Fransa parlamentosu tatilleri fırsat bilerek üst üste yasa çıkartıyor. Fransa burjuvazisi bu yaz “polise öldürme yetkisi” ve “acil tarım yasası”nı parlamentodan geçirtti.
Okulların ve genel olarak herkesin tatile çıktığı Temmuz ayının son haftasında, uzunca bir süredir üzerinde çalıştıkları iki yasayı sağ ve ırkçı partilerin oylarıyla çoğunluk sağlayıp parlamentoya onaylattılar.
Bu iki yasa tasarısı da burjuvazi için hayati önem taşıyor. Biri Polise “öldürme” yetkisi verirken diğeri de tarım politikasında büyük tekellerin önünü açmayı önlerindeki bütün engelleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
“Acil tarım yasa tasarısı”, geçtiğimiz kış yaşanan tarım protestoları, hastalanan sığırların topluca yakılması krizi ve MERCOSUR Serbest Ticaret Anlaşması’nın imzalanmasını ve en çok da su depolamayı ve yönetmeyi kapsayan bir yasa tasarısı öngörülüyor. Aynı zamanda suyun yönetiminin valilere verilmesi de yasa tasarısının kapsam alanında. Böylece çevrecilerin ve küçük çiftçilerin verdiği mücadele sonucu olur da mahkeme yoluyla kazanılabilmesi durumlarında valilik mahkeme kararlarını takmayarak büyük tarım tekellerinin suyu depolama ve yönetmelerine izin verecek.
Diğeri yani “polise öldürme yetkisi” veren yasa tasarısı da ne yazık ki faşist-ırkçı koalisyonla parlamentodan geçirildi.
Bu yasa, trafikte “dur” emrine uymayan bir araca ateş etme ve araç içindekileri öldürme yetkisi tanıyor. Öldüren polisler otomatik olarak sorgulanma veya bir anket sürecinden muaf tutulacak. Ancak öldürülen kişinin yakınlarının davacı olabilmesi durumunda “lütfen” bir mahkeme süreci başlatılabilir. Bu sürecinin de nasıl işletileceğinin daha önce yaşananlardan yola çıkarak tahmin etmek zor olmaz.
Ne yapmak istiyorlar?
Sözde uyuşturucu ile mücadelenin bir biçimi olarak sunulan bu yasa, aslında tiplerini beğenmedikleri kimseleri (bunlar genelde göçmenler olur) hiç uğraşmadan öldürmeyi amaçlıyor. Diğer taraftan önümüzdeki yıllarda artacak sokak eylemlerinde polisin göstericileri katledebilmesinin de yolu döşenmiş oluyor.
Tıpkı Sarı Yelekliler Hareketi öncesinde genişletilen polis yetkilerinin arttırılmasıyla ortaya çıkan polis şiddeti ve bunların ceza almamasında olduğu gibi…
Oysa yeni yasa tasarısından önce 2017 yılından beri genişletilmekte olan polis yetkileri nedeniyle öldürülen insan sayısının zaten 5 kat arttığı söyleniyor.
Öldürme izni ile çok daha vahim bir durumla karşı karşıya kalmış olacağız.
Bir yandan doğa ve insan haklarının talanı bir yandan hak gaspları ve sosyal hizmetlerin ortadan kaldırılması diğer yandan savaşlar ve günlük yaşamda öldürülmelerin resmileştirilip normalleştirildiği bir süreci yaşamaktayız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!