Çarkların dönmesi, pandemiyle birleşerek büyüyen krizin sömürü ve baskının daha da derinleştirilmesinin fırsatına dönüştürülmesi dışında salgınla mücadele politikası olmayan rejim, halk düşmanlığını her icraatıyla adeta gözümüze sokuyor. 17 Mayıs’a kadar ilan edilen bu son kapanmaysa gerek ilan edilirken yapılan açıklamalar gerekse uygulanma biçimi ve sonrasında dile gelenlerle pandeminin başından beri izlenen çıplak sınıf düşmanı politikaların özü özeti niteliğindeydi.
Hatırlanacağı üzere Erdoğan bu kapanmayı “Avrupa’nın açılma sürecine girdiği bir dönemde, bizim geride kalmamak için vaka sayılarımızı süratle 5 binin altına indirmeliyiz. Aksi takdirde, turizmden ticarete ve eğitime kadar her alanda ağır bir faturayla karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz olacaktır” cümleleriyle gerekçelendirmişti. Mesele hiçbir zaman olmadığı gibi yine halk sağlığı değil, turizm başta olmak üzere burjuvazinin kar oranlarıydı!
Pandemi dolayısıyla turizmde yaşanan tıkanmanın zaten krizle debelenen ekonomiyi büsbütün zora sokacağı kaygısı dışında pek bir kaygıları olmadığı bu cümlelerle açıkça konulmuştu aslında. Halkın sağlığı bile o gelirin güvenceye alınması için gerekliydi. Ellerinden gelse halkı duvarlarla örecekleri bir kafese koyup tüm ülkeyi sadece turistlere ve aşılanmış turizm çalışanlarına açacaklar! Elbette ki çarkları döndüren işçileri muaf tutarak! Hem onlar zaten ya kentlerin dışındaki sanayi alanlarına ya da turistin ayak basmayacağı atölyelere, tersanelere, şantiyelere… gidiyorlar. Yaşadıkları mahalleler de keza turistin gidereceği yerler değil!
Nitekim bu gerçeği ilk olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dile getirdi. “Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız ki tedbirlerimizi alalım”! Çavuşoğlu’nun bu söyleminin tozu dumanı dinmeden bu sefer de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, ‘Go Türkiye’ isimli seyahat rehberi platformunun yabancı turistler için hazırladığı reklam gündeme düştü. Reklamda turizm çalışanları “Aşılandım” yazılı maskeler takıyorlardı!
“Türkiye halklarının, işçi ve emekçilerinin canının hiçbir önemi yoktur” gerçeğinin bir kez daha gözümüze bu şekilde sokulması, aşılamanın bile turizm ve kapitalist ekonominin ihtiyaçlarına göre planlandığının faş edilmesi geniş kesimlerce tepkiyle karşılandı. Tepkiler üzerine video geri çekilse de bu yaklaşım sosyal medyada “#TurizmBakanıİstifa”, “#TürkümÖzürDilerim” etiketleriyle protesto edildi, hızla Türkiye gündemine oturdu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!