ESP Susmadı, Susmayacak!



Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri bugün saat 14:00’te Sakarya Caddesi’nde ESP’ye dönük ev baskınlarıyla gözaltına alınanlardan 77 sosyalistin tutuklanmasını protesto etti


Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri bugün saat 14:00’te Sakarya Caddesi’nde ESP’ye dönük ev baskınlarıyla gözaltına alınanlardan 77 sosyalistin tutuklanmasını protesto etmek ve “Hepimiz ESP’liyiz!” demek için bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Ankara Emek Demokrasi Güçleri adına okunan basın açıklamasında şunlar ifade edildi:

3 Şubat’ta İstanbul, Ankara, İzmir ve 19 ilde Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu, Etkin Haber Ajansı, BEKSAV, Kaktüs Genç Kadın Derneği, Polen Ekoloji Kolektifi ve DİSK/Limter-İş üyelerinin kurum binalarına ve evlerine baskınlar düzenlendi. Bu baskınlarda ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, Sosyalist Kadın Meclisleri Genel Sözcüsü Tanya Kara, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu Eş Genel Başkanı Berfin Polat’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sosyalist gözaltına alındı. Gözaltına alınan 96 sosyalistin 77’si çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

Bu tutuklamaların tesadüf olmadığını biliyoruz. Kürt halkının iradesini, halkların eşitlik temelinde bir arada yaşamasını savundukları, Rojava Devrimi’ni sahiplendikleri, işçi sınıfının asgari değil insan onuruna yaraşır bir yaşam talebini yükselttikleri için tutuklandılar. Gençliğin özerk-demokratik üniversite mücadelesinde ve kadın özgürlük mücadelesinde yer aldıkları, doğa talanına karşı sermaye düzenine karşı durdukları için tutuklandılar. Devrimci özgür basın geleneğini sürdürdükleri, emperyalist savaş politikalarına karşı ses çıkardıkları için tutuklandılar. Devrim ile sosyalizm mücadelesinde ısrar ettikleri için tutuklandılar. Özgürlük için fiili meşru mücadeleyi, sokağı işaret ettikleri için tutuklandılar. Bu operasyonların amacı, ESP’yi fiilen tasfiye etmek, devrimcilerin ayaklarını sokaklardan kesmek ve umutsuzluğu örgütlemektir.

Bu tutuklamalar bir kez daha gösteriyor ki yargı, iktidar tarafından toplumsal muhalefeti bastırma amacıyla sosyalist, devrimci ve demokratik güçleri hedef alan bir araç olarak kullanılıyor. Halkın eşitlik, özgürlük ve adalet talebini savunan meşru siyasi faaliyetler kriminalize ediliyor. Sosyalist devrimcilerin mücadelesi, siyasi kırım operasyonlarıyla; çetelerin, çocuk istismarcılarının ve uyuşturucu tacirlerinin yalan beyanlarıyla ve düzmece soruşturmalarla durdurulmak isteniyor. Dosyalarda tutuklamaya gerekçe olarak MESEM’lere karşı yapılan eylemler, Suruç anmaları, devrimcilerin cenazelerine katılmak, Komünist Manifesto okumak ve Che Guevara posteri bulundurmak gösteriliyor. Üstelik, bunlara karşı savunma vermemiz isteniyor.

Çocukları işçileştirerek çocuk emeği üzerinden kâr elde eden sermaye düzenine karşı MESEM adı altında “eğitim” verildiği iddiasıyla çocukların iş cinayetlerinde ölüme sürüklenmesine karşı hepimiz MESEM eylemlerindeydik. Bir kenti yeniden inşa etmek için Suruç’a doğru yola çıkan ve IŞİD-devlet işbirliğiyle katledilen 33 devrimciyi anmak için her hafta Suruç anmalarındaydık. Devrim ve sosyalizm yolunda mücadele eden yoldaşlarımızı uğurlamak, onların bayrağını devralacağımıza söz vermek için cenazelerdeydik. Sosyalist külliyatın metinlerini okuduk. Bu soruşturmalarda neyin savunmasını vermemiz isteniyor?

Bu saldırılar ilk değil son da olmayacak! Devrimci sosyalist hareket tarih boyunca yasaklarla, gözaltılarla, tutuklamalarla bastırılmak istendi. Ancak her dönem, bu baskılar karşısında mücadele yeniden filizlendi, daha da güçlenerek yoluna devam etti. Bugün de yaşananlar bu tarihsel sürekliliğin bir parçasıdır. Hukuksuz gözaltılarla, sabah baskınlarıyla, yargı sopasıyla halkı teslim alma girişimleri dün olduğu gibi bugün de sonuçsuz kalacak. Yaşam ve özgürlük için direnenler hep vardı, var olmaya devam edecek. Halkın özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi sürecek. Biz bu mücadelenin tam ortasında olmaya devam edeceğiz.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri olarak işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, halkların, ekolojistlerin ve ezilen tüm kesimlerin verdiği meşru mücadeleyi savunuyoruz. Bu saldırılar karşısında susmayacak, geri adım atmayacak, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz! Tutuklanan tüm mücadele yoldaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Bu sürecin takipçisi olacağımızı ve mücadeleyi büyütmeyi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

Alınteri / Ankara