Devam eden maden ve enerji projeleriyle yaşamları, doğaları, geçim kaynakları yok edilen köylüler artık sayısını bile tutamadığımız kadar çok ilde direnmeye devam ediyor. Bu direnişler aynı zamanda kendi aralarında da bir etkileşim ve dayanışma içinde sürüyor. Son olarak direniş alanlarından yola çıkarak 16 Eylül’de Ankara’ya, bu yıkım ve yağmanın dümeninde oturan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) önüne geleceklerini ve burada “köylü kürsüsü” kuracaklarını duyurdular.
Alamut, Kuyucak, Kurtuluş, Avdan, Akbelen, Kalemoğlu, Perşembe Yaylası, Fatsa, Bulancak, Sekü, Tirebolu, Çatalağaç, Artvin, Eskişehir, Uşak, Varto ve Kazdağları’nda mücadele eden yaşam ve doğa savunucuları, “Toprağımız, köylerimiz, memleketimiz için adaleti aramaya, sormaya, bulmaya geliyoruz Ankara’ya!” diyerek buluşmalarına güç verilmesi çağrısında bulundular.
Köylüler Ankara’da ilk önce Danıştay’da görülecek olan Akbelen davasına katılım sağlayacak. Ardından, “Süper Talan” yasasıyla birlikte orman alanlarındaki projelere izin yetkisi veren Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) önünde “köylü kürsüsü” kurulacak.
Yaptıkları çağrı şöyle:
Maden ve enerji projelerinin kıyısında yaşayan
köylüler ve yöre halkları olarak Ankara’da bir
araya geliyoruz!
Topraklarımızı şirketlere satmakta olan MAPEG
kurumunun önünde köylü kürsüsü kurarak
sözümüzü söyleyeceğiz.
Akbelen ile dayanışmak için Danıştay’da
görülecek davaya katılacağız.
Cemal Süreya parkımızda bir araya gelerek
dayanışma ve kardeşliğimizi büyüteceğiz.
Sesimizi duyup samimiyetimize inanan, köyleri,
memleketi için mücadele eden herkesi
dayanışmaya çağırıyoruz!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!