Ezgi Sevgi Can: Sadece evrakta sahtecilikten değil işkenceden de yargılanacaklar!



Gözaltındayken gördüğü işkence ve çıplak arama sonucu intihara sürüklenen Onur Yaser Can davasının 4. duruşması Çağlayan Adliyesi’nde görüldü.


ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu Onur Yaser Can, 2 Haziran 2010 tarihinde İstanbul Beyoğlu’nda narkotik polisi tarafından gözaltına alındı. İfadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. İki gün sonra, 23 Haziran 2010’da “tutanaklarda eksiklik olduğu” gerekçesiyle tekrar karakola çağrılan Can, aynı gün intihar etti. İntiharının ardından annesi Hatice Can, oğlunun pantolonunun arka cebinde, üzerinde çıplak aramaya maruz bırakıldığına ifadelerin yazılı olduğu bir not bulmuştu.

Onur Yaser Can’a beyan ve evrakta sahtecilik yapan, işkence uygulayarak intiharına yol açan polislerin yargılandığı duruşma yapıldı. Duruşmaya Onur Yaser Can’ın kız kardeşi Ezgi Sevgi Can, avukatlar ve HDP’li vekil Züleyha Gülüm katıldı.

Bu duruşmada savcı mütalaasını verdi. 13 yıldır delil olarak dikkate alınmayan narkotik şube giriş çıkışlarını gösteren kamera kayıtları bir kez daha mahkeme heyetinin gündemine girmiş oldu. Heyet bu kez kamera kayıtlarını dikkate aldı. Yani sanık polislerin yalan beyan ve evrakta sahtecilik yaptıkları daha somutlanmış oldu. Önceki ara kararda işkence konu dışı edilmişti, bu gelişmeyle polislerin işkence iddiasıyla da yargılanmasının önü açıldı.

Ezgi Sevgi Can, 13 yıldır anne ve babasıyla iğneyle kuyu kaza kaza bu noktaya gelindiğini, şubedeki görüntüleri de onların hazırladığını, o görüntülerin polislerin “olaya dahlimiz yok” beyanlarını tamamen çökerttiğini vurguladı: “Sadece evrakta sahtecilik ve yalan beyanla değil işkenceden de yargılanmaları için mücadele devam edecek.”

Bir sonraki duruşma 5 Haziran’a ertelendi.