Pazar, 28 Haziran 2026

Putin’in Ukrayna hamlesi ve ‘Geççek’in yarattığı deprem



Her hafta Salı akşamı canlı yayınlanan Bi Durup Düşünsek programında bu hafta Putin rejiminin son Ukrayna hamlesiyle Tarkan’ın Geççek parçasının estirdiği rüzgar üzerinde duruldu.


Her hafta Salı akşamı canlı yayınlanan Bi Durup Düşünsek programında bu hafta Putin rejiminin son Ukrayna hamlesiyle Tarkan’ın Geççek parçasının estirdiği rüzgar üzerinde duruldu.

Başını ABD-İngiltere ikilisinin çektiği Batılı emperyalist kampla Çin ve Rusya arasında keskinleşen emperyalist rekabetin ürünü olan Ukrayna sürtüşmesinin  hangi amaçlar güdülerek adım adım nasıl tırmandırıldığı üzerine daha önceki programlarda genişçe durulmuştu. Bu programda konunun nasıl daha tehlikeli bir düzleme sıçratıldığına dikkat çekildi. Bu noktada 2003’teki Irak Savaşı’nın hangi yalanlar temelinde adım adım nasıl örgütlendiğiyle 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın fitilini tutuşturan Avusturya veliahtına suikast eyleminin oynadığı rol hatırlatıldı. 

Putin’in karşı hamlesini gerekçelendirirken Lenin’i ve Bolşeviklerin ulusal sorun konusunda izledikleri politikaya dil uzatma küstahlığı üzerinde durulurken, Çarlık Rusya’sı gibi halklar hapishanesi bir ülkede hayata geçirilen politikaların nasıl etkileyici bir çözüm anlamına geldiğini hayatın gösterdiği vurgulandı. Kimi detaylarda bırakılan boşluklar ya da yanılgıların sonradan ortaya çıkan sonuçlarına rağmen bu kadar karmaşık bir soruna getirilen sosyalist çözümün özdeki tarihsel haklılığı ve başarısının 1990 öncesiyle sonrasında yaşananlardan da görülebileceğinin altı çizildi.  

Bu konuda son bir bağlam olarak, meselenin özünde yatan emperyalist rekabete, bunun kızışmasına yol açan denge değişikliklerine, ABD-İngiltere ikilisiyle NATO gibi saldırgan bir emperyalist savaş örgütünün krizin tırmanmasındaki rollerine dair tek bir eleştiri cümlesi kurmadığı gibi Rus oligarklarının temsilcisi Putin’in büyük Rus milliyetçisi tutum ve politikalarını aynılaştıran Leninizm düşmanı aydın tutumu örneği olarak Ümit Kıvanç’ın yaklaşımına işaret edildi. Bir zamanlar sola gönül vermiş olup farklı neden ve gerekçelerle sonradan hayal kırıklığına uğrayıp mücadeleden uzaklaşmakla kalmayıp kendi geçmişlerine ve sosyalizme düşmanlaşan aydın örnekleri olarak Howard Fast, İgnazio Sileone, Andre Gide veya Bertram D. Wolfe örnekleri hatırlatıldı.

Tarkan’ın son şarkısı Geççek’in yarattığı yankılar konusunda ise Tarkan’ın bugüne kadar sergilediği profilden şarkılarının içeriği ve müzikalitesine kadar değişik yönlerden çok şey söylenebileceği ama keskin solcu görünme meraklısı eleştirellikten farklı olarak şarkının AKP karşıtı kamuoyu içinde bir umut rüzgarı estirdiği gerçeğinin üzerinden de atlanamayacağı öne çıkarıldı. Sınıf mücadelesinde bilinç ve örgütlülük kadar umudun da önemi ve işlevi hatırlatıldı. 

Yalnız tek başına umut ve iyimserliğin yetmeyeceği vurgulanarak ele avuca gelir ve kalıcı sonuçların ancak mücadeleyle elde edilebileceği döne döne vurgulandı.  Son dönemin öne çıkan işçi eylemleri ve Migros direnişi buna örnek verildi.