Pazar, 28 Haziran 2026

10 Ekim Katliamı davası tanığı: DAİŞ emiriyle asker ve istihbarat huzurunda görüştüm



10 Ekim Ankara Katliamı’nın firari sanıklarının yargılandığı davanın 12. Duruşmasında tanık olarak dinlenen Muhammed Kasım Kurt, İlhami Balı’yla rütbeli askerler ve istihbarat görevlileri huzurunda görüştüğünü, takas için pazarlıklar yaptığını anlattı. Heyet başkanı “tanığın” sözünü ettiği rütbelilerin ismini açıklamasını engelledi, sonraki duruşma 24 Kasım’a ertelendi


10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde devletin yol verdiği IŞİD çeteleri tarafından gerçekleştirilen katliama ilişkin 16 firari sanık ve insanlığa karşı suçtan yargılanan Erman Ekici hakkında açılan davanın 12’nci duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı

Firari sanıkların ve tutuklu sanık Erman Ekinci’nin insanlığa karşı suçtan yargılandığı davanın 12. duruşmasında iki tanık dinlendi. Tanıklar dinlenirken heyet başkanının tutumunun oldukça taraflı olduğu görüldü. Özellikle birinci tanık olarak dinlenen Kasım Kurt’un “IŞİD emiri” olarak bilinen İlhami Balı’yla istihbarat ve kimi rütbeli askerler huzurunda konuştuğunu belirttiği anlardaki müdahaleleri açık bir yönlendirme içeriyordu. Heyet başkanı, IŞİD’le bağlantısı olduğu bilinen hatta Kilis dosyasında İlhami Balı’yla görüşme kayıtlarının bulunduğu ve adına kayıtlı numaranın İlhami Balı tarafından kullanıldığı tespit edilen ve bu davaya tanık sıfatıyla katılan Muhammed Kasım Kurt’un kritik sorulara yanıt vermesini müdahaleleriyle engelledi.

Müşteki avukatlarının hem Kurt’un sözünü ettiği görüşmelere katılan üniformalıların adını sormasına hem de Balı’yla daha sonra da görüşüp görüşmediğine ilişkin sorularına heyet başkanı “yanıt vermek zorunda değilsin” ya da “yanıt verirsen sen de yargılanan kategorisine girebilirsin” manasına gelen önleyici müdahalelerde bulundu. Duymakta güçlük yaşadığı belirtilen Kurt’un oğlu olduğu söylediği kişinin soruları kendisine aktarmasını, bu kişinin kimlik tespitini yapmadan kabul etti. İtirazlar üzerine salonda gerilim tırmanınca kimlik tespiti yaptırmak zorunda kaldı. Tüm bu tutumlara tepki gösteren aileleriyse susturdu, salondan çıkarmakla tehdit etti, son olarak da duruşmaya ara verdi.  

‘Devlet konuşmamı istedi’  

Tanık sıfatlı Muhammed Kasım Kurt, duruşmaya SEGBİS üzerinden Kilis’ten katıldı. Kurt hakimin sanıklar hakkındaki sorularını “tanımıyorum” şeklinde yanıtladı. Adına kayıtlı telefon numarasının Balı tarafından kullanılmasınaysa “bilmiyorum” dedi.

Firari sanıklardan kimseyi tanımadığını ileri süren Kurt, telefon numarasının eski olduğunu ve yaklaşık 8 aydan beri kapalı olduğunu ifade etti. Kurt, “2008’den beri kullanıyordum” dedi. Kurt, mahkeme başkanının “Bu telefon numarasıyla aynı zamanda İlhami Balı’yla da konuştuğun söyleniyor. Tanıyor musun İlhami Balı’yı” sorusunu, “Hayır, ama Suriye’de çok akrabalarımız var. O dönemde bir Türk askeri Suriye’de şehit olmuştu biri de esirdi. Devlet büyüklerimiz, İçişleri Bakan yardımcısı ve Kilis Valisi o asker için Suriye ile iletişim kurmamı istediler. O yüzden iletişime geçtim. Evet DAİŞ yetkilisiyle konuştum ve bu telefon yüzünden 5 ay cezaevinde yattım” cevabı verdi. 

İstihbarata IŞİD bilgilendirmesi 

2015’in sonlarında kendisini “Furkan” olarak tanıtan birinin evine gelerek su istediğini aktaran Kurt, “Kardeşinin DAİŞ’te olduğunu söyledi. O sırada ihbar edemezdim çünkü hayatım tehlikedeydi. Ama onu almaları için bir taksi çağırdım. O ara vakit kazanıp ihbar etmek için. Furkan denen kişi numaramı da taksiciden almış. Kilis il jandarma ve istihbaratı bilgilendirdim. Onlar da bana ‘lazım olursa buluruz’ dediler. O şahsı bir daha görmedim. Kendisini Furkan olarak tanıttı. Daha sonra Abu Hasan Turki olarak ortaya çıktı. Ama yargılandığım mahkemede isminin Abdulkadir Ercan olduğunu öğrendim” dedi.  

Balı’yla rütbeli askerler ve istihbaratçılar huzurunda konuşmuş!

Ardından dava avukatları Kurt’a, yaptığı telefon görüşmelerine dair sorular yöneltti. Kurt, “DAİŞ’in sınır emiri olan İlhami Balı’yla bizzat ben kendim fiilen istihbarat şube müdürü, yüzbaşı ve iki astsubay huzurunda açık konuştuk. Sonra da ‘neden görüştün’ diye beni alıp, tutukladılar. Benim İlhami Balı ile konuşmama uzman çavuş, astsubay ve yüzbaşı geldi. Sadece uzman çavuşun Antep’e kayıtlı olduğunu ve ismini biliyorum” şeklinde cevaplar verdi. 

Mahkemeden ‘cevap verme’ engeli 

Dava avukatları, bunun üzerine uzman çavuşun ismini sordu. Mahkeme başkanı, “Buna cevap verme” diyerek, tanık Kurt’un konuşmasına engel oldu. Avukatların ısrarı üzerine Kurt, cevap vereceği sırada mahkeme başkanı bir kez daha “adını söylemek zorunda değilsin” sözleriyle engel oldu. Salonda bulunan aileler, “Katilleri neden koruyorsunuz” diyerek tepki gösterdi. Bir süre devam eden söz konusu durumdan sonra konuşan Kurt, “Uzman çavuşun ismini hatırlayamadığını” iddia etti. 

Tanık talebine ret

Avukatlar, “Tape kayıtlarında zaten bu askerlerin konuşmaları var. Bu nedenle davayı ilgilendiren bir meseleden dolayı ismini öğrenmemiz ve tanık olarak dinlenmesini talep etmemiz önemli. Ama sizin müdahaleniz nedeniyle şimdi tanımadığını söylüyor” dedi. Mahkeme başkanı, uzman çavuşun isminin açıklanmasına dair talepleri, “Askerlerin ismine yönelik sorulara yanıt vermesi yönündeki ısrarlı talepleri reddedildi” şeklinde kayıtlara geçti.  

Salondaki gerilim artınca da duruşmaya ara verdi.

Aranın hemen ardından müşteki avukatları Kurt’a bazı fotoğraflar gösterip tanıyıp tanımadığını sordu, Kurt fotoğrafları göremediğini söyledi. SEGBİS üzerinden yapılan bu gerilimli “tanıklığın” ardından hakim Kurt’a gerekli olduğunda duruşma salonuna gelip gelemeyeceğini sordu. Kurt, kabul etmeyeceğini söyledi

Kurt’un beyanlarından sonra davadaki sanıklardan Valentina’nın (Rus Ayşe) kimliğini kullandığı “tanık” Yıldız Bozkurt’un sorgusuna geçildi. Bozkurt, Antep TEM’de kendisinin olduğunu kabul ettiği no’dan Valentina’yla konuştuğu tespit edilmesine rağmen onu tanımadığını söyledi!

Sanık Valentina’nın bundan 1,5 yıl önce Yıldız Bozkurt adına kullandığı sahte kimlikle Antep’te çeşitli hastanelere gittiğinin öğrenilmesinin ardından Bozkurt’un da sorgusu tamamlandı ve müşteki avukatlarının kovuşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleriyle duruşma devam etti.

24 Kasım’a ertelendi

Duruşma 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasında tanık Kurt’un dosyasının istenmesine, gelmeyen ve ajan olduğu iddia edilen tanık Kuteybe Hammet’in katliama ilişkin bilgi sahibi IŞİD medya propagandasından sorumlu Ömer Yetek’in dinlenilmesine karar verildi. Dava 24 Kasım 2021 tarihinde saat 10.00’a ertelendi.