HDP İzmir İl Binası’na yönelik saldırıyı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesini protesto etmek için Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Güvenpark’ta toplanan kitleye polis pandemiyi bahane ederek vahşice saldırdı. Saldırıda aralarında okurumuz Murat Can Çoban’ın da olduğu altı kişi işkenceyle gözaltına alındı. Çoban’a işkence yapılmasına müdahale eden bir okurumuzun da polis saldırısıyla parmağı çıktı. Polis Veli Saçılık’ı da feci şekilde dövüp, işkence ederek gözaltına aldı.
Saldırının ardından kitle polis saldırısı altında “Şehit namirin!”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür!” sloganlarıyla Sakarya Caddesi’ne yürüdü.
Kitle HDP İl Binası önüne geldi. Polis binanın kapısına yığınak yaparak basın açıklaması yapılmasını engellemeye çalıştı. Görüşmeler sonrasında bina önünde basın açıklaması yapıldı.
Ankara polisinin saldırganlığına inat Kızılay’ın pekçok sokağında “Deniz Poyraz ölümsüzdür!”, “Deniz’in hesabı sorulacak!” sloganları haykırılarak yürüyüşler yapıldı.
Bu arada HDP milletvekilleri gözaltına alınanlar bırakılıncaya kadar Güvenpark’ta beklemeye başladı.
Kadınlara, gençlere vahşice saldıranlar, katile “Adın neydi abicim’ diye sordular!
Burada yapılan açıklamayı okuyan HDP Ankara İl Yöneticisi Hüseyin Gökoğlu, 16 Haziran’da yaşananları hatırlatarak, “Saldırıyı gerçekleştiren katil Onur Gencer, aradan dakikalar geçtikten sonra binadan çıkmak üzereyken gözaltına alındı. Bugüne kadar sokaklarda terör estiren, öğrenci evlerini basan, daha bir gün önce Ankara’da yapılan İstanbul Sözleşmesi eylemine katılan kadın arkadaşlarımızı sokak ortasında bayıltacak kadar işkence yapan polisler, katili, binanın girişinde, ‘adın neydi abicim’ diyerek gözaltına aldılar. Katil yukarıda Deniz Poyraz’ı katlettikten sonra fotoğrafını sosyal medyadan paylaşacak kadar rahat hareket ediyordu” dedi.
Katili Ogün Samast gibi ağırladılar!
Katilin gözaltında gördüğü muameleye de dikkat çeken Gök, “Sosyal medya hesaplarını kullanmaya devam edecek kadar iyi ağırlandı. Tıpkı Hrant Dink’i katlettikten sonra karakolda çay ikram edilen Ogün Samast gibi… ‘HDP’de çatışma’ başlığıyla haber yapan gazeteleri, farklı şehirlerde Deniz Poyraz için yapılan eylemlere saldıran polisleri hepimiz gördük. Dün İstanbul’da Deniz Poyraz için yapılan eyleme katıldığı için bir arkadaşımız tutuklandı. Ve tüm bunlar, bize Deniz’i kimlerin katlettiğini açıkça gösterdi” şeklinde konuştu.
Duruşmalarda da aynı mantık işbaşında!
Gök, HDP’ye yönelik ilk saldırı olmadığının altını çizerek şöyle konuştu: “Geçtiğimiz yıllarda da il ve ilçe binalarına bomba koyulmuş, üyeleri katledilmiş, mitingleri bombalanmıştır. HDP, iktidar tarafından yönlendirilen televizyon kanallarında sürekli kriminalize edilmektedir. Eşbaşkanları, yöneticileri, binlerce üyesi gerekçe gösterilmeksizin tutuklanmıştır. Saldırının gerçekleştiği dakikalarda bile, Sincan Hapishanesi’nde görülen Kobane kumpas davasında, mahkeme heyetinin, defalarca yapılmış olmasına rağmen ‘Bugüne kadar neden HDP binalarına herhangi bir saldırı düzenlenmedi?’ diye sorduğunu biliyoruz. Aynı dakikalarda duruşma salonuna dışarıdan getirilen birtakım kişilerin, duruşmaya katılan HDP’lileri, polis ve jandarma önünde açık açık tehdit ettiğini biliyoruz.
Hedef yalnızca HDP değildir!
“Bu saldırı, Kürt halkına yönelik faşist bir saldırıdır. Bu faşist saldırının amacı, halkların özgürlük mücadelesini zayıflatmak, bu mücadeleyi verenleri korkutmaya çalışmaktır. Son zamanlarda mafyayla, çetelerle ilişkileri daha fazla gün yüzüne çıkan iktidar, içinde bulunduğu sıkışmışlığı, halka saldırarak aşmaya çalışmaktadır. Bu saldırılarla hedef alınan yalnızca Halkların Demokratik Partisi değil bu topraklarda adalet ve özgürlük mücadelesi veren herkestir.”
“İktidarın bütün uygulamaları, ezilenlerin yaşamlarına dönük bir saldırıdır” diyen Gök, 5 Haziran 2015’te Amed’de, 20 Temmuz’da Suruç’ta, 10 Ekim’de Ankara’da defalarca hezimete uğratılmak istediklerine ama direndiklerini kaydetti.
Gök, “Abdullah Poyraz’ın dediği gibi ‘Zulme karşı binlerce Deniz var!’ Bugün, Deniz’i yitirmenin üzüntüsü öfkemizi perçinliyor” dedi ve mücadeleyi büyüteceklerini ifade etti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!