İmamlar ve Müftüler: Sermayenin Medet Umduğu Afyon



Direnişleri kırmakta sermaye-devlet-kolluk-mülki idareler yetmeyince sermaye din adamlarına sarılıyor


Zehra Çaldağ

Soma’dan Özak direnişine, Özak’tan Polonez’e uzanan direnişlerde sermayenin çaresizlikle başvurduğu yöntemlerden biri de imamları, müftüleri, din adamlarını devreye sokmak oluyor.

Ne kadar trajikomik bir durum aslında, direnişte olan işçilerin karşısına imam, müftü çıkarmak! Yani sermaye-devlet-kolluk-mülki idareler yetmeyince bir ihtimal diyerek sarıldıkları ‘din afyonu’ oluyor.

Soma Maden katliamında 301 madenci göz göre göre katledildiğinde madencilerin ve ailelerinin acılarını, öfkelerini etkisizleştirmek için elli imam gönderilmişti. “Gidin evinizde acınızı yaşayın” demişlerdi. Çünkü kapitalist barbarlık olan sömürü sistemi işçinin emeği, canı ve kanı üzerinden yükseliyor, varlığını devam ettiriyor. ‘Din, iman’ ise burjuvazi tarafından topluma kendisine sunulana razı gelmesi, fıtrata, alınyazısına, kadere teslim olması, kendisine yaşatılanları sineye çekmesi, çalışırken ölmenin normalleştirilmesini istiyordu.

Soma’dan sonra Urfa Özak Tekstil direnişinde gördük din adamlarını. Bu kez il müftüsüyle çıktılar direnişçilerin karşısına. İşçilerin direnişini valisi, kaymakamı, kolluğu, Çalışma Bakanlığı, yargısı, belediye başkanı ve il müftüsü’yle boğmaya çalıştı iktidar ama nafile, hakkı gasp edilmiş ve hakkını arayan işçiye bu afyonu yutturamazsın!

Şimdi aynısını Polonez işçilerine yapıyorlar. Sermaye-devlet-kolluk-mülki amir baskı, şiddet, dayak, işkenceyle gözaltına aldırmak… bütün bunlar işçilerin direnişini kırmaya yetmemiş olacak ki, işçilerin karşısına imam çıkarma pespayeliğini sergilediler.

Sen ey sermaye, sen ey devlet, siz ey kan emici sömürgen sistem yöneticileri kaç gündür işkenceli gözaltılarınıza rağmen, işçilerin kollarını, bacaklarını kırmanıza rağmen hem işlerini hem direniş alanı olan fabrika önünü istemekten bir adım dahi geri adım atmamış olan işçileri sizin imamlarınız kandırabilir mi sandınız? Nasıl bir çaresizliğe düştüğünüzün farkında mısınız? İşçi sınıfına direnme azmini, direnişleri büyütme bilincini nasıl tazeliyor sizin bu çaresizliğiniz, görüyor musunuz?

Polonez direnişçilerinin karşısına imam çıkardınız da ne oldu. Direnişçilerin dua ederek evlerine döneceklerini mi sandınız? Direniş alanları olan fabrika önünü, sizin sermaye-devlet-kolluk-mülki idare baskısı, işkencesi, gözaltılarınıza ve din simsarları olan imamlarınıza rağmen onurlu bir şekilde yine kazandılar.

FERNAS, AKCANLAR, POLONEZ DİRENİYOR. Siz bu direnişçi işçilerin karşısına imamdı, müftüydü, din adamıydı, gibi saçmalıklarla hiç çıkmayın isterseniz. Direnişçi işçilerin taleplerini bir an önce karşılayın ve ne kendinizi ne de o din simsarlarını trajikomik durumlara düşürün!

Sizin afyonunuz olan din baskısını direnişçiler artık yutmuyor. Çünkü karın doyurmuyor, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamıyor, işlerini geri vermiyor. İSİG önlemleri ruhani şeyler somut şeyler onlar bunu çok iyi biliyorlar.