Pazar, 26 Temmuz 2026

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nden 3 Acil Talep!



Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, Ankara ve İstanbul’da yaptıkları basın açıklamalarıyla barış için üç acil taleplerini sıraladı.


27 Mart’ta İstanbul’da düzenlenen “Kadınlar Barışı Konuşuyor” çalıştayının ardından “Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi”ni kuran kadınlar, barıştan ne anladıklarını ve savaşın sonlanmasının hangi toplumsal-siyasal gelişmelerle mümkün olacağını konuşarak belirledikleri 3 temel talebi bugün İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirdikleri basın açıklamalarıyla deklare etti.

İstanbul’un Şişhanane Meydanı’nda yapılan açıklamaya Barış Anneleri İnisiyatifi de katıldı. “Barış için ısrar ediyoruz!”, “Barışa ihtiyacım var!”, “Silahlara değil kadınlara bütçe!”, “Kadınlar barış istiyor!”, “Jin jiyan azadî!” dövizlerini taşıyan kadınlar  sık sık, “Jin şer naxwazin, jin aştiye dixwazin!”, “Barış hemen şimdi!” sloganlarını attı.  Açıklamada ortak basın metni Kürtçe ve Türkçe olarak okundu.

Ankara Sakarya Caddesi’nde de bir araya gelen kadınlar, “Kadınlar barış istiyor!”, “Jin jiyan azadî!”, “Bijî yekîtiya jinan!”, “Kadınlar barışta ısrar ediyor!” dövizlerini taşıyarak “Jin jiyan azadî!”, “Kadınlar barış barış istiyor!” “Savaşa hayır barış hemen şimdi!” sloganları attı.  Burada da açıklama Kürtçe ve Türkçe okundu.

‘Bütçe neden savaşa gidiyor?’

Savaşa ayrılan bütçeye dikkat çekilen açıklamada, “Bu ülkenin bütçesinin neden yüzde 10’undan fazlası, toplam 1 trilyon 608 milyar lira savaşa, ‘savunma ve güvenlik’ harcamalarına gidiyor? Bu ülke neden sağlık harcamasına ayırdığının 1,5 katını savaşa ayırıyor? Hele asgari ücret açlık sınırının altındayken? Neden iki yılda bir sınır ötesi operasyon tezkeresi meclise geliyor ve yenileniyor? Neden her seçim döneminde yeni bir harekât, yeni bir beka sorunu gündeme getiriliyor?” diye soruldu.

‘Anadilde hizmet hayati önemde’

Anadilde hizmet hakkının kadınlar açısından hayati önemde olduğu vurgulanan açıklamada, “Bu savaş eğer Kürtlere karşı değilse, bu ülkede neden pek çok dilde hizmet alabilirsiniz ama Kürtçe alamazsınız? Bu ülkede bir kadın, Fatma Altınmakas, Muş’un Malazgirt ilçesinde kocasının kardeşinin tecavüzüne uğradıktan sonra, polis karakolunda ifadesi Kürtçe alınamadığı için yaşadıklarını anlatamadı ve kocası tarafından öldürüldü” diye kaydedildi.

‘Üniformalar kadınları katlediyor’

Kadınların eşit, özgür, şiddetten uzak yaşayabildiği bir barış istedi vurgulanan açıklamada, “Savaşın erkekliği, erkek şiddetini kışkırttığı bir ortamda yaşıyoruz yıllardır. Erkekler zaten dokunulmazken, üniformalar kadınları katletmek, tecavüz etmek, çocukları istismar etmek, intihara sürüklemek için fazladan bir dokunulmazlık sağlıyor. İpek Er’in ölümüne sebep olan Musa Orhan ve onun gibiler, uzman çavuşlar, özel harekâtçılar devletin bekasını temsil ettiği için cezaevine girmiyor. Her yanı silahlı erkeklerle, karakollarla, kameralarla kuşatılmış kentlerde Gülistan Doku’lar, Narin Güran’lar kaybediliyor, katlediliyor” ifadelerine yer verildi.

ÜÇ ACİL TALEP 

Açıklamada, kadınların barışa dair üç acil talebi şöyle ifade edildi:

“* Siyaset suç olmaktan çıksın. Buna zemin sağlayan Terörle Mücadele Kanunu gibi kanunlar kaldırılsın, hasta tutsaklar başta olmak üzere siyasi mahpuslar özgür bırakılsın.

* Sınır ötesi harekâtlara, özel güvenlik bölgesi uygulamalarına, askeri yığınağa derhal son verilsin.

* Tüm kayyımlar geri çekilsin, kayyım atanmasının zeminini oluşturan ve OHAL bahanesiyle yasalaştırılan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname iptal edilsin.”