Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te siyanürlü atık dağının kayması sonucu dokuz işçi tonlarca siyanürlü toprağın altında kalmış, aylar süren arama kurtarma çalışmalarının ardından son işçinin cansız bedenine 8 Haziran’da ulaşılmıştı.
Yıllarca doğaya, insan hayatına saçtığı zehirle zarar veren işletme, faciayla birlikte işçi katliamının yanı sıra nehirlerin, havanın, içme sularının daha yoğun şekilde zehirlenmesine neden olmuştu. Kâr hırsıyla hiçbir denetim olmaksızın sadece daha fazla altın çıkarmaya odaklanan bu açgözlülük, rezervlerin varlığını bildiği için orada çalışmayı sürdürmekte kararlı görünüyor.
Anagold: Madenin yeniden faaliyete geçmesi için “ilgili makamlarla yakın bir çalışma sürdürmektedir”
Anagold Madencilik’in ana ortağı, Kanada merkezli SSR Madencilik, 31 Temmuz 2024’te ikinci çeyrek raporunu yayınladı. Raporda, Çöpler Altın Madeni’ne ilişkin şu ifadelere yer verildi:
”SSR Madencilik, Doğu Depolama Tesisi ve Çöpler madeninin yeniden faaliyete geçmesi ve gerekli izinleri almak için ilgili makamlarla yakın bir çalışma sürdürmektedir. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve işletme izinleri de dahil olmak üzere gerekli tüm yasal onaylar alındıktan sonra, Çöpler’deki ilk faaliyetlerin, Çöpler’in madencilik ekibi iyileştirme çalışmalarını tamamlamaya odaklanırken, stoklanan cevherin sülfür tesisi aracılığıyla işlenmesinden kaynaklanması beklenmektedir.”
Şirket raporunda, faaliyetlerin yeniden başlatılabilmesi için 2021 yılında onaylanan mevcut çevresel etki değerlendirmesinin (2021 ÇED) ve gerekli işletme izinlerinin eski haline getirilmesini talep edeceğini bildirdi.
Bilirkişi raporunda ise yeraltı ve yerüstü su kaynaklarında “bazı parametrelerde aşılma olduğu” tespitine rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “ÇED izni verildiği“ne işaret edilmişti.
“Yığın liçi sahasının inşası veya işletilmesinde uygunsuzluk tespit edilmedi”
Şirketin, Çöpler’deki faaliyetlerin ‘ne zaman ve hangi koşullar altında yeniden başlayacağını tahmin edemediği’ belirtilen raporunda, “Şirket, yığın liçi sahasının tasarımını, inşasını ve işletimini gözden geçirmeleri için bağımsız üçüncü tarafları görevlendirmiştir. İncelemeler devam etmekle birlikte, bugüne kadar bu incelemelerde yığın liçi sahasının inşası veya işletilmesinde üçüncü taraflarca tasarlanmış tasarım parametrelerine göre herhangi bir önemli uygunsuzluk tespit edilmemiştir” ifadelerine yer verildi.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, SSR Madencilik’in raporundaki, ”İliç’te faaliyet ve ÇED izni için ilgili makamlarla yakın bir çalışma içinde oldukları yönündeki’‘ ifadeleri ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Yüksel, şunları söyledi:
“Büyük bir rezerv olduğu için tekrar faaliyet izni çalışmalarına başlamışlar”
”Muhtemelen Anagold Madencilik, cenazeler çıkarıldığı, orada da büyük bir rezerv olduğu ve o rezervi alabilmek için tekrar faaliyet izni çalışmalarına anlaşılan başlamışlar. Henüz ÇED aşamasına gelmemiş. Bu tip uluslararası şirketler dünya ölçeğinde yüksek standartlarda madencilik bilim ve tekniğine uygun madencilik yaptıklarını iddia ediyorlardı. Ancak gördük ki bu şirket, bu ocakta maalesef bilim ve tekniğe uygun bir işletme yapmamış. İnsan hayatını, çevre sağlığını gözetmemiş ki böyle bir facia yaşandı. Bilirkişi raporlarıyla da yaşanan ihmaller çıkıyor.
“Bu firma Türkiye’de madencilik faaliyetlerinde bulunmamalıdır”
Bu şirket kendi ülkesinde böyle madencilik yapabilir mi? Elbette yapamaz. Bizim ülkemizde de yapmaması gerekir. Bu firma, Türkiye’de madencilik faaliyetinde bulunmamalıdır. Bilirkişi raporlarına baktığımızda da ortaya kâr amacını ön plana çıkaran, insan hayatını, çevreyi, doğayı hiçe sayan bir anlayışla çalışıyorlar. Türkiye, buna layık değil. Böyle bir madencilik yapılması doğru değil. Bu firma ve buna benzer şekilde çalışan firmalar, madencilik yapmamalı. Hatta ülkemizde tüm sektörlerde bu anlayışla çalışan firmaların faaliyet göstermesi engellenmeli.
“Firmanın yarattığı tahribatı da temizleyip gitmesi sağlanmalı”
Bu firmalar yabancı. Uluslararası firmalar, kamusal denetime tabiler. Geçmişteki yaptıkları hatalar, yönetim ve üretim anlayışı nedeniyle bu firmaya Türkiye’de faaliyet izni verilmemeli. Bu sorun bu yolla çözülebilir. Hatta şuna da izin verilmemeli. Burdan çekip bir bedel ödemeden gitmesi değil de bu firmanın yarattığı tahribatı da temizleyip gitmesi sağlanmalı.’‘
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!