Salı, 30 Haziran 2026

PTT-SEN, patron Yavuz Çakır’ın zorbalıklarını teşhir etti!



PTT-SEN, PTT’nin Ege Bölgesi’ndeki 6 ilinde iş alan alt taşeron Yavuz Çakır’ın sendika yetki alıp, toplu sözleşme masasına oturduktan sonra üyelerini tehdit ve baskıyla istifaya zorladığını, Öz Haber-İş’ten olduğunu belirten telefonlar aracılığıyla bu tehditlerini tırmandırdığını, son olarak istifa etmeyen beş üyesinin Kod 46’dan işten atıldığını belirterek, bu saldırıları basın açıklamasıyla teşhir etti


PTT’nin Ege Bölgesi’ndeki altı ilde (Muğla, Aydın, Denizli, İzmir, Uşak, Manisa) alt taşeronluk yapan Park Konak A.Ş. yöneticileri ihale aldıkları 1 Ağustos 2020 tarihinden bu yana bağımsız sendika PTT-SEN ve üyelerini alenen tehdit ederek istifaya zorluyor. Üye işçileri Öz Haber-İş Sendikası’ndan olduğunu belirten telefonlarla arattırarak aileleriyle, çocuklarıyla tehdit ediyor, “ahlaksızlık” anlamına gelen Kod 26’dan işten atıyor, bu baskılara dayanamayarak istifa eden işçileri yeniden işe alıyor.

İşyerinde bağımsız sendika olarak örgütlenip yasal yetki alan ve toplu sözleşme masasına oturan PTT-Sen’in görüşmelerde düşük ücret zam teklifini kabul etmeyeceğini anlayan patron Yavuz Çakır, AKP içinde bağlantıları ve PTT içinde ilişkilerinin olduğunu söyleyerek işçiler üzerinde kurduğu baskıyı gansterlik biçimine dönüştürerek bölgede çalışan bin 500’den fazla PTT-Sen üyesi işçiyi tek tek arayarak işten atmakla ya da sürgüne göndermekle tehdit ediyor.

15 Eylül’den bugüne kadar beş üyesi KOD-46 ile sendikal baskı nedeniyle işten atılan PTT-Sen’in İzmir Bayraklı Posta İşleme Merkez Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği basın açıklaması metnini sizlerle paylaşıyoruz:

Basına ve kamuoyuna;

2019 yılında, işçilerin çabası ile sarı sendikalara ve PTT’deki taşeron firma ağalarına karşı kurulan bağımsız sendika PTT-Sen kurulduğu günden beri başta Ege ve Marmara bölgesi olmak üzere örgütlenme çalışmalarına ara vermeden devam etti ve mesai arkadaşlarımızın da yoğun desteğiyle 20 günde hızla yasal yetki barajını geçen ilk bağımsız sendika oldu. Kardeşçe sürdürdüğümüz örgütlenme çalışmalarımız devam ederken geçtiğimiz sene 1 Ağustos’ta Ege Bölgesi ihalesini alan Park Konak A.Ş. Patronu Yavuz Çakır ve suç ortakları tarafından önce yöneticilerimiz işten atıldı daha sonra üyelerimiz zorla istifa ettirildi. Pandemi sürecinde tüm yönetim kurulumuz işten atılarak işsizlik ve açlıkla yüzleşmeye mahkum bırakılmaya çalışıldı ve üyelerimize yöneticilerimiz üzerinden gözdağı verildi. Ancak pes etmedik, 110 gün boyunca sürece İstanbul Sirkeci PTT Başmüdürlüğü ve İzmir Bayraklı Posta İşleme Merkezi önünde direnişimizi sürdürdük. Defalarca kez Ankara’ya gittik, bakanlarla ve siyasi parti yöneticileri ile görüştük. Alalede anayasayı çiğneyen, kanunları hiçe sayarak işçilerin anayasal hakkı olan örgütlenme ve sendikalı olma hakkını yok sayan, sendika üyesi olduğu için hukuksuzca insanları sürgüne gönderen Park Konak A.Ş.nin karşısına dikilmeyen polis maalesef Ankara’da bizim karşımıza dikildi. Yılmadan anlattık, direnişimizi tüm posta merkezlerinde örgütlenme çalışmalarını büyütmeye gayret ederek sürdürdük. Park Konak ile başladığımız TİS sürecimiz ise tüm müzakere zeminlerini zorlamamıza rağmen patron Yavuz Çakır’ın hakaretleri, ailelerimize çocuklarımıza uzanan tehditleri ve yine açıkça anayasayı çiğneyen saldırıları ile sonuçlandı. Patronun sahada aparat olarak kullandığı Öz Haber İş Sendikası yetkilisi olduğunu söyleyen numaralar tarafından işçi arkadaşlarımız tek tek aranarak tehdit edilmeye başlandı.

Park Konak A.Ş. Patronu Yavuz Çakır ve İdris Oktay Genel Başkanımız Halit Büyük’ü ve Örgütlenme Uzmanlarımızı küfür ve hakaretlerle tehdit etti. Bu küfür ve hakaretler yöneticilerimiz nezdinde tüm taşeron işçilere edilmiştir ve hesabı mutlaka sorulacaktır.

15 Eylül’de gerçekleşen ve anlaşmama ile sonuçlanan ikinci TİS toplantımız itibariyle yasa tanımayan patron anayasal hakkını kullanan ve kendisini aramamasını söyleyen taşeron kardeşlerimize ‘Burası bir otobüs ve bu otobüsün kaptanı benim ben ne dersem onu yapacaksınız, PTT-SEN’den istifa etmezseniz başka iş arayın’ şeklinde konuşmuş, yıldırana kadar çocuklarıyla tehdit etmiş, sendikamızdan istifasını gerçekleştirene kadar KOD 46 ile çıkış kağıdını hazırlayıp ahlaksızlık suçlamasıyla işten attığını söylemiş ve kendi sendikasına üyelik sağlanınca işe geri almıştır. Bugün itibariyle, dik duran, onurlu 5 taşeron işçi arkadaşımızı KOD-46 ile işten atmıştır. Biz PTT’deki işçilerin ancak ve ancak dayanışma ile güçleneceğini ve yaşanan tüm bu kanunsuzlarla ancak kolkola durarak mücadele edeceğimize inanıyoruz.

Yıllardır sırtımızda kilolarca kargo taşıyarak tüm Türkiye’nin sokaklarını adım adım gezdik, pandemi sürecinde herkes evine kapanmışken devletin yaptığı yardımları sokak sokak gezerek halkımıza ulaştırdık. Usanmadan, gücenmeden çalıştık. Tüm bunlara rağmen bize reva görülen, anayasal hakkımızı kullanmak istediğimiz için bizi işten atılmak oldu.

Buradan tüm PTT taşeron işçisi arkadaşlarımıza bir kez daha sesleniyoruz: Pes etmeyin!

Sendikanızdan istifa etmeyin! Her durumda koşulsuz şartsız yanınızdayız!

Biz haklıyız ve yalnızca bir arada olduğumuz sürece kazanabiliriz. Bu alçak patronların ve yandaşlarının tüm oyunları tek tek ortaya çıkartacağız. Devletin kanunlarını, SGK kodlarını kendi eline oyuncak etmiş, AKP içerisindeki yakınlıklarından ve PTT kurumu içerisindeki samimiyetlerinden dem vurarak açık aleni suç işleyen Yavuz Çakır ve suç ortakları 181 yıllık çınar denen bu kurumun köklerine dinamit koyduğunu buradan bir kez daha duyuruyoruz. Bir taşeron patronunun Anayasa ve kanunları siyasetçilerin isimlerini kullanarak ihlal etmesini kesinlikle kabul etmiyoruz, Çalışma Bakanlığı ve PTT müfettişlerinin sendikal baskı nedeniyle kestiği cezalara rağmen bu kararları da tanımayarak hareket eden bu gangster haydutun derhal durdurulması bir kamu sorunu ve inceleme konusudur.

PTT Genel Müdürlü Hakan Gülten’e sesleniyoruz: PTT’de yaşanan bu kanunsuzluğa daha fazla sessiz kalamazsınız. Bugün PTT’den sadece sendikalı olduğu için işten atılan 5 işçi arkadaşımızın koşulsuz şartsız yanındayız. Eğer müdahale etmez tüm bu yaşananlara sessiz kalmaya, safınızı bu aşağılık patrondan yana tutmaya karar verirseniz bilin ki tüm PTT işyerlerini eylem alanına çevireceğiz. Bir tek arkadaşımızın daha tehdit edilmesine, işten atılmasına tahammülümüz yok. Atılan tüm arkadaşlarımızın bir an önce işe iadesini, hukuksuzca sürgün edilmek istenen tüm arkadaşlarımızın da üzerindeki baskının bir an önce son bulmasını talep ediyoruz.

Herkes bilsin; sadece hakkımız olan istiyoruz. Almadan da asla pes etmeyeceğiz!

PTT-SEN YÖNETİM KURULU