Domatesler ve Kapitalizm



Nəriman Bakı Soldaki resim, bugün 3-5 bin nüfuslu bir ilçenin pazarında görebileceğiniz domateslerdir. Sağdaki resim ise büyükşehirlerdeki pazarlarda (ve de süpermarketlerde) göreceğiniz domatesler…  Aralarındaki fark barizdir. Soldaki domatesler büyük küçük, eğri büğrü, yarısı yeşil yarısı kırmızı, kısacası doğanın her bir domateste ortaya çıkardığı bir şekildedir ve insan eli değmiştir. Sağdaki domatesler ise büyüklüklerinden renklerine kadar …


Nəriman Bakı

Soldaki resim, bugün 3-5 bin nüfuslu bir ilçenin pazarında görebileceğiniz domateslerdir. Sağdaki resim ise büyükşehirlerdeki pazarlarda (ve de süpermarketlerde) göreceğiniz domatesler… 

Aralarındaki fark barizdir. Soldaki domatesler büyük küçük, eğri büğrü, yarısı yeşil yarısı kırmızı, kısacası doğanın her bir domateste ortaya çıkardığı bir şekildedir ve insan eli değmiştir. Sağdaki domatesler ise büyüklüklerinden renklerine kadar keskin bir standarta sahiptir ve insan aklı değmiştir. 

Son 200 yıldır, teknolojideki muazzam ilerlemeler ile de son 30-40 yıldır, kapitalizm kendisi sayesinde çeşitliliğin arttığını, ürünlere daha kolay ulaşıldığını -hadi alabilecekler diyerek canınızı sıkmayayım-, herkesin alabileceği ürünler ürettiklerini davul zurnayla ilan ettiler. Dünya’nın üçte biri sosyalist kamptayken, kapitalizm sosyalist dünyanın ürettikleri ile alay etti çoğu zaman. Zaten onların iddiasına göre sosyalizm bu nedenle yıkıldı. 

Ama kapitalizm gerçekten iddia ettiği çeşitliliğe mi sahip? Eğer bu yazıyı okuyorsanız, bilgisayarınız, tabletiniz ya da cep telefonunuz var demektir. Yakınınızda olan bir kişi varsa onun elindeki aygıta bakın. 

Sizinki diyelim ki X marka, onunki de Y marka telefon olsun. Üstünkörü baktığınızda bile pek çok fark görürsünüz: Boyutu farklıdır, versiyonu farklıdır, kamera özelliği farklıdır, işlemci hızı farklıdır… diye gider. 

Haydi telefonların içine girelim. Uygulamalara bakalım: WhatsApp var, Facebook, o da var. Twitter şahane,.. o da var. Tik Tok’tu, İnstagram’dı derken ortalama bir akıllı telefon kullanıcısının sahip olduğu her şeye iki kişi de sahip. 

Uygulamalar aynı ama kullanıcılardan farklı itirazınız gelebilir. Kısmen haklı bir itirazdır bu. Çünkü siz başka hesapları takip ediyorsunuzdur, yanınızdaki başka. Siz siyasi tweetler, yanınızdaki ise aklına geleni yazıyordur. Makul bir itiraz. 

Ama birkaç adım geriye çıkalım. İki kişi değil de milyonların, milyarların sosyal medya hareketlerine bakalım. Herkes benzerini bulacaktır. Onları birazcık sıkıştırsak sosyal medyada içeriklerin ortalama aynı biçimde üretildiğini fark edersiniz. İçeriği siz belirlediğinizi sanırken, aslında uygulamaların belirlediğini anlamak pek de uzun sürmez sanırım. 

Akıllı telefon dedik ancak kıyafetler için de aynısı geçerli değil mi? Moda denilen sektör eskisi gibi 4 mevsim üretmiyor. Her ayın modası farklı (!) Bu ay bej rengi hakimken, gelecek ay sizin özgürlüğünden “ilham” alan bir renk veya tasarım olabilir. Her şey sizin için (mi)?

Etrafınıza şöyle bir bakın. Para denilen ve Marx’ın (ah yine mi Marx) özel bir meta dediği para denilen şeyle satın aldığınız her şeye şöyle bir bakın. Gerçekte sizin için, size özgü, sizi anlatan, sizinle mi ilişkili, yoksa?!. Domateslere baktığımızda cevap aslında kendisini ele veriyor.