DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sanayi İşçileri Sendikası (Gıda-İş), örgütlü olduğu, olmadığı ya da örgütlenme çalışması yürüttüğü 45 işletmede yaptığı incelemelerle, işçilerin koronavirüs salgınında hangi koşullarda çalıştırıldıklarını raporlaştırdı. İşçilerle doğrudan görüşmelerle hazırlanan raporda hem koronavirüs sürecinde patronların işyerlerinde hijyen koşulları oluşturup oluşturmadıkları, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlem alınıp alınmadığı incelendi hem de bu koşulların çalışma saatleri-vardiyalar-fazla mesailere nasıl yansıdığı ele alındı.
150 ile 4 bin arasında işçi çalıştıran ve çikolata, su, dondurulmuş hazır gıda, tavuk kesim ve işleme, dondurma, sakız, et ve et ürünleri işleme, şeker ve şeker çeşitleri üretimi, hazır yemek, soğuk sandviç, kuruyemiş işleme, hamur işleme ve ekmek üretimi, süt ve süt ürünleri işleme, kahve ve kaako, çay işletmeleri, soğuk içecekler, yağ üretimi, baklava yapımı, un üretimi, sigara üretimi, meyve suyu imalatı, helva ve reçel üretimi ile makarna imalatı yapan işletmeleri kapsayan çalışmada işçilerin hastalık riskiyle burun buruna olduğu kadar ağır çalışma temposuyla da adeta ezildikleri görüldü.
Birçok fabrikada salgınla birlikte üretimin arttığı ve buna rağmen yeni işçi alımı yapılmayarak iş yükünün mevcut işçilerin sırtına bindirildiği belirtilen raporda, bazı fabrikalarda işçilerin 12’şer saat çalışmak zorunda kaldıkları, fazla mesai ücretlerinin düşük olduğu tespit edildi.
Salgın karşısında işçilerin dipdibe çalışmaya devam ettikleri, hijyen ve dezenfektan koşullarının sağlanmadığı, maske, eldiven, koruyucu malzeme ve havalandırmanın yetersiz olduğu, bazı işletmelerde kağıt havlu ve sabun gibi temizlik malzemelerinin dahi bulunmadığı belirtildi.
İşyerlerinin büyük çoğunluğunda dezenfekte işleminin ya yapılmadığı ya da göstermelik yapıldığı; fırınlar, ekmek satış büfeleri ve pastanelerin büyük çoğunluğunda çalışma koşulları açısından hijyen, dezenfekte koşullarına uyulmadığı ifade edildi.
Alınmayan önlemler ve uygulamalar
Raporda alınmayan önlemler ve uygulamalar şöyle aktarıldı:
Bilgi aldığımız işletmelerin yüzde ,70’inde üretim artmış durumda. Üretimi artmayan fabrikalarda ise azalma söz konusu değil. Restoran zincirleriyle, doğrudan satış yapan işyerlerinde sorunlar yaşanıyor.
Türkiye’de uluslararası alanda faaliyet sürdüren gıda tekelleri, yerli firmalara göre daha tedbirli davranıyor ve önlem alıyor.
İtalya’dan ham madde ithalatı yapan bir firmanın üretim sorunu yaşayabileceği gözleniyor.
Gıda üretimi artışı ve stok nedeniyle yoğun mesailer başladı, işletmeler işçi almak yerine fazla üretimi aynı işçilerle yapmakta.
Üç vardiya çalışmanın yanı sıra, günde on iki saat iki vardiya çalışan işletmeler var, bazı işletmelerde iş yoğunluğundan dolayı haftalık izinler verilmiyor.
Hastanelerde yemek dağıtan işçilerin iş yükü arttı. Karantina koşullarına hazır olmaları istendi. Hastane yemekhanesinde eldiven ve maske sorunu yaşanıyor. Servis yok, toplu taşımayla işe gidilip geliniyor.
Taşeron uygulaması olan işletmelerde taşeron işçilerin çalışma koşulları daha da zorlaştı.
İşçilerin büyük çoğunluğu kendilerini koronavirüse karşı güvende görmüyor.
Üretim sürecinde sosyal mesafe korunmuyor.
Maske, eldiven ve koruyucu malzeme sağlanıyor ama yetersiz.
Kimi işletmelerde kağıt havlu, sabun ve temizlik malzemeleri bulunmuyor.
Koronavirüs salgını sonrası, yeterli önlem alınmadığı gözleniyor.
İşyerlerinin %75’inde yemekhaneler, soyunma odaları gibi alanlar dezenfekte yapılmadı, ya da göstermelik yapıldı.
İşletmelerde ağırlıklı olarak yaşanan sorun servislerde hiçbir önlemin alınmamış olması.
Yemekhanelerde halen toplu yemek yeniyor ve sosyal mesafe korunmuyor.
50 yaş ve üstü, risk gurubunda olan işçilere yıllık izin kullandırılıyor, izin hakkı olmayanlar ücretsiz izne çıkarılıyor.
Soyunma odalarında topu giriş ve çıkışlar yaşanıyor.
İşyerlerinde havalandırma sistemleri yetersiz.
Su fabrikalarında geri dönüşüm damacanaları risk taşıyor.
Yemeklerde bağışıklığı güçlendirici gıdalar konusunda ilerleme yok.
Gıda üretimi artışı nedeniyle işten atmalar yaşanmıyor. Ancak risk gurubunda bulunan işçilerin bir bölümüne yıllık izinleri verilirken, ücretsiz izin uygulamaları yaygınlaşıyor.
Bir fabrika 23 Mart-1 Nisan arasında üretim durdurmuş, işçilere çalışmadığı sürelerde ücretsiz izin ve yıllık izin uygulaması yapılıyor. Çikolata ve şekerleme üretimi yapan ağırlıklı ihracat çalışan bir işletme 30.03.2020 ile 13.04.2020 arasında işçi ücretleri %60 ödenerek bakıma çıkacak.
Doğrudan kendi restoran zincirleri üzerinde üretim ve satış yapan dört işletme ise işçilere ücretsiz izin ve yıllık izin uygulaması başlattı.
Bir işletmede 2021 yılının yıllık izinleri kullandırılmaya başlandı.
İşe girişlerde ateş ölçümleri yapılmakla birlikte tüm işletmelerde aynı durum söz konusu değil. Ateşi çıkanlar sağlık kuruluşlarına yönlendirilmek yerine evlerine gönderiliyor.
Beyaz yakalı işçiler ise evden çalıştırılıyor.
Ürün stok eden işletmeler çoğalıyor.
Tahin pekmez üretimi yapan işletmelerde üretim arttı, fazla mesai yaptırılıyor, fazla mesai ücreti düşük ödeniyor.
Bir işletmede, özel istihdam bürolarından makine temizliği, depolama ve paketleme için günlük yevmiyeci çağrılıyor.
İş yükünün artması ile işçiler eğitim almadıkları makinelerde çalıştırılıyor.
Zorunlu gıda üretimi yapan işyerleri dışındaki tüm gıda fabrikaları ve diğer işletmelerde işçilere ücretli izin verilmeli.
Fırınlar, ekmek satış büfeleri ve pastanelerin %80’inde çalışma koşulları açısından hijyen, dezenfekte koşullarına uyulmuyor. İşçiler uzun saatler çalışmak zorunda kalıyor. Kayıt dışı çalışma sürüyor.
Talepler
“Gıda üretiminde çalışan işçilerin sağlıkları ve çalışma koşulları koronavirüs sürecinde güvenceye alınmalı” çağrısı yapan sendika, taleplerini şöyle sıraladı:
İşyerlerinde çalışma süreleri günlük 6 saate düşürülmeli ve 4 vardiya sistemine geçilmeli.
Ücret kesintisi yapılmamalı.
İki saatte bir havalandırmaya çıkmalı.
Bütün hijyen ve dezenfekte koşulları eksiksiz sağlanmalı.
İşçilere maske eldiven gibi tüm koruyucu malzemeler eksiksiz verilmeli.
Risk grubunda olan işçiler ücretli izinli sayılmalı.
Servis sayıları artmalı, dezenfekte edilmeli ve sosyal mesafe sağlanmalı.
Bantlar arasında, yemekhanelerde ve soyunma odalarında sosyal mesafe kuralına uyulmalı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!