Tire-Belevi yolu için yapılan güzergah değişikliğiyle incir-zeytin ve çam ağaçlarının kesilmesine karşı nöbete başlayan Çayırlı köylüleri, bugün de Tarım-Sen öncülüğünde Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önündeydi
Daha önceki güzergahın ağaçsız bir alandan geçtiğini, hangi hesaplarla yapıldığı bilinmeyen bir değişiklikle yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını katledecek şekilde köylerine doğru değiştirildiğini belirten Çayırlılılar, “Ağaçlar kesilirse kendimizi tarlaya gömeceğiz!” diyerek tepkilerini dile getirdi.
Açıklamadan önce vali yardımcısıyla görüşen köylüler, sonra Karayolları Bölge Müdürü ile görüşecek.
Çayırlı Köylüleri İzmir’den Seslendiler: “Köyüme, Ağaçlarıma, Çayırlı’ya Dokunma”
✅İzmir Tire-Belevi karayolu güzergahının onlarca yıllık binlerce ağacın katline neden olacak şekilde değiştirilmesine karşı Tarım-Sen (@tarimsendikasi) öncülüğünde nöbette olan Çayırlı köylüleri,… pic.twitter.com/ZB6LXFXpf0
— Alınteri Gazetesi (@AlinteriGazete) February 21, 2025
Sonuna kadar mücadele
Eylemde konuşan Tarım-Sen Başkanı Umut Kocagöz konuşmasında yürütmeyi durdurmaya yönelik iptal davası açtıklarını hatırlatarak şöyle konuştu:
Ciddi bir adaletsizlik söz konusu. 2017’den beridir yapılan bir yol projesinin bir anda değiştirilmesiyle buradaki köylüler mağdur ediliyor ve bu mağduriyet çok hızlı bir şekilde giderilebilir, geri döndürülebilir. Köylüler önce vali yardımcısı ile görüştü. Karayolları Bölge Müdürüyle de görüşecekler. Valilikte projenin geri döndürülebilir olduğunu ve daha fazla ağaç kesiminin olmasını istemediklerini anlattılar. Yürütmeyi durdurmaya yönelik bir iptal davası zaten açılmış durumda, dozerlerle ve kesim ekipleriyle gelip köylüyü rahatsız etmeyin. Köylünün ağaçlarını kesmeyin, bu kıyımı durdurun. Gelirseniz orada olacağız. Burada İzmirliler ile birlikte bir kere daha söz veriyoruz; sonuna kadar mücadele edeceğiz.
150 senelik binlerce zeytin ağacı…
Eylemde söz alan Çayırlı köylülerinden Zehra Yıldırım, “Biz bugün buraya kendimizi ifade etmek, ağaçlarımızın kesilmesini önlemek için buradayız. Sayın Vali Yardımcımız ile görüştük. Bugün saat 15.00’te Karayolları ile de görüşme yapacağız. Önceliğimiz ağaçlarımızın kesilmemesi, ormanlarımızın talan edilmemesidir. 150 değil, 250 değil, yol boyunca binlerce zeytin ağacı katliama uğrayacak. Bu zeytin ağaçları 15 senelik bir fidan değil, 150 senelik bir ağaçtır. Bunun bilinmesini, katliamın durdurulmasını istiyoruz. Çam ağaçlarımızdan, incir ağaçlarımızdan, zeytin ağaçlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Sonu nereye giderse gitsin. Gerekirse Ankara’ya gideriz” dedi.
“Son çare dozerin önünde mezarımı kazacaklar”
Çayırlı köylülerinden Hediye Yıldırım, “Bu kesilecek olanlarda ağaçlardan bir tapu sahibiyim. Bizim ekmeğimiz, emeğimiz elimizden gidiyor. Alaylı olarak bize bir avuç çapulcu diyorlar. Biz çapulcu değiliz, biz köylüyüz. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Bizi oyaladılar, oraya buraya götürdüler. Gerekirse Ankara’ya giderim. Asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu bizim emeğimiz, yılların verdiği emek. Bizim geçim kaynağımız zeytin ağacımız. Nefesimizi kesmek üzereler. Duygu sömürüsü olarak söylemiyorum. En son çaremiz dozerin önünde mezarımı kazıp içine gömecekler. Bu bir blöf değil. Benim ekmeğim elimden gittikten sonra en son yapacağımız şey budur” İfadelerini kullandı.
“Tarlaya kendimi gömeceğim”
Çayırlı köyünden Birsen Keskin, “Ben o ağaçlarımı ne emeklerle büyüttüm. Sırtımda güğümlerle su çeke çeke büyüttüm. Ekmeğimi almalarını istemiyorum. Asla ormanıma dokunmayın, zeytinime, incirime dokunmayın. Burası benim tek umudum, tek ekmek teknem. Bu ağaçlar kesilirse tarlanın içine mezar kazıp içine kendimi gömeceğim” şekline konuştu.
“Köyün altından geçecek yol aniden üstüne döndü”
Çayırlı’dan Güler Yıldırım ,”Köyün altından geçecek yol aniden köyün üstüne döndü. Onlarca zeytin ağacımızı kesecekler. Ben burayı alırken Ziraat Bankasından kredi çektim, bu krediyi ödüyorum. Evime bu ağaçlarla bakıyorum. Ekmek teknemizi hayatta vermem. Bizi de öldürsünler öyle girsinler. Köyün altında 5-10 tane zeytinim var. Biz köylüyüz, fakiriz. Bize sahip çıkın. Köylü olmazsa hiçbir şey olmaz, biz üretemeyiz. Onca işimizi bıraktık geldik ağaçlarımıza sahip çıkmaya. Bize ne olur sahip çıkın” derken gözyaşlarına hakim olamadı.
“Zeytinimizi katletmelerine izin vermeyeceğiz”
Söz alan köylülerden biri şunları söyledi:
“2017’ alınan karar ile ne hikmetse bir anda yol köyün üstünden geçeceği söyleniyor. Çıkarcıların bir hilesidir. Köylü yola karşı değil. Yolun güzergahı belliyken, ağaçsız bir yerden geçerken neden köyün üstüne aldılar? Ağacına kıymak demek öldürmek demektir. Toprağımızı, ballı incirimizi, zeytinimizi katletmelerine izin vermeyeceğiz. Bütün Türkiye duysun”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!