Jîna Mahsa Amînî: Cesaretin Simgesi



Jîna Mahsa Amînî’nin hayatı pahasına reddettiği yasak ve bunun sonucu uğradığı şiddet, o saltanatın sarsılmasına, köklerinde derin çatlaklar oluşmasına neden olacaktı


Çiçek Özgen

Jîna Mahsa Amînî iki yıl önce İran polisi tarafından işkenceyle katledildi. Amini başörtüsü yasağına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınmış, karakoldayken fenalaştığı söylenerek hastaneye kaldırılmış ve üç gün sonra yaşamını kaybetmişti. Molla rejimi ve onun kolluk kuvvetleri, örtbas ederek geçiştirmeye çalıştığı bu ölümün, toplumun öfkesini tetikleyeceğini ve büyük bir başkaldırının fitilini ateşleyeceğini düşünmemişlerdi kuşkusuz. Çünkü onlarca yıldır her türlü baskıyla, özgürlükleri her alanda yok edip İran halkını bastırmayı başarmışlardı. Bu gerici rejimde özellikle kadınlar sistemin birincil hedefi haline gelmiş, ikinci sınıf vatandaş olarak gericiliğin kıskacı altına alınmıştı. O nedenle bir Kürt kadının ölümüne kimsenin ses çıkarmaya “cüret” edemeyeceğini düşünmüşlerdi. Her gerici faşist iktidar gibi, saltanatlarının sonsuz ve sarsılmaz olacağına inanmışlardı. Ancak bir kadın, Jîna Amînî, o sarsılmaz dedikleri iktidarı aylarca sarsacak halk ayaklanmasının sembolü oldu. Onun ateşlediği öfkenin fitili on binlerce insanı sokaklara döktü, faşist rejime aylarca korku yaşattı. Bir kadının uymayı reddettiği bir yasak ve bunun sonucu uğradığı şiddet, o saltanatın sarsılmasına, köklerinde derin çatlaklar oluşmasına neden olacaktı.

Amînî’nin mücadelesi dünya kadınlarının mücadelesine dönüştü

Jîna’nın katledilmesi geri dönüşü olmayacak protestoların patlamasına neden oldu. Ülkede gerici sisteme karşı cesaretin ve karşı duruşun örgütlenmesine ön ayak oldu. Baskıcı, dinci sistemin dayattığı başörtüsü yasağına karşı kadınlar başörtülerini çıkarıp ateşe vererek ayaklanmanın en başına geçtiler. Haykırdıkları “Jin, Jiyan, Azadi” sloganı bu ayaklanmanın ve kadın özgürlük mücadelesinin simgesi haline geldi. Bu ayaklanma, şeriat sisteminin yerleşmesinden bu yana, hükümete ve sisteme karşı bugüne kadarki en büyük ayaklanma olarak tarihe geçti. Öyle ki, ülkenin sınırlarını aşıp dünya kadınlarının ve özgürlüğün meşalesine dönüştü. Tüm dünya kadınları Amînî’yi ve onunla özdeşleşen İran’lı kadınların özgürlük mücadelesini kendi mücadeleleriyle birleştirerek bağırlarına bastı.

İran rejiminin katliamcı yüzü

Molla rejiminin kanlı saldırıları sonucunda 550’den fazla kişi öldürüldü, 22 binden fazla kişi tutuklandı. 110 kişi idam edildi. Ölenler arasında 68 de çocuk vardı. Çareyi baskının dozunu artırmakta arayan bulan hükümet, Kum kentinde kız çocuklarının eğitim gördüğü okullara kimyasal saldırı düzenledi ve çocukları katletti. Protestoların cezaevlerine yayılması sonucunda 4 tutsak yaşamını yitirdi. Eylemlerin en başında yer alan ve rejimin yasaklarını delen kadınlar ise İran rejiminin hedefine yerleşti. 4 bine yakın kadın tutuklandı, yüzlercesine ev hapsi veya kırbaç cezası verildi. Ancak bu baskıların hiçbiri, Amini’de cisimleşen cesareti ortadan kaldıramadı. Aksine bu cesareti yaygınlaştırdı

Amînî ile başlayan mücadele sürüyor

İran’da kadınlar hâlâ gerici molla rejiminin dayatmalarına karşı mücadele ediyor. Kadınlar sık sık başörtülerini çıkararak sokağa çıkmaya başladı. Kendilerine müdahale etmeye çalışan mollalara cesaretle karşı koyuyorlar. Jîna Amînî o nedenle bir farkındalığın, ama onun ötesinde özgürlüğü istemenin ve onun engellerini ortadan kaldırmaya cesaret etmeninin adı olarak anılıyor.

Onunla başlayan yangın, kadınların kendi yaşamlarına kendilerinin karar vereceği bir özgürlüğü elde edene kadar durmayacak! Jîna Mahsa Amînî, kadınların gericiliğe karşı başkaldırmasının bir simgesi olarak anılıyor. Kadınların baskı altına alınmaya çalışıldığı, katledildiği her yerde hem Jîna Amînî hem “Jin, Jiyan, Azadi” sloganı yol göstermeye devam ediyor.