Samandağ Halkı Topraklarına Çökülmesine Karşı Nöbette!



Hatay/Samandağ’a bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde TOKİ’nin deprem konutları projesi için “acele kamulaştırma” kararı kapsamına alınan bölgeye mahkeme süreci bile bitmeden iş makineleriyle girilmesine karşı halk nöbete başladı


6 Şubat depremlerini her açıdan fırsata dönüştürmeye çalışan iktidar büyük bir yıkımın yaşandığı Hatay’la özel olarak ilgileniyor. Samandağ kentin en büyük hasar alan ilçesi. İktidar depremin çok yönlü yıkımını yaşayan halkın en temel sorunlarını bile çözmemişken yandaş müteahhitlere “deprem konutları” yapacakları gerekçesiyle “acele kamulaştırma” adı altında halkın arazilerini, zeytinliklerini, bahçelerini ve barındığı evlerin olduğu arazileri peşkeş çekiyor. Hem de süreç mahkemedeyken her türlü kuralı ihlal edip kolluk eşliğinde yıkıma girişerek yapıyor bunu.

Deprem sonrası başlatılan konut projeleri kapsamında Samandağ’ın mahallelerinden Mağaracık, Hıdırbey, Vakıflı ve Kurtderesi’nde “acele kamulaştırma” kararı alınmıştı. Mağaracık’ta halkın zeytinlikleri, arazileri tüm itiraz ve dava süreçlerine rağmen gasp edildi. Şimdi de sıra en büyük mahallelerden Kurtderesi’nde.

Dün gasp edilecek alana kolluk eşliğinde iş makineleri sokulmuş, halk bu pervasızlığa tepki göstererek direneceğini açıklamıştı.

‘TOKİ evleri kime yapılıyor, biz depremzede değil miyiz?’

Tepkiler devam ediyor. Kurtderesi halkı, iş makinelerini ve kepçelerin olduğu yerde bir açıklama yaptı.

Basına yansıyan bilgilere göre köylülerden Sibel Berrak, şunları söyledi:

Biz burada sonuna kadar tarım ve topraklarımızı vermemeye direneceğiz. Biz hazine malının topraklarını verdik ve hiçbirisine bir şey söylemedik, karşı da çıkmadık çünkü o devletin malıdır. Malımızı vermeye karşıyız, vemeyeceğiz, direneceğiz. Narenciye çıkmak üzere. Hangi akıl ki bu narenciyenin toplanmasına 1 ay kalmışken sökülüyor? Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Polis, asker, jandarma bizim evladımız. Biz halkız, Türk vatandaşıyız. Bizim çocuklarımız da asker. Bunu yetkililer duysun: Biz topraklarımızı terk etmeyeceğiz, vermeyeceğiz, buna razı değiliz. Biz depremzedeyiz, peki bu TOKİ evleri kime yapılıyor? ‘Depremzedeye’ diyorlar, biz depremzede değil miyiz? Bizim canlarımız, hatıralar, geçmişimiz, geleceğimiz, her şeyimiz burada. Biz çiftçiyiz. Bunu yetkililere iletiyoruz lütfen geri adım atın. Biz geri adım atmayacağız. Bir depremzedeyi bir depremzedeyle sınamak ne kadar doğru? Bizi birbirimize düşürmesinler. Onlar da mazlum biz de. Bu toprakları alanlar mutu olamaz bizim ahımız çoktur. Bu toprakları almak için çok bedeller ödenmiştir.

“Kepçelerin önünde ölümüne yatmaya hazır insanlar var burada”

Köylülerin avukatı Ecevit Alkan da şöyle konuştu:

Burası Samandağ TOKİ 5. bölge. Bu TOKİ alanında hak ve tapu sahipleri var. Karşıda gördüğünüz alanda da 10 binden fazla narenciye ağacı var. Bu narenciye ağaçlarının hepsinin kesilmesi söz konusu. Buna karşı ortak bir dava açılmış durumda, dava süreci devam ediyor. Burada insanlar haklarını, mülkiyet haklarını savunmak için buradalar. Dava süreci tamamlanmadan buraya müdahale etmeleri insan haklarına aykırı. Ayrıca çevre hukuku, mülkiyet hukuku ve Anayasa’ya, Türkiye’nin bağlı olduğu uluslararası sözleşmelere de aykırıdır. Bu nedenle fiili olarak kepçelerin önünde ölümüne yatmaya hazır insanlar var burada. Biz de onların haklarını ve hukukunu korumak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.