Hapishanelerdeki hak ihlâlleri, disiplin cezaları ve kötü muamele vakaları, 2020’den bu yana hükümlülerin cezalarının sona ermesine rağmen serbest bırakılmamalarıyla gündemde. 30 yıl boyunca cezaevinde bulunan mahpuslar, İyi Hal Kurulu tarafından verilen “İyi halli değildir” raporları yüzünden infazları yakılarak tahliye edilmiyor.
İdare ve Gözlem Kurulları’nın düzenlediği keyfi rapora dayalı uygulamalar, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) raporunda da yer almıştır. İHD’nin raporuna göre, 2021 yılı başından itibaren en az 313 tutsağın tahliyesi 6 aylık ve 3 aylık periyotlarla birden fazla kez engellenmiştir ve bu engellemeler hala devam etmektedir. Tahliyesi engellenen tutsaklardan 48’i bir veya birkaç kez infaz süresi uzatma kararı aldıktan sonra tahliye edilmiştir. Ayrıca tahliyesi engellenen tutsakların 88’i hasta mahpuslar listesinde bulunmaktadır ve bu tutsaklardan 42’si ağır hasta statüsündedir.
İdare ve Gözlem Kurulları, pandemi döneminde resmi gazetede yayınlanan ‘Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik’in ardından cezaevlerinde oluşturulmuştur.
Bu kurullar, cumhuriyet savcısının başkanlığında “İyi Hal Kurulu” adı altında oluşturulmuş ve cezası biten tutsakların koşullu salıverilme hakkına karar vermeye başlamıştır.
Bu kurul, özellikle siyasi tutsaklarla ilgili keyfi ve “iyi halli değildir” kararları vermektedir; bu da yıllardır cezaevinde bulunan siyasi tutsakların koşullu salıverilme hakkının engellenmesine neden olmuştur.
Hukukçular sadece adli hükümlüler (çeteler, uyuşturucu tacirleri, kadın katilleri…) için faydalı olan bu kurulların, cezaevi personelinden oluştuğu ve savcının başkanlığını yaptığını belirtmektedir. Bu kurulların koşullu salıverme kararlarını objektif kriterlere dayandırmadığına dikkat çekilmektedir.
Ayrıca, disiplin cezaları bu kurullar tarafından “iyi hal” değerlendirmesinde kullanılmakta ve bu cezalar keyfi gerekçelere dayanmaktadır. Tutsaklar sırf idareye karşı gelmeleri veya Kürtçe mektup yazmaları gibi sudan bahanelerle disiplin cezası almakta ve infazları yakılarak tahliyeleri engellenmektedir.
İdare Gözlem Kurulları tutsaklara pişmanlık dayatmakta ve mahpusların politik durumlarına dair kişisel sorular sormaktadır. Bu da tutsakların koşullu salıverilme hakkının keyfi bir şekilde engellenmesine yol açmaktadır.
Tüm bu nedenlerle, insan hakları savunucuları İdare ve Gözlem Kurulları’nın kaldırılması gerektiği ve tutsaklarla ilgili değerlendirmelerin objektif kriterlere dayandırılması çağrısı yapmaktadır. Çağrılarda ayrıca, Terörle Mücadele Yasası ve benzeri yasaların gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!