Sürekli aşırı çalışma ve korkunç zorluklar, militanlar arasında tüberküloz belirtileri gözlemlenmeye başladı. Onu Okhrana iyileştirdi -ancak bu koşullar altında onlara minnet duymasına neden olacak hiçbir şey yoktu. Purga ya da Buran olarak bilinen korkunç buz fırtınası aniden bastırdığında Sibirya’da açık bozkırdaydı. İnsanların kendilerini bundan korumasının tek yolu yere yatmak ve kendini kara gömmekti. Fakat Koba buz tutmuş bir nehir boyunca yürümeye devam etti. En yakın kulübeye kadar birkaç kilometrelik yolu yürümesi saatlerini aldı. Sonunda kulübenin kapısından içeri girdiğinde insanlar onun bir hayalet olduğunu zannettiler: Öyle ki tepeden tırnağa buz kesmişti. Onu ısıttıklarında bayıldı ve 18 saat kesintisiz uyudu. Bu maceranın sonunda tüberkülozu sonsuza dek iyileşmişti. Sibirya böyledir: Öldürmezse kalıcı olarak iyileştirir. Ortası yoktur: Soğuk ya adamı ya da hastalığı (rastgele) alıp götürür.
1903’te birkaç güzel haber aldığında hapishanedeydi. Rusya Sosyal Demokrat Partisi’nin İkinci Kongresi’nde Lenin’in girişimiyle Bolşevikler ve Menşevikler arasında bir ayrışma başlamıştı. Bolşevikler aşırılıkçı, uzlaşmaz sınıf savaşımına girişen demir iradeli militanlardı. Menşevikler reformcu, uyum yanlısı, düzen yanlısı, uzlaşma ve birleşme uzmanlarıydılar. Menşevikler Bolşeviklerin sürekli olarak taleplerini arttırmalarından rahatsızdı: (Ne fikir ama! Ezikler imkânsızı istiyor!)
Ayrışma daha da büyüdü. Böylece kesin bir bölünme yaşandı. Mesele henüz gelecekte -Çarlık rejimi gücünün ve zulmünün doruğundayken, kapitalist kötülük ve yıkım zirvedeyken- olduğu kadar ciddi olmasa da Stalin tereddüt etmedi. Bolşevizm’i seçti ve Lenin’de karar kıldı.
Bir eylem insanının yaşamının gidişatını etkileyen bu tür bir karar alması gereken anlar her zaman olur. Antik olduğu kadar da etkileyici olan eski bir Yunan mitinde Herkül’ün, ilahi ve sportif kariyerinin başlangıcında ahlaksızlık ve erdem arasında bir seçim yapmak zorunda bırakıldığını hatırlayalım. Fakat bu durumda lehte ve aleyhte nedenler yok muydu? Reform oldukça cazip bir şeydir. Bir bilgelik ve sağduyu atmosferi yaratır ve kan dökülmesinin önüne geçiyor gibi görünür. Ama mantığın ve sosyal aritmetiğin temel ilkelerini ve tarihsel deneyimi gittikçe daha iyi anlayabilen uzak görüşlü insanlar oportünist teslimiyet ve reformist uşaklık yolunda önce seraplar, sonra tuzaklar ve nihayet ihanet olduğunu ve bu yolun yıkım ve katliam yolu olduğunu bilirler. Bunun sadece bir derece meselesi olduğu söylenebilir. Fakat hayır, bu hayati bir meseledir, bir ölüm kalım meselesidir çünkü minimalizm (“küçük şeytan” olarak da adlandırılır) gerçekte tutuculuktur.
[STALİN, Bir İnsanın Gözünden Yeni Bir Dünya, Henri Barbusse, Çeviri: Erdoğan Boz, Ceylan Yayınları]
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!