Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan mahpuslardan gırtlak kanseri teşhisi konulan Yusuf Yakşi’nin durumunun gündemleştiği bu haftaki basın açıklamasında; 2019 yılında hapishanelerde 30’u hasta mahpus olmak üzere 63 kişinin yaşamını yitirdiği, bu ölümlerin 11’inin İç Anadolu Bölge hapishanelerinde yaşandığı ve altı mahpusun yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Hayatını kaybeden altı mahpusa ilişkin bilgi verildi
İHD MYK’den Nuray Çevirmen’in okuduğu basın açıklamasında tedavileri yapılmış olsa yaşayabilecek fakat hapishanede oldukları için bu haktan mahrum kalıp, hayatını kaybeden altı hasta mahpusa ilişkin şu bilgiler verildi:
-Afyon/Dinar T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalp krizi geçiren Dilber’e hastanede anjiyo yapıldı. Anjiyonun ardından hapishaneye götürülen Cemil Dilber, 21 Mart günü vefat etti.
-Muzaffer Özcengiz: Çorum L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalp krizi geçiren Özcengiz, 27 Nisan günü vefat etti.
-Aynur Uyar: Eskişehir Çifteler Kadın Açık Hapishanesi’nde tutulan Aynur Uyar, 19 Temmuz günü yaşamını yitirdi. Uyar’ın şeker, kalp, tansiyon hastası olduğu halde tedavi edilmedi.
-Tahir Çetinkaya: Kanser hastalığı nedeniyle Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nden Ankara Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Çetinkaya 2 Ağustos günü vefat etti.
-Ramazan Kuru: Afyon/Dinar T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde 19 Eylül günü kalp krizi nedeniyle vrfat etti.
-Eylül Tuvgan: Bolu T Tipi Kapalı Cezaevinde 23 Kasım’da kalp krizi sonucunda vefat etti.
Yusuf Yaksi’nin hastalığı cezaevinde 2 yıl sonra anlaşıldı
Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde kalan gırtlak kanseri olan hasta mahpus Yusuf Yakşi’nin durumunun ele alındığı açıklamada, Yakşi’nin teşhis sürecinin bile ne kadar büyük zorluklarla gerçekleştiği şöyle anlatıldı:
24 Şubat’ta kurumumuza başvuru yapan ailesi hasta mahpusun durumunu aktarmıştır. Bu beyanlarına göre: Yusuf Yakşi tutuklu bulunduğu Erzurum H Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda kaldığı günlerde rahatsızlıkları başlamış, yapılan tahlil ve MR sonuçlarına göre de 14 Ağustos 2019 tarihinde boğazında kitle olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitin ardından Erzurum Bölge ve Araştırma Hastanesi hastayı Atatürk Üniversitesi KBB Bölümüne sevk etmiştir.
Atatürk Üniversitesinde; yapılan tahlil ve tetkiklerin ardından gırtlağındaki kitlenin kanser olduğunu ve bir an önce müdahale edilmesi gerektiğini, tedavi ve ameliyatının değerlendirilmesi için Ankara Hacettepe Tıp Fakültesine sevkini yapmıştır. Sevk edildiği günden bu yana da Sincan 1 Nolu L Tipi Cezaevinde kalmaktadır. Yusuf Yakşi boğazındaki delikten nefes alıp verebilmektedir. Hacettepe Üniversitesine günü birlik götürülüp getirilmiş, tahlilleri yapılmış ve bir an önce ameliyat olması gerektiği söylenmiştir. Ancak henüz ameliyatı yapılmamıştır.
Yusuf Yakşi’nin hastalığının cezaevi şartlarında başlaması, hastalığının cezaevinde 2 yıl sonra anlaşılması ve tedavinin uzaması nedeniyle; bu ağır hastalıktan kurtulabilmesi için psikolojisinin, moralinin ve iyi beslenmesinin ve buna bağlı olarak bağışıklığını güçlendirecek bakımının yapılabilmesinin, temiz hava ve temiz ortam ihtiyacının giderilmesinin imkanı cezaevi koşullarında mümkün değildir. Bu olumsuzluklar tedavisini olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca cezaevinden hastaneye gidiş ve gelişler esnasında zorluk çekmektedir.
Hasta anne ve baba ciddi zorluklar yaşamakta
Yusuf Yakşi’nin de annesi kanser hastalığından dolayı ameliyat olmuş ve babasında da kanserli kitle bulunmaktadır. Bu durumundan kaynaklı onların hastalıklarında da tekrarlama riski bulunmakta ve cezaevine gidiş ve gelişlerde farklı şehirlerde olmasından kaynaklı olarak zorluklar yaşamaktadırlar.
Yusuf Yakşi’nin dışarıda ailesinin yanında tetkik ve tedavilerine devam edilmesi gerekmektedir. Ailesi de kurumumuza infazının ertelenmesi veya denetimli serbestlik koşullarından yararlanabilmesi için başvuru da bulunmuştur.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!