Gözaltına alındıktan sonra Emniyet’te çıplak aramaya maruz bırakılan, işkence gören, ifadesini değiştirmesi için farklı tarihlerde karakola çağrılarak muhbirlik yapması istenen Onur Yaser Can davası sürüyor.
‘Resmî belgede tahribat (TCK 205)’ suçundan 2023’te 6’şar yıl hapse mahkum edilen dört polis memuru Hakan Aydın, Muhammet Olgun, Onur Ülker ve Yunus Başar, istinaf mahkemesinin ‘iyi hal indirimi yapılmadığı’ gerekçesiyle cezaları bozmasının ardından bugün bir kez daha hakim karşısına çıktılar.
❗️Ezgi Sevgi Can yalnız değildir#OnurYaserCan davası, 9 Ocak’a ertelendi
Bir aileyi yok ettiniz, hesabını soracağız! pic.twitter.com/McFz2l9big— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) June 21, 2025
İstanbul 6. ağır ceza Mahkemesi 2019 yılında 2 polis memurunu resmi belgede sahtecilik ve resmi belgeyi bozma ve yok etme suçlarından 6’şar yıl hapis mahkum etmişti. Sanıklarca temyiz edilen o dosya 6 yıldır Yargıtay’dan dönmedi. Halen incelemede görünüyor.
2023 yılında ise İstanbul 41. ağır Ceza Mahkemesi, birisi ekipler amiri üçü polis memuru olmak üzere başka dört kolluk görevlisi hakkında resmi belgeyi bozma ve yok etme suçunun alt sınırından uzaklaşarak ve iyi hal indirimi uygulamadan 6’şar yıldan fazla hapis cezasına hükmetmişti. İşkence ve diğer suçlarla ilgili olarak da dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi, işkence, cinsel saldırı ve intihara sürükleme suçlarından 2011 yılında verilen takipsizlik kararını, yeni delil durumuna göre tekrar değerlendirerek kaldırdı. Bu sayede sanık polisler hakkında 14 yıl sonra tekrar işkence, cinsel saldırı ve intihara sürükleme suçlarından soruşturma açılmış oldu. Bu soruşturma halen devam ediyor.
Hemen akabinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yukarıda bahsi geçen kararını, cezanın alt sınırdan uzaklaşarak verilmesinin ve sanıklara iyi hal indirimi uygulanmamasının “yeterince gerekçelendirilmediği” gibi usulî nedenlerle bozmuştu. İstinafın bozma kararından sonra tekrar İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gelerek yeni esas numarasına kaydolan davanın ilk duruşması bugün Çağlayan adliyesinde görüldü.
Duruşmaya Ezgi Sevgi Can ve avukatları ile sanık polis memurlarının avukatları katıldı. Müdahil sıfatıyla söz alan Ezgi Sevgi Can, İstinaf’ın bozma kararının neden hukuka aykırı olduğunu 2010 yılından bu yana devam etmekte olan yargısal süreçlerin çarpıcı ve net bir özetini yaparak yeniden mahkemeye ve kamuoyuna hatırlattı. Yargılama boyunca hiçbir pişmanlık belirtisi göstermeyen üstelik mahkemeyi alenen yanıltmaya çalışan, bir kez dahi duruşmalara fiziken katılmayan (her seferinde segbisle bağlanan) kolluk görevlileri hakkında neden iyi hal indirimi uygulanamayacağını tartışmaya mahal vermeyecek netlikte izah etti. Ayrıca sanık polislerin örgütlü şekilde işledikleri resmi belgeyi bozma ve yok etme suçlarının, abisi Onur Yaser Can’a yapılan işkence ve cinsel saldırının ardılı, intihara sürükleme suçunun ise öncülü niteliğindeki araç suçlar olduğunu ve esas olarak işkence, cinsel saldırı ve intihara sürükleme suçlarını gizlemek maksadıyla işlendiğini belirtti. Dolayısıyla suç kastının yoğunluğu, suçların örgütlü şekilde işlenmesi ve neticenin ağırlığı gözönüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka uygun olduğunu belirtti.
Ezgi Sevgi Can’ın avukatları da, istinafın bozma kararında işaret ettiği usulî eksikliklerin giderilmesini ve kararın gerekçesinin daha detaylı belirtilerek sanıkların yeniden iyi hal indirimi uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep ettiler.
Sanık polislerin avukatları ise kayda değer bir savunma yapmayıp “Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, eksiklikler giderilsin, suçlamaları kabul etmiyoruz” vb. beyanlarda bulundular.
Mahkeme, 2019 yılında ceza alan ilk iki polis hakkında görülen ve halen Yargıtay’da incelemede olan dosyanın Yargıtay’dan dönüşünün bekletici mesele yapılmasına ve duruşmanın 9 Ocak 2026 tarihine bırakılmasına karar verdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!