Krizin derinleşmesi, yoksulluğun yaygınlaşıp koyulaşmasıyla birlikte çocuk işçilik yaşının neredeyse 4 ila 8 yaş aralığına kadar düştüğü zamanlarda yaşıyoruz. Çalışma yaşamının daha da kuralsızlaştığı, toplumsal çürümenin yaygınlaştığı bu koşullarda çocuk işçi ölümleri de okulu terk etme, devam edememe oranları da artıyor.
Son olarak Hatay’ın Erzin ilçesinde narenciye bahçeleri ya da paketleme işinde mevsimlik işçi olarak çalışan iki çocuğun ölüm haberleri düştü basına.
Bunlardan 15 yaşındaki çocuk işçi Fidan Tunç, çalışmak için gittiği bahçede ortadan kayboldu. Ailesinin kayıp başvurusu yaptığı Tunç’un cansız bedeni üç gün sonra başka bir narenciye bahçesinde bulundu. Tunç, tarımı çökertilen Urfa’dan ailesiyle birlikte mevsimlik işçi olarak Erzin’e gelmişti. Cenazesi memleketinde defnedildi.
Onu, Erzin’in Hürriyet Mahallesi’ndeki bir narenciye paketleme fabrikasında mevsimlik işçi olarak çalışan 14 yaşındaki Dicle Nur Selçuk’un ölüm haberi izledi. Selçuk, dün akşam saat 22:00 sıralarında meyve paketlerken kıyafetini makinenin makarasına kaptırdı ve kaldırıldığı hastanede can verdi.
Biri 14, diğeri 15 yaşında iki çocuk işçi…
AKP’li yıllarda en az 811, son 10 yılda da 604 çocuk işçi çalışırken öldü!
Her ne kadar TÜİK Türkiye’de 23 milyon çocuktan 720 binin çocuk işçi olduğunu söylese de bu rakamın en az 2 milyon olduğu biliniyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, AKP’li yıllarda en az 811 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Son on yılda 204’ü 14 yaş ve altında olmak üzere 604 çocuk çalışırken öldü.
Çocuk işçilik 4 ila 8 yaş arasında başlıyor. Bu yaşta mevsimlik tarım işçisi, çoban ya da sokakta mendil satan çocuk ölümlerine rastlıyoruz. Ancak mevsimlik tarım işçisi çocuklarda ve sokakta çalışan çocuklarda 8 yaşından itibaren bir artış var. 10-12 yaşlarda tekstil ve metalde çalışan çocukları görüyoruz. 13-14 yaşlarından itibaren tarım, inşaat, sanayi ve hizmetlerde çalışan sayıları milyonlara ulaşan çocuk işçi var.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!