Yine uzman çavuş ve çocuk istismarı!



Nisêbîn’de 2 çocuğa cinsel istismarda bulunan Uzman Çavuş E.K., tutuklandı


Üniformalıların istismar ve tecavüz saldırıları cezasızlık politikalarıyla adeta teşvik edildiği için her defasında aynı şeyler yineleniyor. Bu sefer de Mardin’in Nusaybin ilçesinde Uzman Çavuş E.K. iki çocuğa istismarda bulunduğu için tutuklandı.

Mardin’de görevli uzman çavuş E.K.’nin 29 Mart’ta A.D.’ye, 22 Nisan’da ise H.O.’ya cinsel istismarda bulunduğu kaydedildi. Gözaltına alınan E.K., savcılık ifadesinde, çocukları tanımadığını, sadece üzerine atılı suç nedeniyle hatırladığını beyan etti.

Söz konusu çocukları farklı tarihlerde aracına aldığını ifadesinde belirten E.K., “29 Mart tarihinde gerçekleşen olayda komutanlarımdan izin alarak çarşıya çıkmıştım. Saat öğleden sonra, mağdur A.D. de çarşıya giderken yol güzergahında duruyordu. Şahıs bana hitaben durmam için el kol hareketi yapınca ben de durdum. Çarşı tarafına gideceğini söyledi. Ben de çarşıda işlerimi bitirip karakoluma dönecek olmasından dolayı binmesinde bir mahsur olmadığını söyledim. Aracıma bindi, tahminimce yolculuk 5-6 dakika sürdü. Yolda sadece bana asker olup olmadığımı sordu. Ben de ona herhangi bir işim yok dedim. Bunun haricinde hatırladığım kadarıyla herhangi bir konuşma geçmedi. Bu şahsın haricinde zaman zaman Nusaybin’e giderken, gelirken güzergahımda el kaldırıp otostop çeken şahısları ise alıp bırakıyorum. İnsani olarak insanlar mağdur olmasın diye yardım ediyorum. Aleyhimde sadece bu iki mağdurun beyanı vardır” denildi.

“Kaçma şüphesi var”

Nusaybin Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararda, “E.K., üzerine atılı ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçunun vasıf ve mahiyeti, dosyadaki delil durumu, delilerin henüz tam olarak tam toplanmamış oluşu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine yönelik somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, şüphelinin üzerine atılı suçun CMK 100/3-a maddesinde sayılı katalog suçlardan olduğu anlaşılmakla, şüphelinin üzerine atılı suçun cezasının alt ve sınırı da dikkatte alındığında kaçma şüphesinin varlığının bulunduğu bu aşamada adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağı, tutuklama tedbirinin ise ölçülü olacağı şüpheli hakkında CMK’nın 100. Maddesinde belirtilen tutuklama tedbirine karar verilmesi için gereken şartlar oluştuğundan şüpheli hakkında tutuklama talebinin kabulü ile tutuklanmasına karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.