‘Lale’yi En Güzel Kendi Mektupları Anlatır’



Şubat Kültür Sanat etkinliğinde bu ay, genç yaşında komünistleşen, Lale Çolak yoldaşın mektuplarından ve hakkında yazılan yazılardan oluşan “Çitlerin Olmadığı – Bir Ölüm Orucu Güncesi” kitabı üzerine konuştuk


2025’in ilk Şubat Kültür Sanat etkinliği genç yaşında komünistleşen, tarihe bıraktıklarıyla bugün bile kılavuz olan Lale Çolak yoldaşın mektuplarından ve hakkında yazılan yazılardan oluşan “Çitlerin Olmadığı-Bir Ölüm Orucu Güncesi” kitabı üzerine konuştuk.

Lale, tanıdığımız ve tanımadığımız birçok dostumuzu bir araya getirdi.

Komünist insanın somutlaşmış hali

Etkinlik başında Şubat Kültür Sanat Kolektifi adına yapılan açış konuşmasında, “komünist bir insan nasıl olur sorusunun en yalın yanıtını Lale’nin yaşamında görebilirsiniz” denildi. Her yönüyle örgütçü, yaşam içinde sürekli yenilenen, çevresiyle, yaşadığı kentle sıkı bağlar kuran, çok yönlü gelişimini kesintisiz sürdüren, her koşulda yoldaşlarını ve kolektifi ileri taşımayı hedefine koyan bir komünist olduğu vurgulandı. Bu kitabın özellikle bugünün bencil toplumunda yetişen gençlere okutulmasının farklı bir dünyanın mümkün olduğu gerçeğini hatırlatmak için anlamlı olabileceği belirtildi.

“İnsanlığın Doruğundayım”

Lale ile aynı dönemde Ölüm Orucu eyleminde yer alan yoldaşı Esmahan Ekinci şunları belirtti: “Lale kapitalizm içerisinde komünistleşmiş bir devrimciydi. Herkes devrimci olabilir ama komünistleşebilmek ayrı bir aşama. O genç yaşında bunun bilincindeydi. Örgütlemeye kendi hayatından ve ailesinden başladı. Bugün annesi, ‘Lale’nin söyledikleri bir bir çıkıyor’ diyor hala.

Lale’nin bir başka özelliği ise hafızasının çok güçlü olmasıydı. Ben de o dönemde Ölüm Orucu’ndaydım ama ben birçok şeyi hatırlamıyorum. Tabii o çok gençti bunun da etkisi var. Yunus Durmaz yoldaşın ölümsüzleşmesini ve kendisi tanımadan ölümsüzleşmiş diğer yoldaşlara dair birçok şeyi bilirdi. Kişinin ne düşündüğü bakışlarından anlaşılır. Onun bakışlarında çok farklı bir şey, yaşama bağlılık vardı. İradesi çok güçlüydü. Bir çatışma sonrası kullanamadığı sol kolunu tekrar işlevli hale getirmek için sürekli çalışırdı. Hayatın diğer alanlarında da bu böyleydi.”

Ekinci sözlerine “Lale’yi en güzel kendi mektupları anlatır. Biz ne kadar anlatsak kendisinin kaleminden yaratacağı etkiyi yaratmaz. O nedenle bu kitabı herkese öneriyorum” diyerek sonlandırdı.

“İnsanal Öz ve Kolektivizm”

Avukat Kazım Bayraktar İnsanlığın bireysel değil kolektif gelişim gösterdiğinin altını çizdi. Binlerce yıllık insanlık tarihinde elin yani emeğin gelişiminin kolektif olduğu, bu kolektif yaşamın daha sonra bozulduğunu, bunun da çeşitli nedenleri olduğunu belirtti. Lale’nin böylesine gelişkin bir bilince sahip olmasında da beslendiği bir kolektifin etkisi olduğunu belirterek sözlerini sonlandırdı.

Daha sonra söz alan katılımcılar Lale’nin mektuplarını okuyarak onun yoldaş sıcaklığının, İstanbul sevgisinin, yaşama bağlılığının altını çizdiler. Lale’nin mektuplarını “Görüşeceğiz” diye bitirmesine değinildi. O “görüşeceğiz” geleceğe dair ve mutlaka kazanacağımıza dair bir umut olarak dillendirildiği belirtildi.

Etkinlik, İlmek Müzik Topluluğu’nun Lale’nin sevdiği ezgileri seslendirmesi ve Esmahan Ekinci’nin konuklara kitabı imzalamasıyla sonlandı.

Görüşeceğiz Lale…