Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan (SMF) oluşan Emek ve Özgürlük İttifakı, emek ve halk buluşmalarını sürdürüyor.
Evrensel’in aktardığı habere göre, dün İzmir’de düzenlenen buluşmanının ardından bugün Okmeydanı Labella Premium Salonu’nda işçi ve emekçilerin katımıyla toplantı düzenlendi. Toplantıda, işçilerin ve emekçilerin taleplerinin ittifakın programında yer aldığına dikkat çekilerek, işçi ve emekçilere ittifakla birlikte mücadele etme çağrısı yapıldı.
Toplantıya EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP Sözcüsü Ebru Günay, SMF Sözcüsü Barış Kayaoğlu, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TÖP Sözcüler Kurulu Üyesi Pelin Kahiloğulları da katıldı. İstanbul’da farklı işkollarından birçok işçi ve emekçi de toplantıda yer aldı.
“Oturun, seçimleri bekleyin demiyoruz”
Açılış konuşmasını TİP Parti Meclisi ve Emek Bürosu Üyesi Hakan Koçak yaptı.
Koçak, 4 Aralık’ın Madenciler Günü olduğunu belirterek, Amasra’da yaşamını yitiren işçileri andı. Türkiye verilerinde, sürekli sermaye lehine bir artışın gözlendiğine dikkat çeken Koçak, “Pastada emeğin payı düşüyor” dedi.
Emek ve Özgürlük İttifakı’nın masa başında değil mücadele alanlarında kurulduğunu belirten Koçak, ittifakın programının emekten yana olduğunu vurguladı. Sermayeye karşı emekçiler lehine bir bütçe anlayışına sahip olduklarını belirterek, “Zenginden almak, yoksula vermek gibi perspektif ile, bunu da emekçilerin mücadelesini dayanak yapıyoruz” dedi.
Koçak, “Size, oturun seçimleri bekleyin demiyoruz. İşçilerin ve emekçilerin mücadelelerini birleştirmek ve güçlendirmek istiyoruz. Elbette oyunuzu istiyoruz ama ondan önce, mücadeleye çağırıyor ve özne kılmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bu karanlık iktidarı kaza kaza söküp aydınlığa çıkacağız”
EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, ülkenin içinde bulunduğu durumu işaret ederek, “Bıçak kemiğine dayandı. 450 milyar dolar borç var. Kim aldıysa, kim yediyse o ödeyecek” dedi.
İttifak olarak, kamulaştırma politikalarını hayata geçireceklerini anlatan Öztürk, “Kimsenin yanına kâr kalmayacak. Bu yoksulluğu silip atmak için bunu yapmak zorundayız” dedi.
Ülkede despotik bir iktidar olduğunu belirten Öztürk, bu iktidarı Türkiye işçi sınıfı ve halkların değiştireceğini ifade ederek, “Bu karanlık iktidarı kaza kaza söküp aydınlığa çıkacağız” dedi.
“Bir tanesi despotik rejimin ittifakı, diğeri Derviş’in IMF patentli ittifakı”
EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz de engelliler ve madenciler gününü hatırlatarak, “Sadece acılarını paylaşmıyoruz. Kardeşlerimizle her yerde bu ittifakı kuracağız. Amasra’da, Zonguldak’ta kuracağız. Geliyoruz” dedi.
Akdeniz, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ilan edildiği 24 Eylül’deki deklarasyonu işaret ederek, “İttifak yeni kuruldu, büyüterek geliyoruz dedik. Engelli işçilerle Türkiye işçi sınıfının bir parçası olan kardeşlerimizle, madencilerle her yerde bu ittifakı kuracağız” diye konuştu.
“Tek adam iktidarını biliyoruz. Bu sarayın ittifakıdır. Bu holdinglerin ittifakıdır, patronların ittifakıdır. Tekellerin ittifakıdır, çetelerin ittifakıdır” diyen Akdeniz “Bu ittifakı dağıtacağız. Yıkılacak bu ittifak, Emekli ve Özgürlük İttifakı geliyor” dedi.
CHP’nin dün yapılan vizyon tanıtımı ve öncesinde altılı masanın açıkladığı anayasa değişiklik önerisini de hatırlatan Akdeniz, “Ne görüyoruz arkadaşlar burada? Londra’ya gittim. Liverpool’a gittim. Liverpool liman işçilerinin greviyle dayanışmak için gittim. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın dayanışmasını götürdüm. Türkiye işçi sınıfının enternasyonal dayanışmasını götürdüm. Diğerlerine ne yapıyor? Tefecilerin yollarında dolaşıyorlar, ‘Temiz para buldum’ diyorlar. Amerika’da CEO’ların temsilcilerini getirip yeni Kemal Derviş programları dayatıyorlar. Bir tanesi despotik rejimin ittifakı, diğeri 2002’de AKP’nin devraldığı Kemal Derviş’in IMF patentli yeni ittifakı. İkisine de bizim kapımızda yer yok. Biz kendi ittifakımızı yaratacağız, onunla geliyoruz” diye konuştu.
“Tanı bunları tanı da büyü”
CHP’nin vizyon toplantısına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun altılı masa liderlerine yönelik kullandığı ifadeleri eleştiren Akdeniz şunları söyledi:
“Sizin mert dediğiniz savaş tezkerelerine el kaldıranlar, sizin mert dediğiniz Kürt deyince önce savaş borusunu çalanlar. Neyin ittifakından söz ediyorsunuz?
Davutoğlu’nu gösteriyor diyor ki, tereddüt etmediklerimizden. Yahu siz ittifak kurarken tereddüt etmediniz. O zat, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’yla ilgili ne dedi? Bir konuşursam milletin içine çıkamazlar demedi mi? Kimler öldü Ankara Gar Katliamı’nda? BTS üyesi demir yolu emekçiler öldü. KESK üyesi kamu emekçileri öldü, işçinin, emekçinin kanı döküldü. Ne ittifakından söz ediyorsunuz?
Babacan için diyor ki, aynen okuyorum ‘Uygulama becerisini tüm dünya biliyor’ diyor. Neyin uygulama becerisi bu? Türkiye’de AKP’li yıllarda 200 bin işçinin grevi yasaklandı. O grev yasaklarının altında Bakanlar Kurulu’nun imzası var. O ıslak imzalar hâlâ orada duruyor. Açın bakın. Davutoğlu’nun imzası var, Babacan’ın imzası var.
Bunların mücadelesini bütün dünya biliyor. Biz bunların ne olduğunu Türkiye işçi sınıfı olarak biliyoruz. Değerli arkadaşlar, reddediyoruz onların programını.
Ve bilge diyor. Bilge dediği Karamollaoğlu. İstanbul Sözleşmesi’ni hayır diyen. Fabrikalarda, işyerlerinde tacize, tecavüze her türlü baskıya uğrayan kadın işçilere, şiddete, kadın ölümlerine seyirci kalan bir lidere bilge diyor.
Biz kendi ittifakımızla geliyoruz ve Ahmet Arif’in şu değeri dizeleriyle onlara cevap veriyoruz: Bunlar aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır. Tanı bunları, tanı da büyü.”
“Bu ülkede iki seçeceğin olmadığını farkettik”
ETF işçisi Gülşen Balta, gasp edilmek istenen hakları için 79 gün direndiklerini belirterek, “Eşitsizliğin ne olduğunu yaşadık. O süreçte Emek ve Özgürlük İttifakı yanımızdaydı. Bu ülkede iki seçeneğin olmadığını fark ettik” dedi.
Atık kâğıt işçisi Mesut Aygün, iktidarın politikalarını işaret ederek, “Çöpten aldığımız ekmeğimizi elimizden almaya çalıştılar. Biz insanca yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz. Geleceğimizi, onu çalanlardan almanın zamanı geldi” dedi.
“Omuz omuza mücadele ederek yol alacağız”
HDP Sözcüsü Ebru Günay, Soma’dan Amasra’da yaşamlarını yitiren işçileri andı. İktidarın savaş politikalarını işaret eden Günay şunları söyledi:
“Bizler, Emek ve Özgürlük İttifakı ile AKP’nin tek adam rejimine, otoriter ve faşizan uygulamalarına karşı yola çıktık. Omuz omuza birlikte mücadele ederek yol alacağız. Emek ve Özgürlük İttifakı kadınların, gençlerin, Alevilerin, Kürtlerin ve derdi demokrasi olanların sesi, özgürlüğü ve emek mücadelesi olmaya devam edecek. Türkiye toplumu, kadınlar ve gençler, iktidarların bize dayattığı iki kutuplu siyasete mahkum ve mecbur değildir. Emek ve Özgürlük İttifakı yol alıyor, halklara yönelik emek sömürüsünün olmadığı bir dünyanın mümkün olduğunu gösterecek. AKP’nin savaş, kırım ve ölüm politikası da en çok işçi ve emek alanında kendisini gösteriyor. Katliam gibi iş kazaları aslında bir işçi kırım politikasıdır. Bizler bu politikaya karşı alanlarda işçi yoldaşlarımızla, sendikalarla, emek örgütleriyle mücadele edeceğiz. Emek sömürüsüne hep birlikte dur diyeceğiz.”
Ok: Ayrımcılık içeren dilden vazgeçelim
Engelli emeğini anlatmak üzere Sinan Ok söz aldı. 10 milyon engelli adına söz aldığını kaydeden Ok, büyük bir düşün peşinde olduklarını belirtti. Tüm partilerin ve sendikaların engelli emek mücadelesine yeterli özeni ve önceliği göstermediğini söyleyen Ok, “10 milyonun ailesiyle birlikte emek ve özgürlük sorunu vardır. Görmemiz lazım” dedi. Ok, “AKP iktidarı engellilere ilişkin sistematik bir politikaya sahiptir. Yüzde 25-30 bandından aşağı indiremediğimiz faşist blok varsa, engellilere yönelik politikadan ayrı ele alamayız. Bizler iktidarı eleştirirken, ‘kör sağır iktidar’, ‘sağır sultan’ ya da birbirimize hakaret ederken engellileri aşağılamadığımızı düşünüyorsak yanılıyoruz. Ayrımcı Tabirler Raporuna baktığınızda, ayrımcılığa nasıl katkı sunduğumuzu göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Hal işçisi Ethemoğlu: Başaramayacağımız bir şey yok
Hal işçisi Fatih Ethemoğlu, maruz kaldıkları sorunları dile getirdi. Uzun saatler çalıştırıldıklarını dile getiren Ethemoğlu, “Bir kişi çok kişidir” dedi, belirledikleri hedef doğrultusunda hareket ettiklerinde başaracaklarını vurguladı. Hal işçileri derneğinin kurucusu olarak kendisi ve yönetimdekileri arkadaşlarına ciddi baskılar olduğunu söyleyen Ethemoğlu, Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan kendileriyle birlikte çalışmalarını ve mücadele etmelerini istedi.
“Birleşmeye davet ediyoruz”
SMF Sözcüsü Barış Kayaoğlu da AKP-MHP iktidarının politikalarının yaratığı tahribata dikkat çekerek, “Emekten, özgürlükten yana olanlar, özgür bir dünya yaratabiliriz. Gerçekleşmiş halk devrimleri, işçilerin ve emekçilerin birleştiği bir zeminde başarıya ulaşmıştır. Birleşmek şart. Dünyanın bütün işçilerini birleşmeye davet ediyoruz. Bu iktidarı göndermeliyiz. Gasp edilen hakları almalıyız. Savaş siyasetine son vermeliyiz” dedi.
“Doymayanlara karşı ittifak kurduk”
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, ittifakın neden İstanbul’da emekçilerle bir araya geldiğini şöyle açıkladı:
“İttifakın adına koca koca harflerle neden emek dediysek tam o yüzden yaptık bu etkinliği. Her yerde duyuyorsunuz değil mi, hangimiz çıksa kürsüye, kim bir mikrofon bulsa, televizyonda orada burada ‘Ekonomi çok kötü, yoksulluk çok fazla, fiyatlar çok arttı, faturaları ödeyemiyoruz, eğitim bitti, sağlık bitti’ vs. anlatıyor. Bu salondakiler de biliyor bunları ama şunu soruyorum ben artık kendime ekseriyetle: Kimler için böyle oldu? Tam olarak kimler için hayat böyle? Mesela büyük şirketler, onların sahipleri, bankalar, onlar hiç fakirleşmediler. Onlara herhangi bir fiyat yükseltmesi falan da uygulanmadı, hayatlarının en kârlı dönemlerini geçiriyor onlar.”
Kadıgil, “Yokluktan okuyamayan, okusa iş bulamayan, bulsa aldığı maaşla evini geçindiremeyen insanlar için kurduk bu ittifakı ve aynı gemideyiz masallarını bize anlatırken gemiyi yiyip yine de doymayan o ahlaksızlardan hesap sormak için kurduk bu ittifakı” dedi.
Kahinoğulları: Sermayenin yarattığı cehennemi ortadan kaldıracağız
TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Pelin Kahinoğulları ise katledilen madencileri anarak sözlerine başladı. “Tahir’i, Ali Faik’i saygıyla anıyorum. Soma’dan Ermenek’e, Amasra’ya atılan tekmenin hesabını sormanın sözünü vererek başlamak istiyorum” diyen Kahinoğulları, sokaklarda direnenler olduklarını söyledi. Kahinoğulları, “Her gün gece gündüz demeden ter dökerek karnımızı doyuracak ücret kazanmaya çalışıyoruz. Onlarca işçi arkadaşımız patronların büyüme hızı altında eziliyor. AKP’li yıllar Özal’dan sonra işçi cinayetlerinin zirvesi oldu. Bir tarafta zenginliklerine zenginlik katanlar, diğer tarafta bir gelecek göremeyen, intihara sürüklenen milyonlarız” dedi. Emek ve Özgürlük İttifakı olarak sermayenin yarattığı cehennemi ortadan kaldıracaklarını kaydetti.
İnşaat işçisi Demir: Eşi görülmedik emek düşmanlığı sergileniyor
Dev Yapı-İş Genel Sekreteri Nihat Demir de İnşaat-İş ile yürüttükleri ortak mücadele kapsamında inşaat işçileri adına söz aldı. Devrim ve sosyalizm ölümsüzlerini, katledilen işçileri anan, siyasi tutsakları selamlayan Demir, “Türkiye tarihinde eşi görülmedik bir emek ve insanlık düşmanlığı sergilendiği günlerden geçiyoruz. Grevlerin yasaklandığı, iş cinayetlerinin katliam boyutlarına ulaştığı, çalışma şartlarının kölelik koşullarını aratmadığı, kadın cinayetlerinin çığlığa dönüştüğü, çocuk tacizlerinin aklandığı, cezaevlerinin aydın, ilerici yurtseverlerle dolduğu, hak isteyenin kafasının ezildiği, Kürt halkının katliamlara uğradığı günlerden geçiyoruz” dedi. İşçi sınıfının kendisini yeniden örgütlemek zorunda kaldığını kaydeden Demir, işçinin kendi yasası için dövüşmesi gerektiğini söyledi ve kamuoyuna ortak mücadele çağrısı yaptı.
KHK ile atılan Karakaya: Birlikte hareket hayal değil
KHK ile işten atılan Ömer Bilal Karakaya, yaşadıklarını dile getirdi. Eşitlik için bir araya gelmenin önemine işaret eden Karakaya, 6 saatlik gelmeleri somutlaştıralım. 6 saat çalışma, insani bir ücret mücadelesinin birlikte hareket edilirse kazanılabileceğini vurguladı. Karakaya’nın sözleri, “KHK’lar gidecek biz kalacağız” sloganıyla karşılandı.
Market işçisi Murat Sarıboğa söz aldı. “İşçiler kardeş patronlar kalleş” sloganı atan Sarıboğa, patronlara karşı mücadeleyi yükselteceklerini söyledi.
Sağlık emekçisi Kavak: Evlerde görünmeyen kuyruklar var
Sağlık emekçisi Fadime Kavak da pandemi süreci başta olmak üzere hayatını kaybeden sağlık emekçilerini andı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sağlık politikalarına ilişkin yalanlarını teşhir eden Kavak, “Bizler çok iyi biliyoruz. Eğer paramız yoksa bu ülkede sağlığa ulaşma hakkımız yok. Eskiden hastanelerde kuyruklar vardı ama insanlar muayene olabiliyordu. Ama şimdi evlerde görünmeyen kuyruklar var. Kimse muayene için randevu alamıyor” dedi.
“Kadrolu güvenceli istihdam istiyoruz, izin aldığımızda ya da rapor aldığımızda ücretlerimizin kesilmesini istemiyoruz. Ya da performans adıyla ‘teşvik ödemesi’ ile işimizin ücretlendirilmesini istemiyoruz” diyen Kavak, bu taleplerin Emek ve Özgürlük İttifakı tarafından dikkate alınacağını kaydetti.
Metal işçisi Mehmetoğlu: Yaşadığımız sorunlar aynı
Metal işçisi Erdinç Mehmetoğlu söz aldı. Başta metal işçileri olmak üzere sanayi bölgesindeki işçilerin selamını getiren Mehmetoğlu, “Metal işçileri olarak yaşadığımız sorunlar Türkiye işçi sınıfının yaşadığı sorunlardan farklı değil” dedi. Milyonlarca işçi ve emekçi olarak yoksullaşma dalgası altında olduklarını söyleyen Mehmetoğlu, sendikalaşan işçilerin işten atıldığını, direnen işçilerin karşısına polis çıktığını belirtti.
Motokurye Timurtaş: Robot değiliz
Motokurye Mehmet Timurtaş da “İşçiler birlikte birlikte güçlü” sloganıyla kürsüye çıktı. Ekim ayında 10 motokuryenin hayatını kaybettiğini söyleyen Timurtaş, Baran Azur isimli motokuryenin dün yaşamını yitirdiğini belirtti. “İnsanlarımızı kaybettiğimiz için öfkeliyim. Motokuryeyiz ama biz de insanız tıpkı sizler gibi, robot değiliz” diyen Timurtaş, sipariş edenlerin kendilerine robot gibi davrandığını söyledi.
Turizm işçisi Baysal: Değişim mücadeleyle başlayacak
Turizm işçisi Elif Baysal, çıkış saatlerinin belli olmadığını söyledi. “Yan yana geldiğimizde, güçlendiğimiz ve birlikte ses çıkardığımızda kazandığımızı biliyoruz” diyen Baysal, değişimin mücadeleyle geleceğini kaydetti.
Sarkusyan işçisi Tolu: Her fabrikaya girelim
Sarkusyan işçisi Hüseyin Tolu, katledilen madencileri andı. Kutlama yapacakları günün tekmenin hesabını soracakları gün olduğunu söyleyen Tolu, “Örgütlü bir işçiyim bu nedenle birçok işçiye nazaran şanslıyım” ifadelerini kullandı. İttifak’tan çıkacak en önemli şeyin fabrikalara girerek, öncü işçilerle buluşup birlikte yürümek olduğunu belirten Tolu, “Ne olursa olsun biz yürümeye devam edeceğiz” dedi.
Tersane işçisi Tolu: İş cinayetleri çok yoğun yaşanıyor
Tersane işçisi Serkan Tan, tersanelerde iş kazalarının çok yoğun yaşandığını dile getirdi. Tersanede çalışmadan önce “kaza, kader” sözüne inandığını söyleyen Tan, “Bizler iş cinayetleri olmasın diye mücadele ettiğimiz zamanlarda, işçilerin en meşru, en haklı taleplerine karşı işçileri patronlarla sokağa çıkaran bir sendika vardı” dedi. Tersane işçileri olarak hakları için patronlara hayatı zehir etmek için sokak sokak Emek ve Özgürlük İttifakıyla çalışacaklarını söyledi.
Toplantının kapanış konuşmasını yapan Birleşik Metal-İş (BMİS) TİS Uzmanı İrfan Kaygısız, işçilerin ve emekçilerin sorunlarına işaret ederek, Emek ve Özgürlük İttifakı etrafında mücadele etmeleri gerektiğine dikkat çekti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!