Perşembe, 8 Ekim 2026

Ankara’da Berfo Ana anması: Cemil Kırbayır 46. yılında da soruluyor



İHD Ankara Şube’nin çağrısıyla Balgat 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan Berfo Ana Parkı içindeki Berfo Ana Anıtı önünde yapılan anmaya Alınteri, Dem Parti, 10 Ekim Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu, Kırbayır ailesi, İHD Genel Merkez yöneticileri ve Şair-Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Özer katıldı


Ankara’da, oğlu Cemil Kırbayır’ın nerede olduğunu sormaktan yaşamı boyunca vazgeçmeyen Berfo Ana’nın aramızdan ayrılışının 46. yılında anma gerçekleştirildi. İHD Ankara Şube’nin çağrısıyla Balgat 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan Berfo Ana Parkı içindeki Berfo Ana Anıtı önünde yapılan anmaya Alınteri, Dem Parti, 10 Ekim Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu, Kırbayır ailesi, İHD Genel Merkez yöneticileri ve Şair-Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Özer katıldı.

Anmada yapılan açıklamanın ardından Cemil Kırbayır’ın abisi, 10 Ekim Derneği, İHD Genel Merkezi, Dem Parti ve Cemil Kırbayır’ın arkadaşı konuşma yaptı.

İHD Ankara Şube’nin hazırladığı konuşma metninde, “Cemil Kırbayır’ı katledilişinin 46. yılında unutmuyoruz: Kayıplar bulunsun, hakikat ve adalet sağlansın” denildi. Metinde, 8 Ekim 1980’de gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Cemil Kırbayır’ı anmak, onun akıbetini sormak ve 46 yıldır sürdürülen adalet mücadelesini devam ettirmek için bir araya gelindiği vurgulandı.

Cemil Kırbayır’ın adının yalnızca bir kaybın adı olmadığı belirtilen açıklamada, “Gözaltında kaybetmelerin, işkencenin, devlet görevlilerinin işlediği ağır insan hakları ihlallerinin ve bütün bunların üzerini örten cezasızlık düzeninin de adıdır” ifadeleri kullanıldı.

Berfo Ana’nın adalet arayışının en güçlü değerlerden biri olduğu kaydedilen metinde, “Oğlumun kemiklerini bulmadan beni gömmeyin” diyerek haykırdığı hatırlatıldı. Berfo Ana’nın oğlunun akıbetini öğrenemeden yaşamını yitirdiği, ancak mücadelesinin ailesiyle, Mikail Kırbayır’la, insan hakları savunucularıyla ve hakikatin peşinden giden herkesle sürdüğü belirtildi.

Zorla kaybetmenin yalnızca bir insanın yaşam hakkının ortadan kaldırılması olmadığı; aynı zamanda ailesinin hakikat ve adalet hakkının, yas tutma hakkının ve insan onurunun gasp edilmesi anlamına geldiği vurgulandı.

46 yıl sonra hâlâ Cemil Kırbayır’ın akıbetinin, ölümünden sorumlu olanların ve suçun nasıl örtüldüğünün konuşulduğu belirtilerek, bunun Türkiye’de cezasızlık sorununun ne kadar köklü olduğunu gösterdiği ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Hakikat açığa çıkarılmadan adalet sağlanamaz. Failler yargılanmadan cezasızlık sona ermez. Devletin sorumluluğu yalnızca kayıpların akıbetini araştırmakla sınırlı değildir; etkin soruşturma yürütmek, delilleri korumak, sorumluları açığa çıkarmak ve mağdur yakınlarının adalet hakkını güvence altına almak zorundadır.

Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki mücadelesinden cezaevlerinde yaşam hakkı ve insan onuru için sürdürülen mücadeleye kadar aynı temel talebin dile getirildiği anmada, “Hakikat! Adalet! Cezasızlığın son bulması!” denildi.

“Biz unutmayacağız. Çünkü unutmak, yalnızca geçmişi terk etmek değildir; aynı zamanda aynı ihlallerin yeniden yaşanmasının önünü açmaktır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada şu sorular yöneltildi:

“Cemil Kırbayır nerede? Cemil Kırbayır’a ne oldu? Sorumlular neden hesap vermedi? Bu dosyada hakikat neden bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmadı?”

İHD, Cemil Kırbayır’ı, Berfo Ana’yı ve tüm kayıpları saygıyla anarak “Kayıplar bulunsun! Hakikat açıklansın! Failler yargılansın! Cezasızlık sona ersin! Adalet derhal sağlansın!” çağrısını yineledi.