, toplumsal tahakküm projeleri bunu gerektiriyor keza.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!