Harb-İş Eskişehir Şubesi: Genel Merkez’in Görevi Şubelerin Sesini Duymaktır!



Harb-İş Genel Merkezi’nin muhalif şubeleri hedefe çakan açıklamasına yanıt veren Eskişehir Şubesi “Üyelerimiz kredi kartlarına yüklenmiş, borçla ayakta kalmaya çalışıyor, ekonomik olarak çok zor durumda. Bu zor durumu nasıl aşacağız? Neler yapacağız? Buna dair açıklama yapmak yerine hâlâ muhalefeti suçlamakla vakit kaybediliyor” diye belirtti


30. Dönem Kamu Çerçeve Protokolü 2 Ağustos’ta imzalandı. İşçileri temsil eden konfederasyonlar (Türk-İş ve Hak-İş) şubat ayında hükümete sundukları taslakta ücretlere yüzde 90 oranında zam isterken 2 Ağustos’ta bunu unutturarak hükümetin sunduğu ilk 6 ay için yüzde 24, ikincisi için 11 ve seyyanen 50 TL’lik zammın altına imza attılar. Bu protokol konfederasyonlara sendikaların tabanında tepkilerle karşılandı. Henüz Yüksek Hakem Kurulu’na gitmeyen protokol kapsamında sendikalar kendi işkolları kapsamında TÜHİS’le görüşmeleri sürdürüyor. Fakat bu arada işçilerin büyük ekonomik kayıplara uğramaya devam ediyor.

Önemli bir işkolu olan savunma sanayi işçilerinin örgütlü olduğu Harb-İş de henüz toplu sözleşme anlaşmasına imza atmadı. Sendika Genel Merkezi, TÜHS’le görüşmede neler olup bittiği, neler görüştükleri ya da hangi noktalarda anlaşmaya varıldığı, toplu sözleşme farklarının ne zaman ödeneceği konusunda ise herhangi bir açıklama yapmıyor.

Bu tablo karşısında Eskişehir Şube üyesi işçiler geçen hafta Ankara’ya genel merkez önüne gitti, fakat yöneticilerle görüşemediler. Daha sonra da sendika yönetiminden bir isme ait olduğu bir ses kaydı dolaştırıldı sosyal medya üzerinden. Kayıtta yönetici sözleşmenin bu hafta imzalanacağını söylüyor ve kazanımların yanı sıra büyük kayıpların da olduğunu belirtiyordu.

Genel Merkez, işçileri bilgilendirmek yerine muhalif şubeleri hedefe çakan ibretlik bir açıklama yayınladı. Mesajda toplu sözleşme için ne kadar büyük fedakarlıkla çalıştıklarını bir lütuf gibi belirten yönetim ‘Hâl böyleyken kendilerince rol çalma çabası içinde olanlara, etkisi ve yetkisi olmadan kamu kurum ve kuruluşları önünde resim veya video çekenlere, Genel Merkez Yöneticilerinin adını kullanarak ses kaydı paylaşanlara itibar edilmemesi gerektiği apaçık ortadadır’ diye kibirli bir açıklama yaptı.

Ses kaydını, işçilerin Ankara’ya gelişini ve muhalif olan Eskişehir Şube’yi kastederek “Amaçları algı yönetimi yapmak ve süreci manipüle ederek baltalama niyetinde olanlar yalnızca üyelerimiz nezdinde afaki şekilde beklentileri yükseltmekte, alınacak bir lira için bile gecesini gündüzüne katan Genel Merkez Yöneticilerinin çalışmalarını boşa çıkartmaya çalışarak değersizleştirme çabası içerisindedirler” diye belirtti.

Mesajı “Ancak bu şekilde hareket eden belli grupların bilmesi gereken tek şey Türk Harb-İş Sendikası üyelerinin bu tür oyunlara ve manipülasyonlara gelmeyecek kadar zeki ve sağduyulu olduklarıdır” vurgusuyla bitiren Genel Merkez açıklamasına yanıt veren Eskişehir Şube de şunları belirtti:

Genel Merkez yönetiminin uzaktan yakından ilgimiz olmayan bir ses kaydından yola çıkarak şubelerimizi hedef alarak yaptığı açıklamayı hayretler içerisinde okuduk. Görev yaptıkları süre boyunca büyük oranda Kamu Çerçeve Protokolü’nün dışına çıkamayan, üyelerimizin genel mağduriyetini gideremeyen ve derdimizi anlatamadan alım gücünün dibe vurduğu bir dönemde “tek etkili ve yetkili olduklarını” belirten Genel Merkez Yönetimimiz bu etki ve yetkisini nerelerde kullandığını anlatmak, bunlara cevap vermek yerine her zaman olduğu gibi kolaycılık yaparak üyelerinin taleplerini hayata geçirmek için kapılarına gelen bizleri suçluyor.

18 Temmuz’da ‘1 Eylül’de tüm üyemize yüzde 6,67 aldık’ , ‘Üyelerimiz için kendi sözleşmemize özel kazançlar sağlayacağız. Bunlar Türk Harb-İş Sendikası’nın olmazsa olmazlarıdır’ diyenler; ‘VTP’nin arttırılarak yıllık izin ve hafta tatillerinde alacağız, geri adım atmayız’ diyenler; ‘derece alacağız, bekleme yıllarını düşüreceğiz’ diyenler, en önemlisi KÇP masasında açık bir şekilde haklarımız elimizden alınırken ses çıkarmayıp, itiraz etmeyip ‘İmza atmayın’ dememize rağmen bireysel beklenti, menfaat ve çıkarlar doğrultusunda imza atanlar bugün beklentileri yükselttiğimiz iddiası ile bizlere dolayısıyla üyelerimize kızıyor ayar vermeye çalışıyor.

Gecesini gündüzüne katan, 1 lira kazanabilmek için bile uğraşan! TİS süreci boyunca resmî sayfadan doğru dürüst bir açıklaması olmayan Genel Merkez yöneticilerimiz bugün o resmi sayfadan çok önemli! bir açıklama yaparak diyor ki, ”Bizim üyelerimiz zekidir, bu tuzağa düşmez, itibar etmez. Yani adeta diyorlar ki; bizim kayda değer bir şey alamayacağımızı bilir, hayal kurmaz!’

Evet bizim üyelerimiz gerçekten zeki ve akıllıdır. Sizin neler yapamadığınızın ve bu yapamadıklarımızdan dolayı hedef saptırmaya çalıştığınızın neyin ne olduğunun emin olun açık şekilde farkındalardır. Ve bugün hala bizler aracılığı ile hala seviyeli bir tepki noktasındalarsa size değil Türk Harb İş Sendikası kurumsal yapısına karşı duydukları sevgi ve saygıdandır.

Üyelerimiz kredi kartlarına yüklenmiş, borçla ayakta kalmaya çalışıyor, ekonomik olarak çok zor durumda. Bu zor durumu nasıl aşacağız? Neler yapacağız? Buna dair açıklama yapmak yerine hâlâ muhalefeti suçlamakla vakit kaybediliyor. Şube başkanları ve temsilciler olarak kapınıza geldiysek bunun sebebi ilgisizlik ve şeffaflıktan uzak tavrınızdır. Mücadeleyi yalnızca ikili görüşmelerden ibaret sanan düşünce tarzınızdır. Bunlara açıklama getirmek yerine hâlâ ‘muhalefet şöyle, muhalefet böyle’.

Evet, biz öyleyiz, böyleyiz; üyemizin yanındayız, üyemiz ne derse oyuz. Verilen sözlerin, hakların takipçisiyiz, olmaya da devam edeceğiz. Siz ne derseniz diyebilirsiniz. Tabandan kopmuş, üyeye kulak vermeyen sizler gibi suçlamada bulunmak yerine taşralardan elimizdeki kısıtlı imkânlarla ses olmaya, hak aramaya, umut olmaya çalışıyoruz.

Siz muhalefetle uğraşacağınıza verilen sözleri yerine getirmek için uğraşın. TİS ne durumda, onunla uğraşın. Bu ay izne çıkan her arkadaş dibin dibini gördü. Bunları hatırlayarak muhalefet kapınıza niye geldi? Bir düşünün. Konuşup bilgi vermek çok mu zordu? Üye sıkıştırmasa, zor da olmasa merkezin kapısına kadar niye gelsin başkanlar temsilciler? Bunları yanıtlayın. Değerli üyelerimiz; Eskişehir Şubesi olarak bizlerin tek amacı, üyelerimizin alın teriyle hak ettiği ücretlerin, sosyal kazanımların ve özlük haklarının en kısa sürede güvence altına alınmasıdır.

Ancak ne yazık ki Genel Merkez’in yaptığı açıklamada, üyelerimizin haklı taleplerini dile getiren, onların beklentilerine tercüman olan şubeler ve temsilciler hedef alınmış, küçümseyici bir dil kullanılmıştır. ‘Rol çalma’, ‘manipülasyon’, ‘algı yönetimi’ gibi ifadeler ne sendikal mücadeleye ne de üyelerimizin iradesine yakışmaktadır. Bu tür söylemler birliği ve dayanışmayı güçlendirmek yerine parçalamaktadır.

Biz EskişehirHarb-İş Şubesi olarak şunu açıkça ifade ediyoruz:

•Üyelerimizin sabrının tükendiğini, altı aydır maaş farklarını beklediğini dile getirmek rol çalmak değil, gerçekleri ortaya koymaktır.

  • Sendikal mücadele, üyelerin sesi olmakla mümkündür; üyelerimizin sesini bastırmaya çalışmak ise sendikacılıkla bağdaşmaz.
  • Genel Merkez’in görevi şubeleri susturmak değil, şubelerden gelen haklı talepleri dikkate alarak müzakereleri şeffaf şekilde yürütmektir. Eskişehir Şubesi olarak üyelerimizin haklarını savunmaya devam edeceğiz. Hiç kimsenin emeği, alın teri ve beklentisi değersizleştirilemez. Bu sürecin gerçek sahibi, alın teriyle yaşayan üyelerimizdir.

Bizler üyelerimizin yanında, onların taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Genel Merkez’den beklentimiz; Kendilerinin ifadesi ile EN YETKİLİ VE EN ETKİLİLER olarak sert üsluplu açıklamalarla şubeleri hedef almak yerine, toplu sözleşme görüşmelerinde üyelerimizin hakkını masada en güçlü şekilde savunmasıdır.

Buradan çok açık söylüyoruz:

  • Eğer bu toplu sözleşme süreci vaad edilen ve bizimle değil neredeyse tüm üyelerimiz ile paylaşılan ilave haklar alınmadan bitirilirse,
  • Eğer üyelerimizin alın teri masada hakkıyla savunulmazsa, sandalyelerine yapışarak koltuklarını korumaya çalışanların o koltuklarda tek gün bile oturma hakkı yoktur. Üyelerin iradesine sırtını dönen, emeğin hakkını masada savunamayan herkes, en kısa zamanda görevini bırakıp bu mücadeleyi gerçekten sahiplenenlere teslim etmelidir.