Barış istemekten vazgeçmeyeceğiz!



İHD Ankara Şube her ayın ilk cuma günü tuttuğu Barış Nöbetini bu ay “Amasız, fakatsız Barış hemen şimdi” şiarıyla gerçekleştirdi.


İHD Ankara Şube her ayın ilk cuma günü tuttuğu Barış nöbetini bu ay “Amasız, fakatsız Barış hemen şimdi” şiarıyla gerçekleştirdi.

Barış nöbetinin 13.cüsünde yapılan basın açıklamasını İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Aslı Viyan Saraç okudu:

“1 Eylül Dünya Barış Günü’nde savaşsız ve barış içinde bir arada yaşama isteği ile bir araya geldik ve barış hakkının bir insan hakkı olduğunu dile getiriyoruz. Tüm dünyada barışın ve insan haklarının önemini hatırlatmak, savaşların yıkıcılığını vurgulamak ve daha adil, daha eşitlikçi bir gelecek için çağrıda bulunmak amacıyla burada bir aradayız” diye başlayan açıklamada bölgesel ve yerel savaşların devam ettiği vurgulanarak bunun nelere yol açtığı dile getirildi.

Dünya üzerinde savaş ve çatışma bölgelerinin başlıcaları vurgulanarak “savaşlardan kaynaklı olarak göç etmek zorunda kalan binlerce insan göç yollarında yaşamlarını kaybediyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye, Irak ve Libya’da yaşanan çatışmalar nedeniyle yüz yüzbinlerce insan, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve mülteci krizi dünyanın en büyük sorunlarından biri haline geldi” denildi.

AKP-MHP iktidarının savaşa yönelik politikalarının yol açtığı eşitsizlik ve yıkıma, Kürt sorununda çözümsüzlüğe, Kürt karşıtlığı üzerinden geliştirilen politikalara ve İmralı tecritine değinildi: “Başta İmralı’daki tecrit olmak üzere toplumun tüm kesimleri genel bir tecrit altına alınarak nefessiz ve hareketsiz bırakılmıştır. Tecrit ülkemizde ve bölgemizde toplumsal barışın  ve bölgesel barışın önündeki en büyük engeldir.”

Tekçi zihniyetin militarist politikalarının başta LGTİ + lar olmak üzere toplumdaki tüm ötekileştirilenlere yönelik cinsiyetçi ve homofobik saldırılarına hız verirken savaşın aynı zamanda doğa talanının da önünü açtığına yer verildi.

Barışın halkların mücadelesiyle geleceği vurgulanan açıklama, “Barışın ve insan haklarının değerini hep birlikte korumalıyız. Savaşın yarattığı acıları unutmamalı, daha iyi bir gelecek için savaşa karşı barışı savunmaya hep birlikte çalışmalıyız” denilerek bitirildi.